Montrö sözleşmesi neden bu kadar önemli? Emekli Amiral Türker Ertürk SÖZCÜ'ye anlattı
MSB İstanbul'da çok uluslu deniz komutanlığı kurulacağı açıklaması Rusya'nın sinir ucuna dokundu. Rus Büyükelçiliği sosyal medyadan Montrö Sözleşmesini hatırlatan kritik bir paylaşım yaptı. Milli Savunma Bakanlığı da Montrö'den asla taviz verilmeyecek ve Karadeniz'e yabancı savaş gemisi girmeyecek dedi. Peki Montrö neden önemli? Emekli Amiral Türker Ertürk, Serdar Cebe ile SÖZCÜ Ana Haber'de anlattı
Rusya'dan Ankara'ya Montrö övgüsü, batıya ise 'Sözleşmeyi delmeyin' uyarısı geldi. Rusya'nın Türkiye Büyükelçiliği sosyal medya hesabından Montrö Boğazlar Sözleşmesinin imzalandığı 1936 tarihli Ulus Gazetesi manşetini paylaşarak dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Metinde Montrö'nün uluslararası ilişkilerdeki tüm taraflarca uygulanmasını kararlılıkla desteklendiği vurgulandı. Sözleşmenin tüm ülkelere kazanç sağladığı vurgulandı.
Rusya'nın uyarısı Milli Savunma Bakanlığı'nın İstanbul'daki NATO Karargahının açıklamasının hemen ardına geldi. Fransa ve İngiltere liderliğindeki Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında Beykoz Anadolu Kavağında çok uluslu bir deniz birimi kurulacak.
BAKANLIKTAN YENİ AÇIKLAMA
Milli Savunma Bakanlığı yaptığı yeni açıklamasında İstanbul'da yapılacak yeni karargahla Montrö'den taviz verilmeyeceği dikkat çekildi. Bakanlık NATO dışı girişim olan bu gücün detaylarını açıkladı. Buna göre, Deniz Unsur Komutanlığı'nın çekirdek kadrosu tamamen Türk personelden oluşacak. Görev gücüne 14 ülke katkı sunsa da Karadeniz'e sadece Türkiye, Bulgaristan ve Romanya'nın savaş gemileri çıkacak. Böylece Karadeniz'e kıyısı olmayan hiçbir ülke savaş gemisi yüzdüremeyecek.
"KARARGAHI KURMAK TEK BAŞINA TAVİZDİR"
Emekli Amiral Türker Ertürk gelişmeleri Serdar Cebe ile SÖZCÜ Ana Haber'e değerlendirdi.
"- Şimdi ben sizi dinlerken, Savunma Bakanlığı’nın basın sözcüsü bir açıklama yapmış: “Taviz verilmeyecek” diye. Bakınız, böyle bir karargâhı kuruyor olmak tavizin zirvesidir, biliyor musunuz?
- Bu fikir ne zaman çıktı? Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında, NATO’nun Karadeniz’de kalıcı bir varlık kurma isteğinden doğdu. Amaç ne? Montrö’nün kısıtlarını aşmak, çeşitli alternatifler bulmak.
- Nereden kaynaklanıyor? NATO ülkeleri bu konuyu tartıştılar. Peki bu Türkiye’nin egemenliğine karşı mı? Evet, karşı. Güvenliğine karşı mı? Karşı. Aynı zamanda kuzey komşumuz da bu konuya karşı; yani böyle bir şeyi kabul etmesi mümkün değil.
- Dün akşamki uyarı aslında kamuoyuna verilmiş bir mesajdır. Ruslar, “testi kırılmadan doğru adımlar atın” demek istiyorlar.
- Şimdi, böyle bir komutanlığı İstanbul Boğazı’nda kurmak, Montrö’nün fiilen delinmesi demektir. Aynı zamanda Türkiye-Rusya ve NATO-Rusya arasında bir çatışma alanı oluşmasının da önünü açar."
"NATO MİSYONU DEĞİLSE NEDEN NATO BAYRAĞI VAR?"
"- Daha önce yapılan açıklamalara baktım. Deniyor ki: “Çok uluslu Ukrayna kuvvetlerinin deniz unsuru komutanlığı Türkiye tarafından yürütülecektir.” Bu kararın geçen yıl, yani 2025 Nisan’ında Ankara’da yapılan toplantıda alındığı, 25 Ağustos’ta da yapının oluşturulduğu ifade ediliyor.
- Soruyorum: Niçin şimdi açıklıyorsunuz? Niçin Ağustos’ta açıklamadınız? Suçüstü yakalandıktan sonra bir zorunluluk doğduğu için mi açıklıyorsunuz?
- Eğer bu karargâh bir NATO misyonu değilse, orada neden NATO bayrağı var?
- İstanbul’da, Anadolu Kavağı’nda kurulacak bu karargâh Rusya’yı provoke eder ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni kadük hale getirir.
- Montrö Boğazlar Sözleşmesi nedir? Türkiye’nin egemenliği ve güvenliği için yaşamsal derecede önemlidir. Evet, yaşamsal derecede önemlidir.
- Türkiye’yi yönetenler ya bunun farkında değil ya da Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen siyasi baskılara boyun eğiyorlar.
- Bu konuda Rusya çok sert tepki verir ve Karadeniz bir rekabet ve çatışma alanına dönüşür.
- Bunları neden söylüyoruz? Spekülatif bir değerlendirme mi yapıyorum? Hayır. Amerikalılar Montrö’den memnun değiller. Montrö’nün kısıtları olmadan Karadeniz’e girip harp gemilerini konuşlandırmak istiyorlar.
- Meslek hayatım boyunca bunu Amerikalılardan çok duydum. Karadeniz’in, zararsız geçiş yoluyla savaş gemilerinin girebileceği bir uluslararası su yolu olmasını istiyorlar. Yani Montrö’nün ortadan kalkmasını istiyorlar. Bu çok net.
- İktidarın bu konudaki sicili de kötü. Neden kötü? Programın başında da ifade ettiniz. Amiraller bildirisi nasıl ortaya çıkmıştı?
- Dönemin Meclis Başkanı Şentop ne dedi? “Cumhurbaşkanımız, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiği gibi Montrö’den de çekilebilir” dedi.
- Bu çok vahim bir şeydir. Hem bunu hukuken yapmak mümkün değildir hem de Türkiye’nin egemenliği ve güvenliği için hayati önemdedir. Ayrıca Montrö, Lozan’ın tamamlayıcı ve ayrılmaz bir parçasıdır. Bu ne demek biliyor musunuz? Türkiye’nin egemenliğine balistik füze atmak demektir.
- Kanal İstanbul’la ilgili bir tartışma vardı ve bunun üzerine bu konu gündeme geldi. Şimdi Amerika, eğer bunun başarılamadığını gördüyse, NATO üzerinden ikinci bir plan mı hazırladı? Trump’ın “ne istiyorsak yapıyor” dediği durumlardan biri de bu mu? Bakın, Montrö’yü etkisiz hale getirebilmek için çeşitli siyasi ve askeri hamleler yapıyorlar. Kanal İstanbul da bunlardan biridir.
- İktidar bu konuya aslında niyetlendi. Neden? Çünkü Amerika Birleşik Devletleri Türkiye üzerinde siyasi baskı kuruyor. Şentop’un açıklaması da aslında bu yönde bir mesajdı.
- Ancak 103 amiralin yayımladığı bildiri –ki ben de o bildiride yer aldım– bu konunun önemini ortaya koydu ve toplumda farkındalık yarattı.
- İktidar buna tepki gösterdi. On amiralin evine şafak baskını yapıldı. Ben de onlardan biriyim.
- Peki neden? Çünkü amiraller bu meselenin ne kadar kritik olduğunu anlattılar ve kamuoyunda farkındalık oluşturdular. Sonrasında Ukrayna Savaşı çıktı. İktidar yaşayarak gördü ki Montrö, Türkiye için vazgeçilmez derecede önemlidir. Bugün Karadeniz’den Türkiye’ye yönelik bir tehdit var mı? Rusya’dan gelen bir tehdit var mı? Hayır, yok. Ama tehdit yaratılmaya çalışılıyor. Bu bir provokasyondur. Hatta sahte bayrak operasyonları söz konusu olabilir.
- Amaç ne? Bölgede askeri güç konuşlandırabilmek ve Montrö’yü fiilen delmek. Mesela o mayınların arkasında kim var biliyor musunuz? Ukrayna var. Peki Ukrayna kim? Batı’nın, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin vekâlet savaşçısıdır."