Okyanusun altındaki 24 gözlü canavarın ne gördüğü açıklandı
Okyanusta yaşayan 24 gözlü denizanası özellikleriyle adeta canavarı andırıyor. Bilim insanlarının "ölümcül mucize" dediği sıra dışı canlının tüm gözlerinin özellikleri açıklandı.
Denizanası denildiğinde çoğumuzun aklına beyni, kalbi ya da kemikleri olmayan, suyun akıntısıyla sürüp giden basit ve jelatinimsi canlılar gelir. Görme yeteneği ise bu canlılarla yan yana getireceğimiz en son özelliklerden biridir.
Ancak okyanusların en gizemli sakinlerinden biri olan küp denizanası (kutu denizanası), ezberleri tamamen bozuyor. Rutgers Üniversitesi’nden evrimsel biyolog Scott Travers, bu canlıların 24 gözle ne gördüklerini açıkladı.
Travers, tam 24 gözlü sıra dışı canlının sahip olduğunu ve dünyayı adeta bir "uzmanlar ordusuyla" izlediğini ortaya çıkardı.
Pek çok deniz canlısının aksine akıntıya kapılmak yerine yüksek hız ve hassasiyetle, aktif bir şekilde yüzebilen küp denizanaları, aslında Hint-Pasifik genelinde yaşayan ve taşıdıkları ölümcül zehirle tanınan canlılar.
Ancak biyolog Travers’a göre, bu canlıların en büyüleyici yanı öldürücü panzehirleri değil, kafataslarının içinde bir beyin olmamasına rağmen sahip oldukları muazzam görme sistemi.
HER BİR GÖZ ÇEVREDEN VERİ TOPLUYOR
Küp denizanasının 24 gözü, bizim gibi tek bir merkezden net bir dünya resmi görmesini sağlamıyor. Bunun yerine her bir göz, çevre hakkında kendine has farklı bir bilgi parçası topluyor.
Canlının vücudunun kenarlarında "rhopalia" adı verilen dört adet esnek duyusal yapı bulunuyor. Bir sarkaç gibi hareket eden bu esnek yapılar, denizanası ne kadar hızlı yüzerse yüzsün veya kendi etrafında nasıl dönerse dönsün, gözlerin her zaman sabit ve doğru yöne bakmasını sağlıyor. Bu dört yapının her birinin içinde ise tam altı adet göz yer alıyor.
HER GÖZ GRUBUNUN GÖREVLERİ FARKLI
Bilim insanlarının araştırmalarına göre her bir göz grubunun görevi tamamen farklı:
Üst ve Alt Mercek Gözler: Tıpkı insan gözü gibi gelişmiş bir lens yapısına sahip olan bu gözler, gerçek görüntüler oluşturabiliyor. Üst mercek gözler sürekli suyun üzerindeki gökyüzünü ve dış dünyayı kollarken, alt mercek gözler ise tamamen su altındaki dünyaya odaklanıyor.
Çukur Gözler: Çok daha basit bir yapıda olan bu gözler, detaylı görüntüler yerine birer ışık dedektörü gibi çalışıyor. Denizanasının o an parlak bir güneş ışığında mı yoksa derin bir gölgede mi olduğunu algılamasını sağlıyor.
Yarık Gözler: Karmaşık mercek gözleri ile basit çukur gözlerin arasında bir köprü görevi gören bu grup ise ortamdaki kontrastı, nesnelerin kenarlarını ve yönsel görsel ipuçlarını seçebiliyor.
Evrimsel biyolog Scott Travers, bu 24 gözün bir araya gelmesiyle küp denizanasının inanılmaz derecede çok katmanlı bir duyu sistemine ulaştığını belirtiyor. Beyni olmayan bu canlılar, okyanusun derinliklerinde her bir gözün getirdiği farklı bilgileri birleştirerek kusursuz bir rota çiziyor ve hayatta kalmayı başarıyor.