Putin ve Trump... İki hezimet örneği!

Sevgili okurlarım, neredeyse bütün tarih boyunca Rusya ile savaştık. Özellikle son büyük savaşta memleketimiz az daha elden çıkmak üzereydi. Birinci Dünya Savaşı 1914’te başladı, 1918’de sona erdi.

Her zaman olduğu gibi Rusya ile yine kapışmıştık. Ancak bu sefer iş bizim açımızdan ciddiye binmişti.

Çarlık dönemindeki Rus ordusu sınırlarımıza iki ayrı yerden girdi. Doğu sınırından ve Trakya’dan. Doğu’da ilerlediler, Erzurum ve Erzincan’a kadar geldiler, Trabzon, Van ve Bitlis’i aldılar.

Bizim her yıl üzülerek andığımız Sarıkamış faciası işte bu savaşta oldu. 90 bin şehit verdik.

Batı’da ise Rus ordusu İstanbul’un kapılarına dayandı. İki taraftan işgale uğramıştık.

Hasta adam Osmanlı tümüyle bitmek üzereydi.

★★★

Neyse ki şansımız yaver gitti. 1917 yılında gerçekleşen Sovyet devrimi, başka bir deyişle komünist devrim sonrasında Çarlık rejimi yıkıldı ve Rus ordusu bütün cephelerden çekildi.

Siyaset bu ya, hemen ardından Sovyetler Birliği, Kurtuluş Savaşımızda bizim en yakın destekçimiz oldu. Yeni devletimize altın olarak para, silah ve teçhizat gönderip işgalcileri yenmemizi sağladı.

Yeni rejim de uzun yıllar sonra yıkıldı ve yerine ‘Rusya’ geldi.

★★★

Rusya’nın başında şimdi Putin var. Bir dünya devinin başkanı...

Neredeyse beş yıl oldu, Rusya ile Ukrayna kapıştı. Savaş olanca hızıyla şimdi de sürüp gidiyor.

Biliyorsunuz, eski savaşlar artık yok. Olsaydı dünya medyasında örneğin şu gibi haberler karşımıza çıkacaktı:

“Rus ve Ukrayna hava kuvvetleri kapıştı. Üç uçak düşürüldü, pilotlar kurtarıldı...”

Ya da “Rus piyadeleri ilerliyor, dün iki Ukrayna kentini ele geçirdiler. (Veya tersi..) “Ukrayna, Rus güçlerini denizde de yendi, dört Rus savaş gemisi batırıldı!”

★★★

Savaş kavramı artık bütün dünyada değişti...

Şimdi hava savaşları, süngülerin çakıldığı piyade savaşları falan yok.

Onların yerini başka şeyler aldı.

Füzeler, İHA’lar, SİHA’lar ve ne olduğunu bilemediğimiz benzer nesneler. Bunları binlerce kilometre öteden fırlatıyorsun, karşı tarafın kafasında patlatıyorsun.

Rusya-Ukrayna savaşı başladığında benim sıradan vatandaş olarak tahminim, Rusya’nın kesinlikle kazanacağı idi.

Birbirlerinin kentlerini, fabrikalarını, rafinerilerini sürekli vuruyorlar ama değişen bir şey yok!.. Üstelik bu savaşın biteceği de yok.

Ve kendi kendime diyorum ki “Bizim dünya devlerinden biri olarak bildiğimiz Putin kalıbının adamı değilmiş. Eğer olsaydı bu savaşı bu kadar uzatmazdı!”

VE TRUMP DİYE
BİR KALIPSIZ DAHA

Yine bir dünya devi olarak düşündüğümüz Trump adında biri var. Bu adam bence bir ruh hastası manyak.

Kafayı yemiş.

Sadece kendi ülkesini değil bütün dünyanın başını belaya sokmaya hazır sorumsuz bir şaklaban. Ne oldum delisi, ağzından çıkanı kulağı duymayan, bütün dünyayı yalanlarıyla uyutmaya kalkışan bir şımarık.

Günün birinde kendisine İran’ı hedef seçti ve bir sürü tehditler, blöfler ve şantajlar sonrasında İran’a saldırdı!

İran’daki mollalar rejimi bütün dünyayı rahatsız eden bir sistem. Devlet şeriatla yönetiliyor. İnsan hakları, adalet gibi kavramları orada hiç aramayın çünkü bulamazsınız!

Trump hep aynı şeyleri söylüyordu.

“Bu gece İran’ı yok edeceğiz. Bütün dünya görecek. İran halkını sokağa çıkıp bu rejimi yıkmaya davet ediyorum.”

Ancak molla rejiminden nefret eden haysiyetli İran halkı direndi. Nefret edenler bile kendi ülkelerine sahip çıktılar.

★★★

Kendi adıma söylüyorum, mollalardan nefret eden biri olduğu halde ben de onların bu onurlu tavrına destek verdim!

İzlemişsinizdir...

Trump her gün birbiri ardına açıklamalar yapıyor ve İran’da neler yapacağını anlatıyordu.

Ancak gelin görün ki oralara uçak gemileri bile gönderdi ama askeri harekat başlatamadı.

Söyledikleri birbirini tutmuyordu. Bir gün ‘A’ dediğine ertesi gün ‘B’ diyor, dünyanın karşısına her gün yeni palavralarla çıkmaktan utanmıyordu.

Bir gün İran’da taş üstünde taş bırakmıyor, ertesi gün müzakere masasına birlikte oturduklarını iddia ediyordu.

Bir gün dostluktan dem vuruyor, ertesi gün tehditler savuruyor!

Bütün dünyada alay konusu olan böyle bir adama saygı duyulur mu!

★★★

Bizim bildiğimiz kadarıyla yakın geçmişte dünyada birkaç ‘büyük ülke’ vardı.

ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa.

İlki İran macerasında, ikincisi ise Ukrayna savaşında fos çıktılar... Ve bir dünya gerçeğini daha görmüş olduk...

Trump gibi Putin de kalıbının adamı değilmiş.

Ama bana derseniz ki bu ikisini teraziye koysak hangisini tercih edersin, bin kez bile olsa Putin’i ederim.

Yazarın Diğer Yazıları