Microsoft'un ortaklığı tepki çekti: Etik tartışması başladı
İngiliz gazetesi The Guardian ile +972 Magazine ve Local Call tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, Microsoft’un ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi (ICE) ile derin ilişkilerini ortaya koydu. Son altı yıldır kendisini Meta, Google ve Amazon gibi teknoloji devlerinden farklı olarak 'daha nazik ve etik' bir şirket olarak konumlandırmaya çalışan Microsoft’un bu imajı, söz konusu bulgularla birlikte tartışmaya açıldı.
ICE, son dönemde özellikle Minnesota eyaletindeki yasadışı göçmenlik operasyonlarında yurttaşların ölümüne neden olmasıyla kitlesel protestoların odağına yerleşmişti. Bu gelişmeler sürerken yayımlanan araştırma, Microsoft’un kuruma sağladığı teknolojik altyapının boyutuna dikkat çekti.
TÖRENE KATILMADILAR
Şirket, 2024’te Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesinden bu yana diğer teknoloji devlerinden ayrışan bir profil çiziyor gibi görünüyordu. Apple, Google ve Meta CEO’ları Trump’ın göreve başlama töreninde ön saflarda yer alırken, Microsoft CEO’su Satya Nadella törene katılmadı.
Euronews'in aktardığna göre; Trump yönetimi, Biden döneminde Adalet Bakanlığı’nda görev yapan Lisa Monaco’nun işten çıkarılmasını talep ettiğinde Microsoft bu isteği geri çevirdi. Ayrıca hükümete ücretsiz hukuki destek vermeyi kabul eden bir hukuk firmasıyla yollarını ayırarak, daha önce Trump yönetimine dava açmış bir firmayla çalışmaya başladı.
VERİ MİKTARINI YÜKSELTTİLER
ICE’ın Microsoft’un Azure bulut sisteminde tuttuğu veri miktarı, Temmuz 2025 ile Ocak 2026 arasında 400 terabayttan 1400 terabayta yükseldi. Bu artış, yalnızca birkaç ay içinde verilerin üç kattan fazla büyüdüğünü gösteriyor.
Temmuz ayında ABD Kongresi’nin ICE bütçesini 75 milyar dolar artırarak kurumu ülkenin en yüksek fonlanan kolluk kuvveti haline getirmesi, bu artışta etkili olmuş olabilir.
Kurumun, ek bütçeyi teknolojik izleme kapasitesini hızla genişletmek için harcamaya başladığı belirtiliyor. The Guardian, ICE’ın Azure sistemini tam olarak hangi amaçlarla kullandığını netleştiremedi; ancak kurumun elinde yüz tanıma uygulamaları, telefon konum veri tabanları ve drone’lar gibi geniş bir gözetleme araç seti bulunduğu aktarılıyor.
+972 Magazine ise ICE’ın Microsoft bulutundaki verileri analiz etmek için yapay zeka araçlarından yararlandığını öne sürüyor.
MİCROSOF'TAN SAVUNMA
Microsoft ise iddialara karşı savunmasında, teknolojilerinin sivillerin kitlesel takibi için kullanılmasına izin vermediklerini belirterek “ICE’ın böyle bir faaliyet içinde olduğuna inanmıyoruz” açıklamasını yaptı.
Şirketin geçmişte benzer bir adım attığı da hatırlatılıyor: Geçtiğimiz eylül ayında, İsrail ordusunun Azure erişimi, Filistin’de kitlesel gözetleme yapıldığı gerekçesiyle iptal edilmişti. Ancak haberde, ICE’ın yalnızca gözetleme değil; hukuksuz baskınlar, sınır dışı operasyonları ve tartışmalı gözaltı merkezleri gibi eylemleriyle de toplum vicdanını yaraladığı vurgulanıyor.