Padişahların fermanla koruduğu manastırda utandıran manzara!
İstanbul Fatih’teki 14’üncü yüzyıl mirası Tur-i Sina Manastırı, sahip olduğu derin tarihe rağmen bakımsızlık ve kirlilikle boğuşuyor. Duvarları çatlaklarla ve yazılarla dolan, çevresi ise çöplüğe dönen tarihi yapının durumu çevre sakinlerini ve tarihçileri isyan ettirdi.
Mısır’daki dünyaca ünlü Azize Katerina Manastırı’na bağlı olan ve İstanbul Rum Patrikhanesi’nden bağımsız bir statü taşıyan Tur-i Sina Manastırı, Balat’ın dar sokaklarında sessizce yok olmayı bekliyor. Kilise, papaz evi ve kütüphaneden oluşan üç bölümlü devasa yapı, Osmanlı padişahlarının fermanlarla koruma altına aldığı önemli bir diplomatik merkez olma özelliği taşıyor.
4 YIL GEÇTİ AMA DEĞİŞEN BİR ŞEY OLMADI
2022 yılında çevresindeki çöpler ve bakımsızlığıyla gündeme gelen tarihi yapıda, 2026 yılına gelindiğinde de herhangi bir iyileşme kaydedilmedi. 2019 yılından bu yana güvenlik gerekçesiyle kapıları kapalı tutulan manastırın bahçesi; eski sandalyeler, mangal atıkları ve evsel atıklarla dolmuş durumda.
"SÜMELA GİBİ BİR BULUŞMA NOKTASI OLABİLİR"
Yapının korunması için yetkililere çağrıda bulunan tarihçi İlknur Bektaş, sadece kapıyı kilitlemenin koruma olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
"Ortodoks dünyasının bu kadar önemli yapısını korumak hepimizin görevi. İstanbul’da nadir bulunan noktalardan biridir. Bir an önce tıpkı bir Sümela Manastırı gibi ibadet ve buluşma noktası haline getirirsek, İstanbul ve Fatih çok anlamlı bir kültürel mirasa kavuşmuş olacaktır. Yapı doğa koşullarına, depreme ve insani tahribata daha fazla dayanamaz."
Semt sakinleri de tarihi yapının içler acısı durumundan şikayetçi.