Merhaba Şampiyonlar Ligi

Maça önemle hazırlanmak, konsantrasyon ve rakibi iyi analiz etmek... Hepsini yapmış ve oyun içinde sakin kalan bir başlangıç gördük Fenerbahçe’de. Top Lyon’da istatistik olarak daha çok kalıyor gibi gözükse de boş alan bulamayan ve savunma arkasına adam kaçıramayan bir ev sahibi izliyorduk.

Genelde yedek olarak düşünülen Oğuz’u böylesine önemli bir maçta ilk 11’de sahaya sürmek cesur bir karardı. Sol kanat bölgesinde hem savunmaya gelme konusunda hem de hücumda Brown ile dakikalar ilerledikçe hiç de fena olmayan bir görüntü çıkmıştı ortaya. Vedat Muriqi ve Brown’ın ilk yarıda attığı gollerle Şampiyonlar Ligi’ne katılma yolunda dev bir adım atmıştı Fenerbahçe. İkinci yarının ilk 10 dakikası içinde yüklenmeye çalışan Lyon karşısında, Fenerbahçe farkı artıracak pozisyonları buldu ama atamadı. Bu seviyede gol şansı bulursan affetmeyeceksin.

Fofana boş kalıp farkı bire indirince, stres ve Lyon’un baskısı hissedilir derecede arttı. VAR olmasa maç beraberliğe gidecekti. İsmail oyuna direnci yükseltmek için alınmıştı ama orta alan artık üretemiyordu. Greenwood gibi bir oyuncu yorulmadıysa veya sakatlanmadıysa bence oyundan çıkmaz. Artık çok adamla kendi yarı sahasında kalan bir Fenerbahçe vardı. Bu düşünce normaldi çünkü Şampiyonlar Ligi’ne dakikalar kalmıştı.

Maç bittiğinde yılların hasreti artık sona ermişti. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’ne kalarak büyük bir işe imza attı.

Yazarın Diğer Yazıları