Ne köpek ne de kedi: Bu hayvan insan duygularını anında anlıyor
Uzun yıllar boyunca insanların duygularını sezme konusunda yalnızca köpeklerin ve kısmen kedilerin yetenekleri olduğu düşünülüyordu. Ancak yeni bir bilimsel çalışmaya göre atlar da özellikle başta korku olmak üzere insan duygularını anında algılayabiliyor.
Fransa'daki Tours Üniversitesi akademisyenleri tarafından yürütülen çalışmada atların korku yaşayan insanlardan yayılan kokulara karşı çok daha hassas tepkiler verdiği belirtildi.
Daily Mail'de yer alan habere göre, insan korktuğunda vücudundan adrenalin ve kortizol gibi stres hormonları salgılıyor. Bu durum terin kimyasal yapısını değiştiriyor ve cilt, farklı bir uçucu organik bileşik karışımı yayıyor. "Korku teri" olarak tanımlanan bu koku; aldehitler, ketonlar, yağ asitleri ve steroid maddeler bakımından daha zengin oluyor.
İnsan burnu bu değişimi fark edemese de güçlü koku alma yeteneğine sahip hayvanlar bu "kimyasal imzayı" anında algılıyor. Bu da onlar için potansiyel bir tehlike sinyali anlamına geliyor.
43 KISRAK ÜZERİNDE TEST EDİLDİ
Bilim insanları teoriyi test etmek için, korku filmi izleyen ve komedi filmi izleyen kişilerden ter örnekleri topladı. Bu örnekler pamuk pedlere emdirilerek 43 kısrağın burun deliklerinin yakınına yerleştirildi. Kontrol amacıyla temiz pedler de kullanıldı.
Atlar bu kokuları solurken araştırmacılar çeşitli testler uyguladı. Ani uyaranlar oluşturuldu, hayvanlara yabancı nesneler gösterildi ve bir insanın onlara yaklaşması istendi.
Sonuçlar oldukça netti:
- "Korku kokusunu" alan atların kalp atışları hızlandı.
- Bu atlar yabancı nesnelere karşı daha temkinli ve uzun süreli bakışlar sergiledi.
- İnsanların kendilerine dokunmasına daha az izin verdiler.
Buna karşılık, mutluluk ya da nötr kokulara maruz kalan atların davranışlarının çok daha sakin olduğu gözlemlendi.
İNSAN VE ATIN BAĞI GÜÇLENİYOR
Araştırmada ayrıca atların acı hissini de insanlar gibi algıladığı vurgulandı. Bu bulgular, insan ve at fizyolojisi arasındaki benzerlikleri ortaya koyan ilk çalışma değil. Haberde, 2020 yılında Sidney Üniversitesi tarafından yapılan ve at yarışları endüstrisini etkileyebilecek başka bir araştırmaya da atıfta bulunuluyor.