Milyonlarca ağaç ve arı öldü: Sahra Çölü'ne diz çöktüren şey 2 metrelik bir çukur oldu
Milyonlarca ağaç öldü, arı kovanları 50°C’de eridi. NASA ve BM milyarlar harcasa da sonuç alamadı. Çözüm Sahra’da açılan 2 metrelik hilal çukurlar oldu. Peki, bu nasıl mümkün oldu?
İnsanoğlunun doğayla, özellikle de dünyanın en acımasız coğrafyalarından biri olan Sahra Çölü'yle mücadelesinde bazen en ileri teknoloji ve devasa bütçeler, binlerce yıllık basit bir geometrinin gerisinde kalabiliyor.
Afrika'nın kuraklaşan Sahel bölgesini kurtarmak için "Büyük Yeşil Duvar" projesi kapsamında milyonlarca ağaç dikildi. Hatta tozlaşmayı sağlamak için soğutmalı kovanlarla bölgeye milyonlarca arı getirildi, ancak çöl, bu iddialı müdahalelere kendi acımasız kurallarıyla yanıt verdi.
Kum yüzeyindeki sıcaklıkların 50°C'nin üzerine çıkması, bitkilerin hassas dokularını anında kavurdu. En trajik olanı ise, ekosistemi canlandırması beklenen arı kovanlarındaki balmumu peteklerinin sıcaktan eriyip sıvılaşması ve tüm kolonilerin aşırı ısınarak yok olmasıydı.
Fidanların hızla ölmesinin asıl sebebi susuzluk değil, "toprağın yapısıydı". Çölleşen toprak zamanla o kadar sertleşip kabuk bağlamıştı ki, yağan nadir yağmurları emmek yerine tıpkı bir beton gibi suyu yüzeyden itip uzaklaştırıyordu. Su toprağa nüfuz edemeyince hiçbir biyolojik yaşam hayatta kalamadı.
KUMA ÇİZİLEN HİLAL: GEOMETRİNİN ZAFERİ
Mühendisler ve zoologlar doğayla inatlaşmayı bırakıp temel fizik ve geometri kurallarına döndüklerinde, "Yarım Ay" (veya demi-lunes) adı verilen o basit ama mucizevi yöntem devreye girdi.
Yerel halk, kumun üzerine 2 ila 4 metre çapında, açık ucu yokuş yukarı (suyun geliş yönüne) bakacak şekilde sığ, hilal şeklinde çukurlar kazıyor.
Yağmur yağdığında yüzeyden akıp gidecek olan su, bu hilallerin içine doluyor. Çukur, sertleşmiş toprak kabuğunu kırdığı için su yavaşlıyor ve yavaşça toprağın derinliklerine sızıyor. Çiftçiler suyu tutan bu çukurlara gübre ve kompost ekleyerek toprağı besliyor.
Bu hilallerin içi, dışarıdaki kavurucu kuma göre birkaç derece daha serin kalıyor. Buharlaşma azalıyor ve bu küçük çukurlar otlar, böcekler, kuşlar ve nihayetinde ağaç tohumları için güvenli birer "sığınağa" dönüşüyor.
Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) ve FAO tarafından da şiddetle tavsiye edilen bu yöntem, Uluslararası Tarım ve Yer Bilimleri Dergisi'nde yayımlanan güncel araştırmalarla (özellikle 2025 Kuzey Nijerya verileriyle) kanıtlanmış durumda:
Burkina Faso, Mali ve Nijer'deki uygulamalar, hilal şeklindeki çukurların su sızmasını %70'e kadar artırdığını kanıtladı.
Rüzgar ve suyun toprağı süpürüp götürmesi (toprak erozyonu) bu basit yöntemle yarı yarıya azaltıldı.
Sahra Çölü'nün dünyaya verdiği ders çok net ve acımasızdır: Bir araziye ağaç dikmeden, arı getirmeden veya biyolojik bir canlı eklemeden önce, suyun toprakla nasıl buluştuğu problemini çözmek zorundasınız. Fiziği (su ve toprak mekaniğini) düzeltmeden biyolojiyi yaşatamazsınız.