Onlar geçmişte hiç savaşmamış! Şiddet gerçekten içimizde mi yatıyor?
Toplum bilimciler insanı doğası üzerine yapılan çalışmalara bir yenisini ekledi. Yapılan araştırmalar insanın şiddete meyilli yapısının tarih içerisindeki yerine odaklanıyor. Bazı araştırmacılar şiddetin insanların evrimsel kodlarında yer aldığını içimizden geldiğini savunurken ortaya çıkarılan ilginç bilgiler insan ve şiddet arasındaki ilişkiye farklı bir ışık tuttu.
İnsanoğlunun bitmek bilmeyen kavga ve savaş tutkusu, doğamızın bir parçası mı yoksa sonradan öğrendiğimiz kötü bir alışkanlık mı? Bilim dünyasını ikiye bölen "Doğa vs. Yetiştirilme" tartışmasında ezber bozan yeni bir araştırma yayımlandı. 100 farklı primat türü üzerinde yapılan incelemeler, şiddetin düşündüğümüzden çok daha karmaşık bir "yazılım" olduğunu gösteriyor.
TEK BİR ÖZELLİK OLARAK GELMİYOR
Lincoln Üniversitesi’nden Prof. Bonaventura Majolo ve ekibinin bulgularına göre, primatlar dünyasında iki farklı saldırganlık türü var ve bunlar birbirine bağlı değil:
Hafif Saldırganlık: İtişme, kakışma ve düşük düzeyli kavgalar.
Ölümcül Şiddet: Kendi türünden birini kasten öldürme eğilimi.
Şaşırtıcı olan şu: Gün içinde sürekli birbirini hırpalayan (hafif saldırgan) türler, aslında birbirini en az öldürenler çıktı! Yani bir türün "kavgacı" olması, onun "katil" olacağı anlamına gelmiyor.
SADECE İNSAN VE ŞEMPANZELEÖRE MAHSUS DEĞİL
Eskiden kendi türünü öldürmenin sadece insanlara ve şempanzelere özgü bir "karanlık taraf" olduğu sanılırdı. Ancak yeni veriler, incelenen primat türlerinin yüzde 20’sinde ölümcül şiddet vakalarının yaşandığını kanıtladı. Bu da şiddet kapasitesinin evrimsel ağacımızda çok derinlere kök saldığını gösteriyor.
KELİME ANLAMINI BİLE BİLMİYORLAR
Peki ya insan kültürü? Araştırma, biyolojik eğilimlerimizin her şey olmadığını hatırlatıyor. Bazı avcı-toplayıcı toplumların dilinde "savaş" kelimesi bile yok. Küçük ölçekli toplumların yaklaşık %15-20'si hiçbir zaman organize bir çatışmaya girmiyor.
Bu durum, şiddetin genlerimizde bir "potansiyel" olarak durduğunu ama bu potansiyeli tetikleyen asıl şeyin sosyal ve ekolojik koşullar olduğunu kanıtlıyor.
GELECEK HALA BİZİM ELİMİZDE
Prof. Majolo’nun mesajı net: "Şiddetin evrimsel geçmişimizde olması, ona mahkum olduğumuz anlamına gelmez." Tıpkı gözlemlediğimiz diğer primatlar gibi, insanlar da çatışma sonrası uzlaşma, barışma ve koalisyon kurma konusunda muazzam bir yeteneğe sahip. Birbirimizin tüylerini temizlemiyoruz belki ama kahve içip sorunlarımızı çözme yetimiz hala en güçlü evrimsel silahımız.