Osman Kavala komisyon raporunu hatırlattı: AİHM ve AYM kararlarına uyulması anayasal zorunluluk
Gezi Davası hükümlüsü Osman Kavala 'Terörsüz Türkiye' komisyonunun raporuna işaret ederek "AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması, son Meclis Komisyonu raporunda da güçlü biçimde vurgulandığı gibi, anayasal zorunluluk. Ancak daha önemlisi, bu kararlarda ifade bulan temel hukuk ilkesinin tam anlamıyla benimsenmesi ve buna mutlak şekilde riayet edilmesi. Suç işlendiğini gösteren güvenilir nitelikte doğru deliller olmadan özgür yaşama hakkı kısıtlanamaz" dedi.
Gezi Davası hükümlüsü iş insanı Osman Kavala, dün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) görülen davaya ilişkin, yeni kararın 2022'deki hüküm ve onama süreçlerini kapsayacağına inandığını belirterek, "AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması, son Meclis Komisyonu raporunda da güçlü biçimde vurgulandığı gibi, anayasal zorunluluk. Ancak daha önemlisi, bu kararlarda ifade bulan temel hukuk ilkesinin tam anlamıyla benimsenmesi ve buna mutlak şekilde riayet edilmesi. Suç işlendiğini gösteren güvenilir nitelikte doğru deliller olmadan özgür yaşama hakkı kısıtlanamaz" dedi.
Gezi Davası hükümlüsü tutuklu iş insanı Osman Kavala, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:
"Önceki gün, 25 Mart'ta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ikinci başvurumla ilgili düzenlediği duruşmada, avukatlarım ve hükümet temsilcileri görüşlerini sözlü olarak aktardılar. Mahkeme, kararını bir süre sonra açıklayacak.
AİHM 2019 yılında, tutuklanmamla ilgili aldığı kararda suç işlediğimi gösteren delil olmadan tutuklanmış olmamın bir hak ihlali olduğuna, serbest bırakılmam gerektiğine hükmetmişti. 2022 yılındaki kararında ise Türkiye'nin ilk kararın gereklerini yerine getirmemiş olduğu tespitini yapmış, herhangi bir değişiklik olmadan, suç işlediğime işaret etmeyen aynı deliller kullanılarak farklı bir suçlamayla tutukluluğumun devam ettirilmesini 'hukukun etrafında dolanmak' olarak nitelemişti. Aynı doğrultuda olacağına inandığım AİHM’in yeni kararı, verilen hükmü ve hükmün onanması süreçlerini de kapsayacak.
AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması, son Meclis Komisyonu raporunda da güçlü biçimde vurgulandığı gibi, anayasal zorunluluk. Ancak daha önemlisi, bu kararlarda ifade bulan temel hukuk ilkesinin tam anlamıyla benimsenmesi ve buna mutlak şekilde riayet edilmesi. Suç işlendiğini gösteren güvenilir nitelikte doğru deliller olmadan özgür yaşama hakkı kısıtlanamaz."
KOMİSYONUN RAPORUNDA AİHM VE AYM VURGUSU
İktidarın 'Terörsüz Türkiye' olarak adlandırdığı süreç için Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun oluşturduğu ortak raporda AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasının belirtildiği maddelerde şunlar öne çıkıyor:
''Anayasa’mıza göre Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağladığı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
Türkiye’nin zorunlu yargı yetkisini kabul etmiş olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını icra etme oranı yaklaşık %90’dır. Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin kararları icra etme oranı ise yaklaşık %80’dir. Bu yüksek orana rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olma niteliğini perçinleme hususunda AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyulmasının önemi de ortadadır.
AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mevcut mekanizmalar güçlendirilmeli; ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır. Kararlara uyumun sağlanması çerçevesinde, idarenin işlemlerinden ve yargının işleyişinden kaynaklanan engellerin kaldırılması önerilmektedir.''