CHP lideri Özel'den Kılıçdaroğlu'na tarihi çağrı
CHP lideri Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu'na 'tarihi çağrı'da bulunan Özel, "Kemal Bey'e bugün bu tarihi kararı almasını, ülkeyi ve partiyi daha fazla bu cenderede tutmamaya davet ediyorum" dedi.
CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuştu. Özel burada yaptığı konuşmada, mutlak butlan kararının ardından partinin başına genel başkan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu'na bir kez daha 'tarihi çağrı' yaptı.
Kılıçdaroğlu'na çağrıda bulunan Özel, "Bu ülkeye sandığı getirmiş, ülkeyi yeniden demokrasiyi taşımayı vadeden bir partinin bu ayıptan derhal kurtulması lazımdır. Bunu bir tarihi çağrı olarak, iktidarı değiştirmek isteyen herkes adına, sokağın öfkesiyle, inancıyla kararlılığıyla, Kemal Bey'e bugün bu tarihi kararı almasını, ülkeyi ve partiyi daha fazla bu cenderede tutmamaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Özel, CHP'nin işgal altında olduğunu söylediği açıklamasında, "Cumhuriyetten önce kurulmuş CHP hedeftedir. Saray'ın planıyla işgal altındadır. Şimdi Saray darbesiyle parti fiilen kapatmıştır. CHP'lilerin seçtikleri değil, AKP'nin talimatıyla bir yargıcın atadıkları partidedir. Bu partiyi öyle veya böyle alacağız, açacağız. Ve biz bu partiyi hep birlikte iktidar yapacağız. Sonuna kadar direneceğiz. Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız. Ama önünde sonunda iktidara kavuşacağız" dedi.
Özel'in açıklamaları salondaki partililer tarafından büyük coşkuyla karşılandı.
'KONU ERDOĞAN'LA REJİMİ DEĞİŞTİRMEK İSTEYENLER ARASINDA'
Özel'in açıklamalarından diğer öne çıkanlar şöyle:
Sadece şunu söylemek isterim. Atatürk'ün kurduğu bu cumhuriyet, kökleri, gövdesi ve dallarıyla dimdik ayaktayız. Ama herkes bilsin ki bugün olduğu gibi milletin dediği olacak.
Bugün yine milletimizle birlikte, milletimizin Meclis'indeyiz. Zor zamanlardan geçiyoruz ama baskıya, zorbalığa ve karanlığa teslim olmuyoruz. Adım adım bu karanlık tünelin ucundaki umuda, ışığa yürümeye devam ediyoruz.
Konunun parti içi bir mesele olmadığını Tayyip Erdoğan'ın rejimini değiştirmek isteyenlerle bunun karşısında duranlar arasında olduğunu hep söyledim.
Önemli bir hafta. Önemli gelişmeler oldu. Geçen hafta 74 il başkanımız, 81 ilden gelen delege imzalarımızı, CHP'mizin şu an butlan yönetiminde olan Genel Merkezi'ne götürdüler. Büyük bir özenle görevlerini yerine getirdiler.
1004 delegemizin iradesini teslim eden ıslak imzaları götürdüler. O günden beri de kurultayı bekliyoruz.
Kamuoyunun hiç tahammül edemediği, delege mi delege, imza mı imza, onu alıp gereğini yapıp ilçe seçim kuruluna bildirmek görev. Ama bununla ilgili birçok zorluk çıkarmak, esas niyetin "Kurultay yapabilecek olsak hemen yaparız sözü samimi olsa", derhal bunu yapılması, kurultayı yapmayan yaptırmayan irade varsa ona karşı bir ve bütün mücadele verilmesi gerekirken, bir takım bahanelerle, engellemelerle, "Sorduk kurultay yapamıyoruz" gibi yaklaşımlarla karşı karşıyayız.
Şimdi Türkiye'de aksini savunan tek bir hukukçu yok. Ama maalesef buna rağmen imzaları elde tutup ilçe seçim kuruluna yollayıp, İlçe Seçim Kurulu ne diyor, buna bile mani olmaya çalışan bir yaklaşım var.
Türkiye'ye sandığı getirmiş partinin, seçimiz mazbatasını almış genel başkanının 6 yıl önceki seçime gidip aradaki 4 seçimin sonucunu saymayarak, bir atamayla yönetmeye çalışmanın izah edilebilir hiçbir tarafı yok.
'KEMAL BEY SALONLA BERABER AYAKTA ALKIŞLIYORDU'
Çok basit hesap. O gün Kemal Bey'e oy vermiş arkadaşlar yaklaşık 520 tanesi şu anda kurultay yapılsın diye imza vermiş durumdalar. Biz bu arkadaşları 6 Nisan günü çağırdık. Gelin bir daha oy kullanın dedi. Geçerli oyların tamamını vererek iradeyi ortaya koydular. O gün Kemal Bey salonda oturuyordu. Bütün salonla beraber ayakta alkışlıyordu.
Seçilmiş kadın kollarının başkanlarına erkekler atama yapıyor. Kadınların hepsinin seçtiği değil, bizim seçtiğimiz yönetecek diye.
Bu ülkeye sandığı getirmiş, ülkeyi yeniden demokrasiyi taşımayı vadeden bir partinin bu ayıptan derhal kurtulması lazımdır. Bunu bir tarihi çağrı olarak, iktidarı değiştirmek isteyen herkes adına, sokağın öfkesiyle, inancıyla kararlılığıyla, Kemal Bey'e bugün bu tarihi kararı almasını, ülkeyi ve partiyi daha fazla bu cenderede tutmamaya davet ediyorum.
'ATANMIŞLAR KENDİLERİNİ ATAYANLARDAN TALİMAT ALIRLAR'
Bir ışığa bir umuda doğru yürüyoruz. O umudu, bu salonda kardeşlerimin, evlatlarımın gözlerinde görüyorum. Umut salonlarda değil, umut sokakta.
O ışığı Ankara sokaklarında, Denizli'de Burdur'da ilçelerde köylerde gördüm. Sokakta pazarda, halde kahvehanede, emeklinin öfkesinde, esnafın sabrında, gençlerin direncinde gördük. Kimse unutmasın ki atanmışlar, kendilerini atayanlardan talimat alırlar. Seçilmişler talimatı milletten alırlar.
Ben bugün bu kürsüye milletten, evinden kahvesinden aldığım yetkiyle geldim.
'BANKIN ÜSTÜNE ÇIKTIK MİLLETİN GÖNLÜNE KAVUŞTUK'
Denizli'de Cuma namazından çıktık, avlunun önündeki meydanı 10 binlerle dolu bulduk. Ve 10 binlerle bayram yeri meydanına döndük. Baktık ki bir şey söyleyelim istiyorlar. Ne otobüs var artık ne bir şey var. Orada bir bank bulduk, bankın üstüne çıktık milletin gönlüne kavuştuk. Ve ardından, Denizli'nin büyük coşkusuyla Burdur'a uğurlandık.
Sıkıntılar büyük, tartışmalar zor. Ama öyle bir yerdeyiz ki, binaları imkanları bırakıp, milletle kucaklaşınca, oradan aldığımız gücün, bu haksızlığa karşı mücadelemize, sizlerin kararlılığına, annelerin dualarına, gençlerin gözyaşlarına ve büyüklerin dirençlerine ve hep birlikte bu iktidarı değiştirme kararlılığını iliğimizde kemiğimizde hissediyoruz.
'EMEKLİLİK ARTIK HUZURUN ADI DEĞİL'
AK Parti'nin kara düzeninde kimsenin huzuru kalmadı. Emeklilik artık huzurun değil hayatta kalma mücadelesinin adı oldu.
Geçen hafta meydanlarda da üç büyük emekli örgütü bir araya geldi, maaşların insanca seviyeye çekilmesi için talepte bulundular. İnsan söylemeye utanıyor, o emeklilerin temsilcileri hak aramak için çıkmış. 'İnsanca ücret' diyorlar. Bu cümlenin içindeki ayıbı, utancı hiçbirimizin yüreği kaldırmıyor.
Bir kutu kolayı ezer gibi büyün emeklileri dibe doğru yaslıyorlar. 8 yıldır ilk kez, bayram ikramiyelerine zam yapmadılar ve AKP geldiğinde emekli maaşı 8 çeyrek altın alırken, şimdi 2 çeyrek altın düzeyinde.
Şimdi 5 emekli bir olup yoksulluktan kurtulamıyor. Memlekette, 5 emekli maaşlarını birleştirip kurtulamıyor. Ancak 6 emekli gelirse bir araya yoksulluk sınırının üzerine çıkıyor.
Memlekette vergi düzeni yok, vergi soygunu var. Israrla anlatmak lazım. Elektrik, su, telefon, benzin, çocuk ayakkabısı, süt. Zengin de alsa aynı vergiyi veriyor fakir de alsa...
Bu düzene çomak sokan, itiraz eden, tepetaklak yapacağız diyen CHP'ye operasyon yapıyorlar. Namusuma şerefime söylüyorum. Bu mesele Kemal Beyle benim arada, butlancılarla seçilmişler arasında değildir. Bu mesele, seradaki teyzeyle Tayyip Erdoğan arasındadır.
En önemlisi, hani bunlar diyorlardı ya, "Bayramdan önce vurur, bayramda durulur, bayramdan sonra butlan yönetimi yola koyulur" ne oldu? Hep birlikte direndik, mücadelemizi sürdürüyoruz. Bizim meselemiz seçilmeden orada bulunanlarda değil, onları orayı yetkilendirip usulsüzce, bu mücadeleyi kesmeye çalışanlardır.
AKP'ye şu kadarını söyleyeyim: NE olursa olsun, her hafta açıklayacağım. Gençlere, bu millete AKP'nin maliyetini açıklayacağım. akpden.com diye bir site kurduk, el koydular. İkincisini kurduk o da butlancıların orada kaldı. Yenisini kurduk. akpden.net. Bunlar bizim hiç tanımamış. Sanıyorlar ki durdurabilirim.
ÖĞRETMENLERE DESTEK
Öğretmenler geliyorlar başkente hak aramaya. Nasıl haklılar? Şu kadar haklılar şu kadar. 2014'te bir gece yarısı oradaydım ben salında, milletvekili olarak. Bir önerge geldi. Bakanlıktan, kavga dövüş apar topar geçirdiler. O güne kadar dünyanın en kutsal mesleğini yapan, bütün meslekleri yetiştiren öğretmenlerin, devlette çalışamayan özel okulda çalışan öğretmenleri, kanuna göre, özel okul patronları haklarını yemesin diye, kanun çıkmıştı ve demişlerdi ki, "özel okulda çalışan öretmen kamudaki denginden aşağıda maaş alamaz. O gece yarısı bir kağıt geldi. Apar topar AKP oylarıyla geçti, o gün bugündür emek sömürüsünün daniskası yaşanıyor.
Bugün özel okullarda asgari ücrete çalışan öğretmen var. Saat uygulaması olduğu için yeterince derse girmediği için 19 bin lira maaş alan öğretmen var. Öğretmenlerin Sendikası buna itiraz etmeye gelmiş.
Yanlarına da yine, Erdoğan'ın seçimde CHP, muhalefet partileri mülakatı kaldıracağız deyince, ben de mülakatı kaldıracağım dedi. Koyan sensin? "Kaldıracağız mülakat bitmiştir" dedi. Düpedüz milli irade hırsızlığı.
Mülakat olmayacak dedi mülakat yaptılar.
'BİR TANE AKP'Lİ BELEDİYEYE OPERASYON YOK'
Bir tane AKP'li belediyeye operasyon yok, yargılama yok. AMA CHP'den 24 belediye başkanımız hala hapiste.
Normalde belediye nasıl soruşturulur? Gidilir incelenir denetçiler tarafından. Bir delilden suça, o suçtan da suçu işleyen faile gidilir.
Belediye denetimiyle ilgili bütün kanunlar bir yana, önce belediye başkanı göze kestirilir, suçlu ilan edilir. Sonra delil aramak icap eder. Sonra onunla iş yapan bütün herkesin dosyaları istenir, sonra iş insanları malıyla mülküyle tehdit edilir, sonra yanına bir takım avukatlar gelir. "Çıkacaksan, savcının istediği gibi ifade ver" der. Belediye Başkanına iftira edilir, iftiraya uygun ifade alınır, kişi salınır, malı mülkü iade edilir.
Ve bunun dışında, ihbar, delil, suç suçlu değil. Hedef ve hedefteki kişiye isnat edilecek suç için delil yaratılması gündemde.
'ÖNÜNE GELENİ TEHDİT ETTİKLERİ BİZ DÜZLEMDEYİZ'
Öyle bir noktadayız ki, Bunlar yaşanırken, bu bize dair bir şey değil, CHP'li belediyelerde bir şey oluyor diyene şunu hatırlatırım. TÜSİAD Başkan ve yöneticisini konuşmasından dolayı, hükümeti eleştiriyor diye, 78 ülkeye ihracat yapan adama yurt dışı yasağı koydular, nerede AKP yandaşı olmayan bir sanatçı varsa bir şey uydurup hepsini toplayıp, uyuşturucu kullanıyor diye yaftalayıp, 18'inde uyuşturucu çıkmadı dediler. Millet 20'sini de bir gördü.
Geçen hafta bütün tavukçulara kayyum atadılar. Kimi şokta, Tayyip Bey'in partiyi kurarken evinde yattığı adama kayyum atamışlar. Bir döşeğin, kahvenin 40 yıl hatırı var o kadar bizimkiler kadar kalmadılar. Ama artık hukuk sadece birinin elinde, birilerinin gözü dönmüş.
20 bin öğrenciyi okulsuz bırakıp bir gece de okulu geri veriyorlar. Burada olan bir tek şey var o da şu. İktidarı kaybedeceğini anlayanların, hukuku bir sopaya çevirip, muhalifleri, iş insanlarını önüne geleni tehdit ettikleri bir düzlemdeyiz.
'YA BİR YOL BULACAĞIZ YA BİR YOL AÇACAĞIZ'
Yüreği ağzında anneler babalar, her telefona benim evladıma da bir şey oldu mu diye bakıyorlar. Sadece bunu CHP'ye yapıyorlar diye bakmamak lazım. Umudunu kaybetmiş gence de gazeteciye de aydınlara da bu sopayı gösteriyorlar. BU sopaya karşı ne benim, ne partinin gücü yeter. Ama millet bir olursa, hak arayanın arkasında durursa, çağrıldığında çağrıldığı yere giden tavrını koyarsa milletin karşısında dayanacak hiçbir güç yoktur.
Örgütlü tüm yapılar hedeftedir. Cumhuriyetten önce kurulmuş CHP hedeftedir. Saray'ın planıyla işgal altındadır. Şimdi Saray darbesiyle parti fiilen kapatmıştır. CHP'lilerin seçtikleri değil, AKP'nin talimatıyla bir yargıcın atadıkları partidedir. Bu partiyi öyle veya böyle alacağız, açacağız. Ve biz bu partiyi hep birlikte iktidar yapacağız. Sonuna kadar direneceğiz. Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız. Ama önünde sonunda iktidara kavuşacağız.