Okyanusun dibindeki takma diş her şeyi değiştirdi: Felaketin habercisi
1898’de denizin dibinden çıkarılan ve üzerinde bir istiridyenin büyüdüğü takma diş, ekosistemin geçirdiği büyük değişimi belgeliyor. Günde 190 litre su filtreleme kapasitesine sahip bu canlıların bölgedeki nüfusu, kirlilik ve overfishing nedeniyle yüzde 1'e kadar geriledi.
1898 yılında Chesapeake Körfezi'nin tabanında gerçekleştirilen dip tara çalışmaları sırasında, üzerine bir doğu istiridyesinin (Crassostrea virginica) tamamen yapıştığı bir üst takma diş çıkarıldı. Günümüzde Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'nde korunan bu numune, körfezdeki istiridye popülasyonunun ve ekosistemin tarihsel değişimini belgeleyen önemli bir materyal olarak değerlendiriliyor.
İSTİRİDYELERİN YERLEŞİM DAVRANIŞLARI
Uzmanların aktardığı bilgilere göre, genç istiridyeler yaşamlarının ilk haftalarında "silya" adı verilen yapılar sayesinde suda serbestçe yüzüyor. İlerleyen süreçte geçici bir ayak mekanizması geliştiren canlılar, deniz tabanında ilerleyerek tutunabilecekleri sert zeminler arıyor.
Uygun bir alan bulduklarında salgıladıkları doğal bir salgı maddesiyle zemine sabitleşen istiridyeler, yaşamlarının kalan kısmını bu noktada geçiriyor. Doğal yaşam alanlarında genellikle kaya veya eski istiridye kabuklarını tercih eden canlıların, zemin yetersizliği durumunda su altındaki pipo, çaydanlık kapağı ve takma diş gibi insan yapımı nesnelerin üzerine de tutunarak büyüdükleri tespit ediliyor.
YERLİ TOPLULUKLARIN BESİN KAYNAĞINI OLUŞTURUYOR
Geçmişte Chesapeake Körfezi'nde oldukça geniş alanlara yayılan istiridye resifleri, bölgedeki yerli toplulukların besin kaynağını oluşturmanın yanı sıra deniz ulaşımını etkileyecek boyutlara ulaşıyordu. Ancak ilerleyen dönemlerde yaşanan yoğun avlanma, dip tarama faaliyetleri, kirlilik ve hastalıklar nedeniyle resif yapıları ciddi oranda tahrip oldu. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) verilerine göre, körfuzdeki yerli istiridye popülasyonu tarihsel seviyesinin yaklaşık %1'ine gerilemiş durumda.
İstiridyeler, sudaki alg ve askıdaki maddeleri süzerek ekosistemde filtre görevi görüyor. Yetişkin bir istiridye uygun koşullarda günde yaklaşık 190 litre suyu filtreleyebiliyor. Chesapeake Körfezi Programı verilerine göre; popülasyon azalmadan önce körfuzdeki toplam su hacmi 3 ila 4 günde filtrelenebilirken, mevcut nüfus seviyesiyle bu işlem yaklaşık bir yıl sürüyor. Sudaki berraklığın azalması, su altı bitki örtüsünü ve resifleri yuva olarak kullanan balık ve yengeç türlerinin yaşam alanlarını da doğrudan etkiliyor.
ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR
Müzelerde sergilenen tarihsel numuneler bölgenin ekolojik dönüşümüne ışık tutarken, NOAA ve paydaş kurumlar tarafından yürütülen restorasyon projeleri kapsamında körfezdeki 10 farklı bölgede çalışma yürütüldü. Yapılan müdahaleler sonucunda bölgede yaklaşık 970 hektar fazla alanda sağlıklı resif yapısının yeniden kazandırıldığı bildiriliyor.