Özel'in ekibi için yol ayrımı kaçınılmaz mı?
CHP'de mutlak butlan kararıyla partinin başına Kemal Kılıçdaroğlu'nun getirilmesi kurultay tartışmalarını alevlendirdi. Kılıçdaroğlu kanadı kurultay için Yargıtay kararını işaret ederken, Özel kanadı için ayrı parti kurmanın kaçınılmaz olabileceği yönünde yorumlar yapılıyor.
CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığa getirilmesi, seçilmi genel başkan Özgür Özel ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu liderliğindeki değişimci kanadı oldukça zorlu bir yol ayrımına getirdi.
Değişim cephesi önceliği parti içinde kalarak yönetimi yeniden ele geçirmeye verse de, Kılıçdaroğlu yönetimi ile iktidar kanadının baskısıyla partiden tasfiye edilme ihtimalinin de ciddi bir biçimde hesaba katıldığı bildirildi.
Bu doğrultuda A planı olarak olağanüstü kurultayı toplama yolunu seçen Özel ve ekibi, kısa sürede 900 civarında delegenin imzasını toplamayı başardı ve 111 milletvekilinin de yazılı desteğini arkasına aldı. Ancak imza süreci devam ederken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın delegelerin banka ve SGK kayıtlarını incelemeye alması, değişimciler tarafından delegeleri korkutmaya yönelik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Kılıçdaroğlu kanadı ise mevcut hukuki tedbirler nedeniyle kurultay yapmanın imkansız olduğu iddiasında bulunuyor.
İKİ YEDEKLİ PLAN DEVREYE GİREBİLİR
Olası bir "baskın seçim" ve CHP'nin seçime girememe riskine karşı tedbirli olduklarına dikkat çeken Özgür Özel, asıl amaçlarının partiyi terk etmek olmadığını ancak bir felaket senaryosuna karşı iki yedekli planlarının bulunduğunun mesajını verdi.
DW Türkçe'de yer alan habere göre, gelinen noktada, değişimi savunan bazı kurmayların halk desteği henüz sıcakken ve zamanın ruhu kaybedilmeden hızlı hareket edilmesi gerektiğini düşündüğü iddia edildi. Özellikle Yargıtay’ın nihai hukuki kararının adli tatil sonrasına kalma riski, değişimcileri alternatif senaryolar üzerinde daha somut düşünmeye zorladığı belirtildi.
BASKIN SEÇİMDE HAZIR BİR PARTİYE Mİ GEÇİLECEK?
Eğer parti içi tüm hukuki ve siyasi yollar tükenir ve ayrılık kaçınılmaz hale gelirse, yeni yasal düzenlemeler nedeniyle sıfırdan bir parti kurmak yerine, seçime girme yeterliliğini halihazırda kazanmış olan hazır bir partiye geçiş yapılması da gündeme gelebilir.
Nitekim İmamoğlu’nun da duruşma salonundan "tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacağız" diyerek verdiği mesaj, bu kitlesel hareketin parti dışında da devam edebileceğinin sinyali olarak yorumlandı. Mayıs 2026 tarihli anketler de Özgür Özel’in yeni bir parti kurması halinde yüzde 35,7 gibi yüksek bir oy oranına ulaşabileceğini, Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin ise yüzde 5,6’lara gerileyebileceğini göstererek bu arayışları zemin sağladı.
Neticede, değişimci ekip için bu yaz ayları ya parti yönetimini yeniden devralacakları ya da yeni bir siyasi rotaya sapacakları kritik bir dönemeç anlamı taşıyor.