Psikologlara göre birini aramak yerine mesajlaşmayı tercih etmemizin sebebi bambaşkaymış
Ocak 2024 verilerine göre toplumun %65'i akıllı telefon bağımlısıyken, genç neslin %49’u gelen aramaları stres kaynağı olarak görüyor. Psikologlara göre sesli görüşme yerine mesajlaşmanın tercih edilmesinin nedeni bambaşka...
Ocak 2024 verilerine göre toplumun büyük bir kesimi akıllı telefon bağımlılığıyla karşı karşıyayken, uzmanlar cihazın asıl işlevi olan sesli görüşmelerden kaçınma eğiliminin psikolojik boyutlarına dikkat çekti. Araştırmalar, özellikle genç neslin telefonun çalmasını bir "tehdit" veya "stres kaynağı" olarak algıladığını gösteriyor.
PSİKOLOJİK OLARAK NEDEN ARAMALARDAN KAÇIYORUZ?
Psikologlar, sesli aramaların yarattığı kaygının temelinde birkaç kritik faktörün yattığını belirtiyor:
Sosyal stres ve içsel işlemleme:
Monash Üniversitesi ve uzman görüşlerine göre, yazılı mesajı tercih eden bireyler genellikle "içsel işlemci" olarak tanımlanıyor. Bu kişiler, bir cevabı formüle etmeden önce düşüncelerini düzenlemeye ve kelimelerini tartmaya ihtiyaç duyuyor. Telefonun gerektirdiği anlık etkileşim, bu kişilerde kontrol kaybı hissi yaratabiliyor.
Duygusal yorgunluk:
Uzmanlar, telefon görüşmelerinin "anında mevcudiyet" ve "canlı duygu yönetimi" gerektirdiğini vurguluyor. Sage Journals'da yayımlanan bulgularla paralel olarak psikologlar, duygusal hassasiyeti yüksek bireylerin, anlık tepki verme zorunluluğunu yorucu buldukları için mesajlaşmaya yöneldiklerini ifade ediyor.
Kötü haber beklentisi:
İstatistikler gençlerin %56'sının telefon çaldığında kötü bir haber alma endişesi taşıdığını gösteriyor. Psikologlar bu durumu, belirsizliğe karşı duyulan genel bir kaygı ve hazırlıksız yakalanma korkusuyla ilişkilendiriyor.
KAÇINMA REFLEKSİ VE YAPILMASI GEREKENLER
Uzmanlar, telefon aramalarından sistemli bir şekilde kaçmanın uzun vadede "kaçınma refleksini" beslediği konusunda hemfikir. Bu durumun sosyal becerilerin körelmesine ve kişinin kendi konfor alanına hapsolmasına neden olabileceği uyarısı yapılıyor.
Psikologlar, bu sosyal kaygıyla başa çıkmak için "kademeli maruz bırakma" yöntemini öneriyor. Bu süreçte izlenmesi tavsiye edilen adımlar şunlar: Kaygıyı azaltmak için ilk etapta sadece çok yakın hissedilen kişilerle kısa telefon görüşmeleri yapmak.
Önce planlı ve kısa aramalarla başlayıp, ardından kontrolün daha az olduğu uzun konuşmalara geçiş yapmak. Beklenmedik anlarda gelen aramaları yanıtlayarak, sosyal belirsizliğe karşı tolerans geliştirmek.