Merkez Bankası'ndan Mehmet Şimşek'e açık mektup: İşte enflasyon hedefinden sapmanın nedenleri

TCMB, 2025 yılında enflasyon hedefinden sapılmasının ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e gönderdiği açık mektupta, fiyat artışlarının nedenlerini sıralayarak 2026 yılı stratejisini paylaştı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1211 sayılı Kanun’un 42. maddesi gereğince, 2025 yılı enflasyonunun hedef aralığının üzerinde kalması nedeniyle hükümete yönelik bir bilgilendirme mektubu yayımladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e hitaben kaleme alınan mektupta; gıda fiyatlarındaki oynaklık, hizmet sektöründeki katılık ve jeopolitik risklerin dezenflasyon sürecini yavaşlattığı vurgulandı.

Enflasyonu Hedefin Üstüne Ne Taşıdı?

Mektupta, 2024 Haziran ayında başlayan düşüş eğiliminin 2025’te de sürdüğü ancak bazı yapısal engellerin hızı kestiği belirtildi. Özellikle kuraklık ve don gibi doğa olaylarının bitkisel üretimi düşürerek gıda fiyatlarını yukarı çektiği ifade edildi.

Bunun yanı sıra, kira ve eğitim gibi geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi güçlü olan kalemlerdeki fiyat artışlarının yüksek seyretmesi, çekirdek enflasyondaki iyileşmeyi sınırlayan temel unsurlar arasında gösterildi.

Arz Şokları: Gıda fiyatlarında üçüncü çeyrekte yaşanan dalgalanmalar.

Hizmet Sektörü: Kira ve eğitim kalemlerinde devam eden fiyat katılığı.

Yönetilen Fiyatlar: Tütün, doğal gaz ve şebeke suyu ayarlamalarının etkisi.

Faiz Politikası ve 2026 Stratejisi

Merkez Bankası, 2025 yılı boyunca enflasyon görünümüne göre dinamik bir faiz politikası izlediğini belirtti. Mart ayında borç verme faiz oranının yüzde 46'ya kadar yükseltildiği, yılın ikinci yarısında ise kademeli indirimlerle faizin Aralık 2025 itibarıyla yüzde 38'e çekildiği hatırlatıldı.

2026 yılına girerken de ihtiyatlı duruşun korunduğunu vurgulayan Banka, Ocak ayında yapılan sınırlı indirimle politika faizini yüzde 37 seviyesine getirdi.

"Mali Disiplin ve Eşgüdüm Kritik"

TCMB yönetimi, dezenflasyon sürecinde sadece para politikasının değil, maliye politikasıyla sağlanan eşgüdümün de belirleyici olduğunu ifade etti. 2025 yılında bütçe açığının millî gelire oranının yüzde 2,9 olarak gerçekleşmesinin sürece önemli katkı sağladığı belirtildi.

Mektubun sonuç bölümünde, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyon görünümünde bozulma olması halinde para politikası duruşunun yeniden sıkılaştırılacağı ve ilave makroihtiyati adımların atılabileceği mesajı verildi.