Özgür Özel: Erken seçim istiyoruz, kaçamazsınız

CHP, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerini sürdürüyor. Nevşehir’de düzenlenen programda CHP lideri Özgür Özel, erken seçim çağrısını yineledi.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 104'üncüsü Nevşehir'de yapılıyor.

Özgür Özel, Nevşehir'de konuşuyor:

Nevşehirli vatandaşlara birlik çağrısında bulunan Özel, şunları söyledi:

-Biz bugün buraya Nevşehir’in güzel insanlarının vicdanına sığınmaya, vicdanına seslenmeye geldik. Biz bugün buraya bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya geldik.

-Biz bugün buraya tüm kötülüklere karşı birbirimize sarılmaya, birbirimizden güç almaya geldik. Bu şehirde biz yerel seçimlerde Nevşehir Belediyesi’ni hiç kazanamadık. Ama bu şehre kızmadık. Bu şehre küsmedik. Hep kusuru kendimizde aradık. ‘Daha çok çalışacağız, başaracağız’ dedik.

-Son seçimlerde Taner İnce ile Derinkuyu’yu, Sefer Neslihanoğlu ile Kozaklı’yı, Ali Ertuğrul Bul ile Ürgüp’ü, Birol Demirdelen ile Yazıhüyük Belediyesi’ni kazandık. Hem belediye başkanlarımızı, hem onlara görev verenlere yürekten teşekkür ediyorum. Nevşehir merkez ise bizi seçmedi. İYİ Parti’nin adayı Sayın Rasim Başkanı seçti. Rasim Başkana ve hangi partiden olursa olsun seçilen belediye meclis üyelerine bir kez daha başarılar diliyorum, hepsini tebrik ediyorum, millet kimi seçtiyse başımızın üzerindedir.

-Genel seçimde sizden oy alanlar, sonrasında maalesef bu şehre sırtını döndüler. Bir tarafta bu şehre yüzünü dönenler, çalışanlar, gayret edenler var. Ben Bülent Yumuş’un şahsında il başkanımızın, tüm ilçe başkanlarımıza, tüm örgütümüze, tüm CHP’lilere teşekkür ediyorum.

-Nevşehir’de milletten oy almak için gayret eden, sandığa güvenen, sandığa inanan herkesin önünde saygıyla eğiliyorum. Bir yanda bu şehre yüzünü dönenler, bir yanda oyu alırken koşup, gelip, sonra sırtını dönenler var. Gelirken baktık, Nevşehir ne yapmış, bu hükümet Nevşehir’e ne yapmış diye. Hesap basit: Nevşehir 2025 yılında 10,5 milyar lira vergi ödemiş. Peki yatırım ne olmuş? 3,4 milyar lira. Düşünün ki Nevşehir gibi bir kentte, İstanbul’dan, Bursa’dan, Kocaeli’den, Denizli’den, Manisa’dan, Gaizantep’ten, buralardan toplanan vergilerin payına düşenden fazlası verilmeli ki Nevşehir burada var olsun, büyüsün, güçlensin.

-Oysa bırakın genel vergiden fazlasını vermeyi, 10 milyardan fazla vergi alıp bu şehirden, bu şehrin üreticisinden, esnafından, ki öyle vergiler var ki can bezdiren, bu şehre hizmet etmek isteyenler ama bir yandan gelince 3 milyar lira yani 10 alıp, 3 veren, kepçeyle alıp, kaşıkla veren bir anlayış var. Buradan tek sözüm şudur ki Nevşehir’de: Gün gelecek, sandık gelecek, Nevşehir kendine sahip çıkacak bir iktidarı başa getirecek, bir cumhurbaşkanı seçecek, o gün Nevşehir’den alıp da azını verenin değil, artık hak ettiğini misliyle vermenin sözünü veriyoruz Nevşehir’e."

-Nevşehir’deki çevre yolu ihtiyacına dikkati çeken Özel, iktidara geldiklerinde çevre yolunu yapacaklarını belirterek, "Bir yandan Nevşehir, bir dokunup bin ahın işitildiği bir şehir.

-Nevşehir’de daha 10 milyar vergiyi almayı bilenler, 3 milyar yatırım bütçesi koyanlar, Nevşehir’e bir çevre yolu bile yapmamışlar. Dünyanın kamyonu, tırı şehrin içinden geçiyor. Trafiği tıkıyor. Egzoz kokusunu, hava kirliliğini bu şehre getiriyor, gürültü yapıyor ve bu şehri rahatsız ediyor. En kısa sürede Nevşehir’e layık bir çevre yolunun hızla yapılması lazım. Buradan söylüyoruz: Sandık gelip de iktidar değiştiğinde bir yıl içinde o yolu yapacağız, Nevşehir’i bu ızdıraptan kurtaracağız" dedi.

"KÜÇÜK İŞLETMELERİN TAMAMINI ZORLUYORLAR"

Kapadokya Alan Başkanlığı’nın küçük esnafı bitirdiğini ifade eden Özel, sözlerine şöyle devam etti:

-Nevşehir’e yılda 4,5 milyon turist geliyor. Dünyanın dört bir yanından geliyor, Türkiye’nin dört bir yanından geliyor ama ortalama 2 gün kalıyorlar. Şehre katkıları çok az. Bu turistleri şehirde tutmanın, burada konaklama sürelerini uzatmanın ve bu turistin bu kente katkı sağlamasının yollarını mutlaka bulmak gerekiyor. Maalesef bir Alan Başkanlığı kurdular. Kapadokya Alan Başkanlığı. Öyle bir iş ki, küçük esnafı bitirdiler.

-Küçük pansiyonları bitirdiler. Bir yere ruhsat almak gerektiğinde, bir tarafta Türkiye’nin dev firmaları işlerini takip ediyorlar, izinleri alıyorlar, her türlü işi hızla hallediyorlar ama bir tarafta buranın kendi esnafına gelince burnundan getiriyorlar. Küçük işletmelerin tamamını zorluyorlar.

-Nevşehir’in insanına değil, İstanbul’daki büyük şirketlere ya da yabancı yatırımcılara parayı kazandıran ve vergiyi de orada yatırttıran, buraya bir faydası olmayan bir düzen kurdular. Bunun için lami cimi yok. Ürgüp’ün, Kapadokya’nın gelen turistinin verdiği vergi de bu şehirde kalacak. Bu şehir dünyanın en büyük güzelliklerinden birinin ev sahibi bu şehir, hak ettiğini fazlasıyla alacak. Söz veriyoruz.”

Gençlere de seslenen Özel, "Diğer yandan, gençlerimiz turizmde çalışıyor, ya iş bulamıyor, iş bulursa güvencesiz çalışıyor, asgari ücretle çalışıyor. Bu kentin sefasını başkaları sürerken, cefasını gençlerimiz çekiyor. Buradan bütün gençlerimize umudunu kesmiş, iş bulamayan, bulsa da emeği sömürülen bütün gençlerimize and olsun ki, Nevşehir’in de yüzünü güldüreceğiz, gençlerinin de yüzünü güldüreceğiz" diye konuştu.

Tarıma ayrılan bütçenin yetersiz olduğunu ifade eden Özel, çiftçilerin yaşadığı sıktınları şöyle ifade etti:

-Nevşehir üzümü, kabak çekirdeği, patatesiyle ünlü. Bu topraklara alnının terini damlatanlar var burada. Çiftçiler, köylüler var. Alnının terini toprağa damlatıyorsun, o topraktan bereket fışkırtıyorsun. O bereketle, namusunla kazandığın parayla çoluğuna, çocuğuna bakmaya çalışıyorsun ama her geçen gün biraz daha zorluklar yaşanıyor. Bu sene iki ayda tarıma verilen destek 2 milyar lira. Oysa faize ödenen para 640 milyar lira.

-Yani tarıma verilenin 320 katını faizcilere veren bir iktidarla karşı karşıyayız. Normalde çiftçilerin desteklemesi kanuna göre gayri safi milli hasılanın yüzde 1’i olacak. Yani 770 milyar lira çiftçiye destekleme yapılması lazım. Bu sene bütçeye bunun 5’te birini koydular. Yani 640 milyara yakın bir para size verilecek olan parayı size değil, iki ayda faizcilere verdiler. Öyle bir noktadayız ki, kanundakinin 5’te birini çiftçiye reva gören bir anlayış var.

-Buradan açıkça söylüyoruz: CHP iktidarında çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV, KDV alınmayacak. Elektrik borçları her ay değil, hasat sonunda para elinize geçince ödenecek. Arada elektrik borcundan dolayı kesinti olmayacak. Planlı üretime geçilecek. Çiftçiye alım garantisi verilecek.

-Çiftçi ne üreteceğini ve kaça satacağını bilecek. Öyle yollara geçiş garantisi verenler, uçaklara yolcu garantisi, havaalanlarına uçuş garantisi verenler, köprüye geçiş garantisi verenler, İngiltere’nin verdiği paraya karşılık 25 yıl, 30 yıl garantili ödeme yapanlar, kendi çiftçisini kaderiyle baş başa bırakıyorlar. Ne ekeceğini, kaça üreteceğini, kaça satacağını bileceksin. Çünkü bu ülkenin başına çiftçiye 'al ananı da git' diyen bir Cumhurbaşkanı değil, 'çiftçi milletin efendisidir' diyen Atatürk’ün partisinden çiftçiyi, milletin efendisi yapacak bir cumhurbaşkanı gelecek. Söz veriyoruz size.

-Sizi yok sayan, sizi hor gören bir iktidar var. İktidarlar milletten dersi aslında oyu aldıktan sonra her adımlarını düzgün atmaları lazım. Milleti kollamaları lazım. Kollamıyorlarsa Meclis’te hesap vermeleri lazım. Ama şimdi öyle bir düzenin içine gelindi ki 'sen oyu vereceksin, birini seçeceksin, sonra kenara çekileceksin' diyorlar. Oyu bir sefer alıyorlar. Ondan sonra dönüp milletin gözünün içine bakmıyorlar.

-Milletin içine çıkmıyorlar. Tayyip Erdoğan, partisi Adalet ve Kalkınma Partisi, gelip burada bir miting yapıyor mu? Gelip senin hatrını soruyor mu? Çarşı pazar geziyor mu bunlar? Kahvehaneye gelip hatır soruyor mu bunlar? Derdin ne diyor mu bunlar? İşte bu 'sen oyunu vereceksin, sonra kenara çekileceksin' dediği iş. Yoksa buradan söyleyim: Bugün kaybettik, Allah gani gani rahmet eylesin. Hüsamettin Cindoruk.

-Rahmetli Demirel, Ecevit ile rekabet halindeydiler. Biri barajlar kralıydı, bir tanesi Kıbrıs fatihiydi. Ama meydanlar onlarında. Oyu alıp kenara çekilmek değil, millete gelmek, hizmette yarışmak ve meydan meydan mücadele etmek vardı. Karşımızda oyu alıp milleti kenara itenler, insan içine çıkmayalar, meydanlara, sokaklara çıkmayanlar, çıkanları da hor görenler var. O yüzden bir kez daha söylüyorum: Milletin arasında olmaya, yanında olmaya, sanki seçim varmış gibi her zaman sizin içinizde olmaya devam ediyoruz."

"MEHMET ŞİMŞEK 19 MART DARBESİNİN MALİ KANADIYDI"

-Mehmet Şimşek kara haberi verdi. Enflasyon artacak, bütçe açığı artacak diyor. Hepsini de savaşa bağlıyor. Savaş var diye enflasyon olmuş. Mehmet Şimşek, 19 Mart darbesinin mali kanadıydı. Ekrem başkanı tutuklayınca, bunlar elimizdeki döviz rezervlerini yakıyorlar.

-Tam 1 Nisan gününde açıkladı, 19 Mart'ta çoklu şoklar döneminde 60 milyar dolar yaktık diyor. İran savaşında da, 50 milyar dolar yaktık diyor. Kendisi diyor biz 60 milyar doları yakmasaydık bu İran savaşından hiç etkilenmeyecektik diyor. Petrol fiyatları yükselince elektrik ve doğalgaza yüzde 25 zam yaptı.

-Domatesin kilosu 65 liradan 150 liraya bir anda fırladı. Neden üretildiği yerden İstanbul'a giderken ana maliyet mazot maliyeti ve iğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Dünyada ülkeler 2 olan enflasyon 4'e çıktı müdahale ettiler. Geçen yıl darbeye hazırlanan para kenarda olsaydı bunların hiçbirini yaşamayacaktık. Dünyaya çoklu şokları anlatıyor.