Murat Ongun’dan bomba iddia: Soruşturmayı aylar önce duymuş
İBB davasında savunma yapan Murat Ongun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturmadan aylar öncesinde haberdar olduğunu öne sürdü. Ongun, soruşturmayı ilk kez Kasım 2024'te duyduğunu belirterek, bu konuda mahkemeye açıklamalarda bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 59'u tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 59. duruşması başladı.
Davada tutuklu ve tutuksuz sanıklar, 16. hafta kapsamında İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi Yerleşkesi'nde bulunan 1 No'lu Duruşma Salonu'nda hakim karşısına çıktı.
9 Mart'ta başlayan yargılamada tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, mahkemenin 20 Temmuz'da başlayacak adli tatil öncesinde ara kararını açıklaması bekleniyor.
ONGUN SAVUNMA YAPIYOR
İBB davasında bugün Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yapıyor.
Murat Ongun savunmasında İBB soruşturmasından önceden haberdar olduğunu, Kasım 2024’te duyduğunu anlatarak devam etti.
-Değerli başkanım, itiraf ediyorum bu soruşturmadan ben de haberdar oldum. Daha doğrusu emin oldum. Haberdar olduğum tarihi de söyleyeceğim. Çünkü kasım başında duymuştum.
-Tarih 18 Kasım 2024. Ben kızımın eğitim hayatı için ailemle beraber yurt dışındaydım. Üniversite kaydını yaptırıyordum. Ben İtalya'dayken WhatsApp'tan beni bu dosyada tutuksuz sanık olarak bulunan itirafçı Cüneyt Yakut isimli şahıs aradı. Dedi ki, "Savcı A.Ç. sizi İBB soruşturması için ifadeye çağırmış.
-Aslında size daha önce de bahsettiğim İBB soruşturması için Savcı A.Ç. sizi ifadeye çağırmış, tebligat yollamış ama evde kimse bulunamayınca tebliğ yapılamamış" dedi bana Cüneyt Yakut, ben İtalya'dayken. Gerçekten ailemle evde değilim. Öyle bir şey varsa döneceğim zaten.
-Evde bulamamışlarsa doğal olarak polisler muhtarlığa bırakmıştır. Akşam saatleriydi beni aradığında. Ertesi gün bir arkadaşımı muhtara gönderdim. Dedi ki, "Abi burada tebligat yok." Ben yetinmedim, bugün burada mı bilmiyorum ama o günkü avukatım Serkan Günel'i, buradaymış Serkan, o günkü avukatım Serkan Günel'i aradım.
-Savcı Bey'in adını verdim yani bugün Ankara Cumhuriyet Başsavcısı olan savcımızın. Kendisini ziyaret etmesini söyledim. Eğer gerçekten beni ifadeye çağırdıysa çocukları annesine emanet edip hemen ülkeye döneceğimi söyledim.
-Bilmem de böyle bir savcı var mı, bu adam doğru mu konuşuyor diye araştırdım. O zaman gördüm ki, Çağlayan adliyesinde böyle bir savcımız var. Zaten Türkiye'ye döndüğümde de yanıma gelen Cüneyt Yakut, “yeğenim”dediği savcıyla olan bazı yazışmalarını cep telefonundan bana gösterdi. Kendisi soruşturma kapsamında tüm bilgileri, Savcı K.A. Y'den aldığını ve bize bildirdiğini, bundan da savcının haberi olduğunu söyledi.
-Yeğenim dediği savcıyı böyle anlatınca ben de anladım ki, bir soruşturma var. Değerli Başkanım, bu iki şahıs arasında gerçekten bir akrabalık bağı var mı? Varsa bir de aralarında bir HTS vasıtasıyla iletişim trafiği mevcut mu? Onu kıymetli mahkemeniz arzu ederse tespit ettirebilir. Ben sadece Cüneyt Yakut'un samimiyetle bana anlattıklarını burada anlatıyorum. Bir de İstanbul emniyetinin haksız yere hedef yapıldığını ortaya koyuyorum. Aylarca polisiniz yok yere hedef yapıldı. Dedim ya hani, doğru söylediğimi ispatlayayım. Çünkü bu dava zaten, suçlananların ispat yükümlülüğü olan bir davaya döndü. Dedim ya hani, kasım başında da bir şeyler duymuştum diye.
-Cüneyt Yakut dedim, yeğeni, savcı Yakut dedim. Değerli Başkanım, ekim ayının sonu, yani sizin dosyada vardır, fezlekede göremediğim için anlatıyorum, hani ne bildiğimi bilin diye. Ekim ayının sonu ya da kasım ayının başıydı. Bu Cüneyt Yakut acele beni aradı.
-"Ooo görüşmemiz lazım" falan filan. Böyle sever reklamcılar rüzgârı. Bir hafta sonuydu diye hatırlıyorum, cumartesi günü olması lazım. Ben de rahattım. "Gel" dedim. İddianamede üs olarak kullandığım diye geçen İletişim Koordinatörlüğü’ne çağırdım.
-Geldi bu Cüneyt Yakut, dedi ki: "Ya" dedi, "bizim A.U.'yu" dedi, "Savcı A. Ç. ifadeye almış." "A.U." dedim, "kim?" Sanırım Murat Kapki'lerinsanırım değil yani, Murat Kapki'nin... Sanırım Ever City sanırım şirketlerinin genel müdürüymüş herhalde soyadını bilmiyorum. "Eee" dedim, "peki nedir, ne değildir?" Dedi ki: "Arayayım cep telefonundan, diafonu açayım. A.U.'ya, sen yokmuşsun burada, benle baş başa konuşuyor gibi anlattırayım" dedi. Aradı bu Cüneyt Yakut, açtı diafonu. Ve Savcı A. Bey'in sorduğu her şeyi kız çatır çatır anlattı. Kasım ayının başı, gizli soruşturma. Yani değerli Başkanım bakın, sayın savcımız şimdi başsavcı yani.