Milyarder yatırımcıların altın yorumu: Yükseliş daha yeni başlıyor

Yılın başındaki sert düşüşün ardından haftalık yüzde 7'yi aşan primle sahneye dönen altın Fed beklentileri, dev bankaların tahminleri ve milyarderlerin alım sinyalleriyle yeniden zirveye göz dikti.

Altın piyasasında yılın başından bu yana yaşanan sert dalgalanmaların ardından yükseliş beklentileri yeniden güç kazandı. Ocak ayından bu yana en iyi haftalık performansını kaydeden değerli metalde, Fed'in faiz politikasına yönelik değişen beklentiler ve merkez bankalarının devam eden alımları fiyatları destekleyen başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor.

Altın, 28 Ocak'ta ons başına yaklaşık 5 bin 589 dolarla tarihi zirvesini gördükten sonra yüzde 18'in üzerinde değer kaybetmişti. Rekorun ardından yaşanan sert düzeltmeye rağmen değerli metal, 52 haftalık en düşük seviyesinin oldukça üzerinde kalmayı sürdürdü. Son dönemde ise piyasanın yönü yeniden yukarı döndü. Altın, haftalık bazda yüzde 7'nin üzerinde yükselerek ocak ayından bu yana en güçlü performansına imza attı.

"YÜKSELİŞİN HENÜZ BAŞINDAYIZ"

On yılı aşkın süredir altına yönelik pozitif görüşleriyle bilinen milyarder hedge fon yöneticisi John Paulson, değerli metalde yükseliş potansiyelinin henüz tükenmediğini düşünüyor. Paulson'a göre altın, daha uzun soluklu bir yükseliş hareketinin henüz erken aşamalarında bulunuyor. Ünlü yatırımcı bu beklentisini kağıt paralara yönelik güvenin azalması ve hükümetlerin yüksek harcamalarını sürdürmesine dayandırıyor.

Altındaki son yükselişte ABD'den gelen ekonomik veriler etkili oldu. Beklentilerin altında kalan istihdam verileri ile enflasyondaki görece ılımlı görünüm, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) eylül ayında faiz artıracağına yönelik beklentileri zayıflattı. CME Group'un FedWatch aracındaki fiyatlamalara göre eylül ayında faiz artışı ihtimali yaklaşık yüzde 40 seviyesine kadar geriledi. Faiz artışı beklentilerinin azalması, özellikle doların da zayıfladığı dönemlerde altın açısından destekleyici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Faiz getirisi bulunmayan altının alternatif yatırım araçları karşısındaki fırsat maliyeti böyle dönemlerde azalıyor. B2Prime Group'tan Eugenia Mykuliak ise yeni Fed Başkanı Kevin Warsh'ın ilk mesajlarının "temkinli ve çoğu zaman belirsiz" olduğunu belirtti. Mykuliak'a göre para politikasına ilişkin belirsizlik, hisse senetlerinden çıkan bazı yatırımcıların güvenli liman olarak görülen altına yönelmesine katkıda bulundu.

Merkez bankalarının fiziki altın talebi de altının görünümünde Fed kadar yakından takip ediliyor. Özellikle Çin'in rezervlerini artırmaya devam etmesi piyasadaki uzun vadeli yükseliş beklentilerini destekliyor. AllSource Investment Management'ın kurucusu Patrick Kennedy'nin aktardığı verilere göre Çin Merkez Bankası (PBOC), temmuz ayında rezervlerine 19,9 ton altın ekledi. Bu miktar, 2023 sonundan bu yana gerçekleştirilen en yüksek aylık alım olurken Çin'in altın biriktirme serisi de 21'inci aya taşındı.

Eski ABD Başkanı George W. Bush'un özel danışmanlığını yapan ve Ulusal Ekonomi Konseyi'nde görev alan Pippa Malmgren ise merkez bankalarının altın talebini itibari para birimlerine yönelik güvenin zayıflamasının işaretlerinden biri olarak değerlendiriyor. Malmgren, ABD'nin mali harcamalarına ilişkin endişeler ile küresel ekonomideki zayıf büyüme görünümünün enflasyon riskini canlı tuttuğuna dikkat çekiyor.

GOLDMAN SACHS'TAN DİKKAT ÇEKEN ALTIN TAHMİNİ

Piyasanın yakından takip ettiği Goldman Sachs da merkez bankalarının altın talebinin güçlü kalmasını bekliyor. Bankanın tahminine göre merkez bankaları, dolar ağırlıklı rezervlerini çeşitlendirme eğiliminin devam etmesiyle 2026 boyunca ayda yaklaşık 60 ton altın satın alabilir. Bu beklenti, yılın ilk döneminde yaşanan görünümden önemli ölçüde ayrışıyor. Yüksek faiz beklentileri nedeniyle altın ETF'lerinden milyarlarca dolarlık çıkış yaşanmış, daha sonra söz konusu çıkışların hızı azalmıştı.

Altın piyasasındaki hareketlilik madencilik şirketlerinin hisselerine de yansıyor. Bazı yatırımcılar doğrudan değerli metal yerine AngloGold Ashanti ve Newmont gibi büyük altın üreticilerine yönelirken, altın madenciliği şirketlerini takip eden fonlara yönelik ilgi de sürüyor. Madencilik şirketleri, altın fiyatındaki yükselişten daha güçlü şekilde etkilenebiliyor. Altın yükselirken üretim maliyetlerinin aynı seviyelerde kalması, şirketlerin kâr marjlarının değerli metaldeki yükselişten daha hızlı artmasına imkan sağlayabiliyor.

Altındaki hareket gümüşe de yansıdı. Gümüş fiyatları da son yükseliş dalgasıyla birlikte şubat ayından bu yana en güçlü haftalık performansını kaydetti. Fed'in önümüzdeki dönemde vereceği mesajlar, doların seyri ve merkez bankalarının rezerv alımlarının devam edip etmeyeceği, altının 2026'daki sert dalgalanmasının yeni bir yükseliş dalgasına dönüşüp dönüşmeyeceğinde belirleyici olacak.