Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda dokuz öğrenci ve bir öğretmenin katledildiği saldırıdan geriye iki not kaldı.
İlki, 11 yaşındaki Adnan Göktürk Yeşil’e ait.
Hedefini şöyle anlatmış:
“Niye çalışıyorum?
Kabataş Lisesi veya Galatasaray Lisesi.
Hedef, 500 tam puan.
Çalışan başarır, sefil olmaz, bunu unutma!”
Ne de olsa babasının oğlu.
Babası Cevdet, güvenlik görevlisi olarak çalışırken üniversiteyi kazanmış.
Sabahları çalışmış, akşamları okumuş.
Tarih bölümünü bitirmiş.
Güvenlikçi olduğu eğitim kurumunda önce öğretmen, ardından müdür yardımcısı olmuş. Oğlunu Atatürk sevgisiyle büyüttüğünü anlatıyor gururla.
İkinci not, aynı okulda sekizinci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’den...
14 yaşındaki İsa Aras, katliamı günler öncesinden planlamış.
Şöyle yazıyor:
“40 kişilik sınıflar, hiçbir sınıfta kilit yok, nişancı tatbikatı yok, polis uzakta, kimse silahlı değil, eğitildim, silahla etkinliğim polis memurununkiyle karşılaştırılabilir, konumum kolay, yolları biliyorum.”
Adnan Göktürk’ün hedefi, okumak...
İsa Aras’ınki katliamdı.
15 Nisan’da birinci sınıf emniyet müdürü ve polis başmüfettişi babasına ait beş tabancıyla okulu bastı. Adnan Göktürk Yeşil’in de aralarında olduğu dokuz öğrenciyi ve öğretmen Ayla Kara’yı öldürdü, 15 öğrenciyi yaraladı.
İki gün önce ‘Okulu basacağım’ dedi
Bu katliam bağıra çağıra geldi.
İsa Aras, zamanını bilgisayarda geçiriyordu.
Discort ve Telegram’da sohbet ediyor, ‘Roblox’ adlı oyunu oynuyordu.
Okul saldırısı videoları izliyordu.
ABD’li bir okul saldırganının fotoğrafını WhatsApp profili olarak kullanıyordu.
Arkadaşlarıyla ortak WhatsApp grubuna, resim çantası içerisinde silah bulunan fotoğrafı atmıştı. Poligonda atış yaparken görüntüler paylaşmıştı.
Her gün silah tutma ve şarjör değiştirme antrenmanı yaptığını söylüyordu.
Katliamdan iki gün önce WhatsApp gruplarında “Nisanda okul baskını yapmayı düşünüyorum” diye yazmıştı.
Psikiyatra götürmediler
İsa Aras, okulda 22 kez rehber öğretmenlerle görüşmeler yaptı. İki kez “Hastaneye götürün” denildi.
Ailesi tavsiyeye uymadı.
Emniyet psikoloğuna altı kez götürüldü.
Son randevu 9 Aralık 2025 günüydü; gitmediler.
Altı gün sonra kalemtraş bıçağıyla kendisine zarar verince hastaneye kaldırıldı.
“Çocuk psikiyatrisinde tedavi edilsin” denildi.
Ailesi tedaviyi yaptırmadı.
Özel klinikteki danışman psikiyatri desteği verilmesini önerdi.
Randevu 16 Nisan’da saat 16’daydı.
İsa Aras, o gün okulu bastı!
İKİ gün önce atış talimi
Baba Uğur Mersinli, katliam öncesi talim yaptırır misali, yaşı yetmediği halde oğlunu poligona götürdü.
İsa Aras, silahı kendi doldurup ateş etti.
Babası oğlunun atış anlarının videosunu çekti.
Evdeki cephanelik
15 Nisan.
İsa Aras, okula gitmedi.
Saat 11.53’te Siverek’teki okul baskınının haberini okudu.
Saat 13.14’te “Arkadaşıma kitabını vereyim” diyerek, evden çıktı.
Çantasında babasına ait beş tabanca vardı.
Babasının evde yedi tabancası ve iki tüfeği bulunuyordu. Ve bu silahları gardıropta tutuyordu.
İsa Aras, katliamdan bir gün önce silahları yatağa dizip hatıra fotoğrafı çekmişti.
Dakika dakika katliam
Saat 13.22’de okula geldi.
Birinci koridora yöneldi.
Telefonunu koridor pencere kısmına bıraktı. Muhtemelen canlı yayın yaptı.
Kızlar tuvaleti girişinde tabancayı çıkarıp bekledi.
13.29’da iki kız çocuğuna üç metreden kurşun yağdırdı.
Çocuklardan biri hareketsizken...
Diğeri yaralı halde 5/E sınıfına girdi.
İsa Aras, sınıfa daldı, içeride 13 saniye kaldı.
İngilizce sözcükler söyleyerek ateş etti.
Mermisi bitince koridordaki çantasından silahını değiştirip içeriye girdi.
12 saniye kaldı.
Tekrar çıktı
Yeni silah alıp üçünçü kez girdi.
Saat 13.30’du.
Öğretmeni koridora gelip şalteri indirince kameralar kapandı.
Katil o anlarda 5/D sınıfına girerek, ateş etti.
Kameralar açıldığında saat 13.52 idi.
Katliam bitmiş...
İsa Aras da ölü ele geçirilmişti.
Katilin manifestosu
İsa Aras’ın bilgisayarındaki incelemede, ‘Roblox’ adlı oyunda, okulda silahsız kişileri öldürdüğü saptandı.
Bomba yapımını ve okul saldırılarını araştırmıştı.
Okul saldırganlarının katillerin görüntülerini kaydetmişti. Bu katillerin yanına kendi fotoğrafını eklemişti.
Bir manifesto yazmıştı.
Manifestosunda okul saldırısı planını şöyle anlatıyordu:
“Koridorda devriye gezen öğretmenleri vuracağım, sınıfa girip ateş etmeye başlayacağım, 1-2 şarjörü boşattıktan sonra sonraki sınıfa geçeceğim, ölü olduğundan emin olmadığım kişilere iki kez ateş edeceğim. Eğer silah doldurmak için zamanım kalırsa, anaokuluna gideceğim.”
Bir tek sonuncusunu yapamadı.
Önce aile, sonra devlet
Uğur ve Peyman Pınar Mersinli’ye 10’ar kez olası kastla öldürme ve 15 kez olası kastla yaralamadan dava açıldı. İlk duruşma Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün.
Adnan Göktürk’ün babası Cevdet Yeşil’e göre ilk suçlu, Mersinli ailesi.
Şöyle diyor:
“Kredi kartı ve telefonu eline vermişler. Bilgisayarı koymuşlar odaya. Babası silahları sermiş önüne. Katil de planı yapmış.”
İkinci suçlu ise devlet.
Üç sebeple.
Bir, eylül ayında iş başı yapan güvenlikçi, kadro yok diye işten çıkarılmış.
Yeşil:
“Güvenlik zaafiyeti olmasa bu olay yaşanmazdı. Okul başladığında kapıda özel güvenlik vardı. Çocuğumu okula yazdırmaya gittim, bizi içeri almadılar, velilerin girişi yasak dediler. Sonra gitti güvenlikçi. Kadro vermemiş bakanlık. Olaydan sonra devlet her okulun önüne iki üç adam koydu. Zamanında koysana!”
İki, idareciler mart ayında değiştirilmiş.
Yeşil, “Yeniler okulu ne kadar tanıyabilir?” diyor.
Üç, sabahçı İsa Aras’ın öğleden sonra okula gelmesine kimse itiraz etmemiş.
İdarecilerin Uğur Mersinli’nin nüfuzundan çekinip “Bunu mezun edelim de kurtulalım” diye düşündüğünü savunuyor.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığın, İsa Aras’ın okulda katliam yapacağını önceden haber verdiği Discort’taki beş, TikTok’taki bir kullanıcıyla ilgili araştırmasını sürdürüyor.