Pazardaki vatandaş Erdoğan'a seslendi: Gelsin hanımıyla, bize reva gördüğü maaş ile geçinebiliyorlarsa biz de geçinelim

Birleşik Kamu-İş sendikasının araştırmasına göre, açlık sınırı şubatta önceki aya göre bin 877 lira artarak 33 bin 963 lira oldu. Böylece açlık sınırı 28 bin 75 lira olan asgari ücretin 5 bin 888 lira üzerine çıktı. Konuyla ilgili Çağlayan Kağıthane Pazarı'nda konuşan bir vatandaş, "Ellerini bir vicdanlarına koysunlar; Cumhurbaşkanımız önce gelsin hanımıyla, bize reva gördüğü maaş ile kendileri geçinebiliyorlarsa biz de geçinelim" dedi.

Birleşik Kamu-İş sendikasının Şubat ayı araştırmasına göre, açlık sınırı bir önceki aya göre bin 877 lira artarak asgari ücretin 5 bin 888 lira üzerine çıktı. Aynı araştırmaya göre 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı da 4 bin 843 lira artarak 104 bin lira sınırına ulaştı.

Kağıthane ilçesinin Çağlayan mahallesinde kurulan Çarşamba Pazarı’ndaki vatandaşlar ekonomik krizden dert yandı

ASGARİ ÜCRETLİ: HER ŞEYİ GÖZÜN GÖRÜYOR AMA ALAMIYORSUN

Asgari ücretle geçimini sağlayan bir vatandaş, “El insaf diyoruz” diyerek “Pazara çıkıyoruz, gerçekten hiçbir şey alınmıyor. Herkes bizi kıskanıyor, dış ülkeler bizi kıskanıyor ama bizim evimize aldığımız 2 parça bir şey. Bunun da çözümü olmayacak bu saatten sonra çünkü alışmışız. Kaderimize razı olduğumuz müddetçe elimizde böyle poşetle gezineceğiz. Ramazan mübarek ay, her şeyi gözün görüyor, evine almak istiyor ama alamıyorsun. Ellerini bir vicdanlarına koysunlar; Cumhurbaşkanımız önce gelsin hanımıyla, bize reva gördüğü maaş ile kendileri geçinebiliyorlarsa biz de geçinelim. 4 tane çocuk bakıyoruz; eğitimleridir, giderleridir, kiralar, faturalar... derken... Bir Meclis’tekiler de gelsin bir ay asgari ücretle geçinsinler şükretsinler. Biz de şükrediyoruz zaten” şeklinde konuştu.

EMEKLİ: EMEKLİNİN MAAŞI YOKTUR

20 bin lira maaş alan bir emekli “Valla açlığı, tokluğu bilmiyorum, emeklinin maaşı yoktur. 20 bin lirayı kendileri alsınlar. 73 yaşındayım, tekstil işinde çalışıyorum. Yoksa aç kalırım. Ölene kadar çalışacağız” derken bir diğer emekli de, “Emekli olarak aldığımız maaş yetmiyor yalan yok. İstediklerimizi alamıyoruz, imkanı yok. Böyle bakıyoruz neresi ucuz, onu alıyoruz. Alamıyoruz yani. Alıyoruz desek yalan. Alsak bile yarım kilo alıyoruz, 250 elli gram alıyoruz. Durum bu. Görüyorsun işte halimizi” diye konuştu.

DUL MAAŞIYLA GEÇİNEN VATANDAŞ: DOĞRUSU AÇIZ

Dul maaşıyla geçimini sağlamaya çalışan bir vatandaş ise en düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılmasına rağmen kendi maaşının 17 bin 800 lirada kalmış olmasına tepki göstererek, "Evimin kirası 18 bin. Pazarda ikinci el eşya satıyoruz, merdiven siliyoruz böyle geçiniyoruz. Doğrusu açız. (‘Aç yok’ diyenler), onların tuzu kuru da ondan öyle söylüyorlar” dedi.

Yoksulluk sınırının üstünde bir maaş aldığını yine de rahatça geçimini sağlayamadığını bir vatandaş ise, “100 lira armudun kilosu. Bir pazara girdiğine ufak tefek bir şeyler aldığında, 2-3 bin liradan aşağı çıkamıyoruz pazardan. İstediğimiz şeyi zaten alamıyoruz; yani böyle doya doya, gözünün gördüğü, istediği her şeyi alamıyorsun. Eskiden tabi alabiliyorduk. Bugün, istediğimiz şeyi, rahat bir alışveriş yapmak bir 5 bin lira koymam lazım pazarda. Ki pazar yani, eskiden pazar dendiğinde lüksün olmadığıydı ama şu an lüksün yerine geçti. Aslında biraz da serbest piyasa; isteyen istediği fiyatı cidden koyabiliyor. Aslında alım gücü zayıfladığı için herhalde serbest piyasayı hissetmeye başladık” şeklinde konuştu.

Bir başka vatandaş ise evlerinde emekli olmadığını, biri sigortasız olmak üzere çalışan çocuklarının geliriyle geçinmeye çalıştıklarını,ancak hükümetten memnun olduklarını dile getirdi.