Merkez Bankası enflasyonla mücadelede havlu attı

Merkez Bankası, 2025 yılı hedefi olarak adlandırılan enflasyon tahminini, daha yılın ilk ayının sonunda, değiştirme ihtiyacı duydu. Yılsonu enflasyon hedefi yüzde 21’den 24’e çıkarılırken, piyasalarda bu revizyon, “Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede havlu attığı” biçiminde yorumlanıyor.

3 puanlık artırım belki yüksek gelmeyebilir ama sembolik olarak, bir ay içinde enflasyon hedefini değiştirmek, bu mücadelenin program doğrultusunda gitmeyeceğinin kabulü olarak görüldü. Yüzde 21’den 24’e çıkan enflasyon hedefindeki hata koridoru ise yüzde 19 ile 29 arasında belirlenmiş oldu.

Peki, Merkez Bankası gerçek sapmayı 3 puan mı tahmin ediyor, yoksa şimdi bu kadar artırıp bundan sonra da 3 ayda bir, artırmaya devam mı edecek? İşte bu soruya karşılık, Merkez Bankası’nın “aslında sapmayı daha yüksek hesaplamasına rağmen, 3 puanla sınırlı tuttuğu” yorumları yapılıyor. Çünkü 3 puanın üzerinde, örneğin 4 puan hedef yükseltseydi, hata payıyla birlikte sembolik önemi olan yüzde 30’lu enflasyonu kabul etmiş olacaktı. Piyasa uzmanları daha ilk enflasyon raporunda yapılan revizyonun ardından, bundan sonraki dönemlerde de hedef enflasyonun yükseltilmesine devam edileceğini tahmin ediyorlar.

ÇÜNKÜ ERDOĞAN FAİZ İNDİRİMİ İSTİYOR

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, dünkü yılın ilk Enflasyon Raporu sunumunda, bu hedef revizyonunu açıkladıktan sonra, “2026 için yüzde 12 tahminini koruduk, 2027’de yüzde 8’e gerilemesini hedefliyoruz” dedi. Ancak enflasyonla mücadeleden vazgeçilmediği izlenimini vermek için edilen bu sözlerin, dinleyenlerde ve okuyanlarda, bir karşılığı bulunmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Karahan, “Dezenflasyon sürecimiz sürüyor. Makroekonomik göstergeler de bu süreçle uyumlu şekilde devam ediyor” dese de bu revizyonun ardından piyasaların enflasyon için umudu kalmadığı açık. Piyasa oyuncuları ve iktisatçılarda, revizyonun yarattığı algı ise “Merkez Bankası Cumhurbaşkanı’na faiz indirimleri devam edecek sözü verdiği için, enflasyon hedeflerinden vazgeçmiş olabilir” şeklinde özetlenebilir.

Çünkü iktisatçılar enflasyonda mutlaka sapma olacağı, yüzde 21’in gerçekleşme umudunun artık kalmadığını belirtmelerine rağmen, “Merkez Bankası yönetiminin ilk toplantıda revizyona gidemeyeceğini” söylüyorlardı. İktisatçıların tahminlerinin aksine, Merkez Bankası ilk toplantıda hedefi değiştirdi. Halbuki Merkez Bankası’nın bu açıklamada, “hata koridoru üst sınırı olan yüzde 26’nın altına indirilmesi için, gerekli politikalar uygulanacak” demesi, yani hedefini en azından bu aşamada savunması bekleniyordu. Revizyonu ‘gerçekçi’ görenler de olabilir ama yarattığı beklenti bozulması, zaten enflasyonla mücadeleye, tek başına yeni bir darbe anlamı taşıyor.

MERKEZ FAİZ ARTIRAMAZ

Merkez Bankası’nın bu tavrı faiz indirimlerine devam edeceği varsayımıyla yapılan bir düzeltme. Ne kadar sıkı para politikasına devam edilecek denilse de, Başkan Karahan indirim sorularına “otopilotta değiliz” yanıtı verse de, Merkez Bankası bu revizyonla, “gerektiğinde faiz artırımı yapamayacağını” çok açıkça göstermiş oldu. Aksi takdirde, yani böyle bir iradesi olsa; yüzde 21’lik hedefi savunur, faiz indirimini yavaşlatma ya da gerekirse faiz artıracağı algısını vermeye çalışırdı.

Merkez Bankası’nın enflasyon hedefini yılın ilk toplantısında değiştirmesi, aynı zamanda Merkez Bankası üst yönetimi içinde görüş ayrılıklarını da, iyice ortaya çıkardı. Kurlar konusundaki Başkan ile Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın farklı konuşmaları bunun ipuçlarını veriyordu.

Şahsen, Merkez Bankası yönetiminin, bazı yardımcılarının bilgisi olmasa da, iktidara “faiz indirimlerinin seri biçimde devam edeceği” sözünü verdiğini tahmin ediyorum. Aslında bununla birlikte, son dönemdeki yabancı banka raporlarındaki ipuçlarına bakarsak, ihracatçılar için Erdoğan’a “kurların da 2024’e kıyasla, daha hızlı artacağı” sözünün bile verildiğini düşünüyorum.

Yazarın Diğer Yazıları