Programın uzaması artık sabırları zorluyor

Ekonomik programın uzaması, ekonomi yönetimi ile iş dünyası arasında artık iplerin gerilmesine neden olmaya başladı. Son toplantılarında, TOBB yöneticileri ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek arasında bir gerginlik yaşandı. Daha sonra gerginliğin tatlıya bağlandığı belirtiliyor ama bir kırgınlığın kaldığı da gerçek.

İş dünyasının, başından beri, Bakan Şimşek ve ekibine destek verdiği biliniyor. TÜSİAD, TOBB, MÜSİAD gibi özel sektör birlikleri, daha önceki dönemlerin ardından, Şimşek ve ekibine dört elle sarıldılar.

Türkiye ekonomik programlarda başarıyı, özel sektörün desteği olmadan sağlayamıyor. Çiller döneminde 1994’te yapılan IMF anlaşması, dönemin TOBB Başkanı Yalım Erez’in itirazları nedeniyle yarım kaldı. Bu deneyim Türkiye’ye çok pahalıya maloldu; 2000’li yıllara girilene kadar, kötüleşen ekonomiye rağmen IMF’in desteğini kazanmakta çok zorlanıldı. Önden SSK, bankalar reformları yapılınca, ancak IMF anlaşmaya ikna edilebilmişti.

Son dönemlerin en başarılı programı olan Kemal Derviş de, özel sektör başta, tüm kesimlerle sağlıklı iletişim kurarak bu başarıyı sağlayabildi. Unutmayalım ki; AKP iktidarının ömrü bu kadar uzun olduysa, en önemli nedenlerinden biri Derviş’in IMF anlaşmasını devam ettirmesi nedeniyledir. Programın olumlu sonuçları nedeniyle sürekli seçim kazanabildi.

İşte bu deneyimler gösteriyor ki; iş dünyasının program ve uygulayıcılara desteği hayati öneme sahip. Mevcut program uzadıkça, bu desteğin çekilmeye başladığı da artık bir gerçek. Çünkü 3 yıldır programda hâlâ istenen sonuçlar alınabilmiş değil. Enflasyon ancak yüzde 31’e inebildi.

Ekonomi yönetimi başta talebin daraltılması olmak üzere, iş dünyasını tedirgin eden adımları devam ettirmek zorunda. TL’nin değerlenmeye devam etmesi. kredilerin açılmaması, faizlerinin hâlâ yüzde 45-50’lerde gezmesi, artık iş dünyasından gelen tepkileri büyütüyor.

BU DENGE SÜRDÜRÜLEMEZ

Toplumda bu kadar iktidar baskısı olmasa, iş dünyası bunaldığı zaman sesini çok daha fazla çıkarırdı. Ancak Erdoğan istemediği için, iş dünyası kamuoyuna açıklamalar yapmadan, perde arkasında taleplerini dile getirip, durumu idare etmeye çalışıyor. AKP öncesinde böyle bir iklim, iş dünyasının gazete ve TV’lerde çok daha fazla sesini yükseltmesiyle sonuçlanırdı.

Özel sektör birlikleri, gerek eleştiri yapanlara açılan soruşturmalar, gerek özel olarak şikayet etmemeleri konusunda uyarıldıkları için, tabandan gelen sıkıntıları ve talepleri tam olarak kamuoyuna yansıtamıyorlar.

Ancak bir yandan da şirketler, koşullar artık dayanılmaz hale geldiği için, kendi birlik yönetimlerini, ses çıkarmaları için iyice zorlamaya başladılar. Yani sesini çıkaramayan birlik yöneticileri, bir şekilde tabandan gelen baskıların da etkisiyle, artık gidişata ses çıkarmamakta zorlanmaya başladılar.

Ekonomi programının başındaki Şimşek, göreve geldiğinden bu yana iş dünyasından destek aldı ama programın başarıya ulaşması için planladığı önemli tedbirler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vetosuyla karşılaştı. O nedenle de programın süresi iyice uzadı. Programın çok uzaması nedeniyle Erdoğan’a kızamayanlar, artık programın sahibi gözüken Şimşek’e kızmaya başladılar.

Özetle, programın uzaması artık tarafların sabrını iyice zorlamaya başladı. Ne kadar inkar edilirse edilsin; sinirler iyice gerilmiş durumda. Bu dengenin sürdürülebilirliği giderek zorlaşıyor.

Yazarın Diğer Yazıları