Nuh'un Gemisi için dünya harekete geçti: Türkiye uluslararası gündemde
Türkiye’deki Durupınar oluşumunda yürütülen araştırmalarda, yer altı radarı (GPR) aracılığıyla araştırmacıların "yapay iç yapılar" olarak tanımladığı bulgular saptandı. On yıllardır Nuh’un Gemisi spekülasyonlarına konu olan tekne şeklindeki jeolojik yapıda yapılan taramalar; 4 metrelik merkezi bir koridor, üç güverteyi andıran katmanlı iç yapılar ve 6 metre derinliğe ulaşan boşluklar ortaya çıkardı. Bu ölçümlerin, kutsal metinlerdeki gemi boyutlarıyla yüksek hassasiyetle örtüştüğü bildirildi.
Modern tarama teknolojileri, Türkiye’deki tartışmalı bölgede beklenmedik yer altı özelliklerini gün yüzüne çıkardı. "Noah’s Ark Scans" ekibi ve Türk üniversiteleriyle iş birliği içinde yürütülen çalışmalarda, askeri düzeydeki yer altı radarları kullanıldı. Bilim insanları, jeologların sert kaya oluşumu beklediği noktalarda keskin açılı duvarlar ve sistematik iç odalar bulduklarını ifade etti.
Elektromanyetik dalgaların yer altındaki yapılardan yansıtılmasıyla oluşturulan detaylı haritalarda, doğal jeolojik süreçlerden kaynaklanması beklenmeyen köşeli yapılar ve organize desenler tespit edildi. Uzmanlar, bu verilerin bir insan yapımı inşaatı işaret eden düzenli desenler sunduğunu belirtti.
TOPRAK KİMYASI AHŞAP KALINTILARINA İŞARET EDİYOR
Laboratuvar analizleri, bölgedeki organik madde miktarının ve kimyasal izlerin çürümüş ahşapla tutarlı olduğunu gösterdi. 22 farklı noktadan alınan toprak örneklerinde, çevre alanlara kıyasla iki kat daha fazla potasyum ve organik madde seviyesi saptandı. Toprak bilimciler, eğer burada ahşap bir gemi varsa tam olarak bu kimyasal parmak izinin (yüksek potasyum ve organik içerik) bulunması gerektiğini ve verilerin bu beklentiyi karşıladığını kaydetti.
Bölgedeki bitki örtüsündeki renk değişimlerinin de yer altındaki yapının yüzey koşullarını etkilemeye devam ettiğini gösterdiği bildirildi. Bu kimyasal imzanın, tekne şeklindeki tüm oluşum boyunca yayıldığı saptandı.
ANTİK ÇÖMLEKLER ZAMAN ÇİZELGESİNİ DESTEKLİYOR
Bölge yakınlarında bulunan seramik parçaları, geleneksel Nuh Tufanı kronolojisi tahminleriyle uyum gösteriyor. Yakın zamanda gün yüzüne çıkarılan çömlek parçalarının 5.000 ila 7.000 yıl öncesine, yani Kalkolitik döneme ait olduğu belirlendi. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nden Dr. Faruk Kaya, bu bulguların normalde insansız olması beklenen bir alandaki erken insan faaliyetinin kanıtı olduğunu ifade etti.
Söz konusu eserlerin, antik metinlerde büyük tufanın anlatıldığı zaman dilimiyle birebir örtüştüğü belirtildi. Bu durumun, insan medeniyetinin o dönemdeki varlığını doğrudan söz konusu bölgeye yerleştirdiği kaydedildi.
JEOLOGLARIN DOĞAL OLUŞUM ŞÜPHESİ SÜRÜYOR
Bazı bilim insanları, bu dijital bulgulara karşın oluşumun tamamen doğal süreçlerle meydana geldiğini savunmaya devam ediyor. Jeologlar, Durupınar oluşumunu çamur akışı ve erozyonla oluşmuş doğal bir limonit yapısı olarak sınıflandırıyor.