Psikologlara göre bu özelliğe sahip kadınların evlilikleri daha mutlu oluyor

Yıllarca süren evliliklerde bazı davranışlar ilişkiyi fark edilmeden yıpratabiliyor. Psikologlara göre kadınların mutlu evliliklerde daha sık gösterdiği ve ilişkinin seyrini değiştiren bir özellik var.

İlişkilerde huzuru korumak isteyen birçok kadın, tartışmalardan kaçınmak için kendi düşüncelerini ve duygularını geri plana atabiliyor. O an için sessiz kalmak ve konuyu büyütmemek daha kolay bir seçenek gibi görünse de bu davranış zaman içinde ilişkide daha büyük sorunlara yol açabiliyor.

Kırgınlıkların dile getirilmemesi, kişinin kendisini ilişkide giderek daha az duyulmuş hissetmesine neden olabiliyor. Sessizlik arttıkça, çiftler arasında açık iletişimin yerini çözülemeyen sorunlar ve biriken gerilimler alabiliyor.

Psikolog Lisa Kaplin'e göre ise mutlu ve sağlıklı evlilikler sürdüren kadınlarda dikkat çeken önemli bir özellik bulunuyor: Kendi fikirlerini açıkça ifade edebilmek ve gerektiğinde kendilerini savunabilmek.

Kaplin, YourTango'ya yaptığı açıklamada bu özelliğin özgüvenle yakından ilişkili olduğunu belirterek, kişinin düşüncelerini sakin, açık ve saygılı bir şekilde dile getirebilmesinin ilişkinin geleceği açısından önemli olduğunu söyledi.

Sessiz kalmak her zaman huzur getirmiyor

Bir ilişkide sürekli olarak anlaşmazlıklardan kaçınmak, dışarıdan bakıldığında huzurun göstergesi gibi görünebilir. Ancak uzmanlara göre hiç tartışmamak her zaman sağlıklı bir ilişkinin işareti değil.

Çünkü taraflardan biri, sorun çıkmasın diye sürekli olarak kendi düşüncelerinden vazgeçiyorsa, zamanla ilişkide kendi sesini kaybetmeye başlayabilir. Dile getirilmeyen rahatsızlıklar ise ortadan kaybolmak yerine birikerek kırgınlığa dönüşebilir.

Kaplin, kişinin kendisi için önemli olan konuları sakin ve düşünceli bir biçimde dile getirmesinin hem özgüveni hem de ilişkideki güven duygusunu güçlendirebileceğini belirtiyor.

Tartışmak ilişkiyi bitirmek değil, güçlendirmek için bir fırsat olabilir

Her fikir ayrılığının büyük bir kavgaya dönüşmesi elbette sağlıklı değil. Çiftlerin hiçbir konuda anlaşmazlık yaşamaması da gerçekçi bir durum olmayabilir.

2 insanın farklı düşünmesi, farklı ihtiyaçlara sahip olması ve zaman zaman aynı konuda farklı kararlar almak istemesi son derece doğal. Asıl önemli olan ise bu farklılıkların nasıl ele alındığı.

Tarafların birbirini suçlamadan, karşısındakini küçümsemeden ve sesini yükseltmeden düşüncelerini ifade edebilmesi, sorunların daha sağlıklı şekilde çözülmesini sağlayabilir. Böylece tartışmalar bir güç savaşına dönüşmek yerine, çiftlerin birbirini daha iyi anlamasına yardımcı olabilir.

Mutlu evliliklerde ortak nokta: Kendi sesini kaybetmemek

Kaplin'e göre kişi, ilişkiyi korumak adına sürekli olarak kendi fikirlerini bastırdığında kısa vadede tartışmadan kaçınmış olabilir. Uzun vadede bu durum memnuniyetsizlik ve kırgınlık yaratabilir.

Buna karşılık, kişi ne düşündüğünü ve ne hissettiğini açıkça ifade edebildiğinde ilişkide daha fazla güven oluşabilir. Partnerler birbirlerinin ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilir ve sorunların üzerini örtmek yerine birlikte çözüm üretme fırsatı bulabilir.

Psikolog, düşünceleri açık, nazik ve kararlı bir şekilde ifade edebilmenin kişinin özgüvenini ve kişisel tatminini artırabileceğini, bunun da zaman içinde daha güçlü ve daha tatmin edici bir ilişkiye katkı sağlayabileceğini belirtiyor.

Kısacası, sağlıklı bir evliliğin sırrı hiç tartışmamak değil; tartışma sırasında kendi sesini kaybetmeden, karşı tarafın sesini de duyabilmekten geçiyor.