Otomobil dünyasında yeni bir kriz kapıda. Adını bile koymuşlar... RAMageddon.
Armageddon’u biliyorsunuz, dünyanın sonu. Bunun başına RAM koymuşlar. Yani bilgisayar hafızası.
Sebep yapay zekâ.
OpenAI, Microsoft, Google ve diğer teknoloji devleri veri merkezleri için gelişmiş bellek ve RAM çiplerini öyle bir hızla topluyor ki telefon ve laptoplardan sonra sıra otomobile geldi.
Peki otomobille RAM’in ne ilgisi var?
Çünkü otomobil üreticileri son 10-15 yılda arabayı bilgisayara çevirdi.
Bugün benzinli bir otomobilde 1000-1500, elektrikli araçlarda 3 binden fazla çip var. Eskiden silecek, ABS, camlar, klima gibi işler için 70-100 ayrı elektronik kontrol ünitesi vardı. Şimdi bunlar birkaç güçlü merkezi bilgisayarda toplanıyor. Nvidia, Qualcomm işlemcileri, daha fazla RAM, daha fazla yazılım lazım.
Tam da bu sırada yapay zekâ çılgınlığı patladı.
2025’te dünyada 1 trilyondan fazla yarı iletken satıldı. 2026’da üretilecek ileri yapay zekâ çiplerinin sayısı 20 milyon. Adet olarak binde ikiden az.
Ama dünya yarı iletken gelirlerinin yarısı bu küçücük yapay zekâ diliminden gelecek.
Düşünün.
Adet olarak binde ikiden az. Para olarak yarısı.
Çip üreticisi olsanız kime mal satarsınız? Cam düğmesi için üç dolarlık çip isteyen otomobil şirketine mi, önünüze açık çek koyan yapay zekâ devine mi?
İşte RAMageddon bu.
ABD’de yeni orta sınıf otomobil fiyatı 50 bin dolar sınırını geçti. 60 bin dolara koşuyor.
Üstelik otomobili bilgisayara çevirince yalnızca pahalılaştırmadılar. Kullanmayı da zorlaştırdılar.
İsveçli bir otomobil dergisi sürücüleri saatte 110 kilometre hızla piste çıkarıp koltuğu ısıtmak, sıcaklığı artırmak, ön cam buğu çözücüyü açmak, radyoyu değiştirmek gibi basit işler yaptırdı.
Mazda CX-60’ta sürücü 37 saniye uğraştı. Otomobil bu sırada 1137 metre gitti.
Mercedes CLA’da 35 saniye, 1116 metre.
Peki 2005 model Volvo V70? 306 metre.
21 yıllık otomobil yeni nesil araçlardan daha az dikkat dağıtıyor.
Daha büyük ekran koyduk. Daha hızlı işlemci koyduk. Animasyon koyduk. İnternet koyduk. Sonunda klimayı açmayı dört kat zorlaştırdık.
Çin de sonunda geri adım attı. Tesla’nın yaygınlaştırdığı gömme elektronik kapı kolları, elektrik sistemi çöktüğünde kapının açılamaması riskine dönüşünce Çin 2027’den itibaren bu tasarımı yasaklama kararı aldı. Üstelik Tesla ve 8 üretici, kapıların acil durumda açılamaması riski nedeniyle Çin’de 4.3 milyon aracı geri çağırıyor. Bunun 2.98 milyonu Tesla.
Ama asıl trajikomedi bundan sonra başlıyor.
Arabayı bilgisayara çevirdiniz mi, bilgisayar şirketi gibi davranmaya da başlıyorsunuz.
Toyota: Anahtar cebinizde, araba kapınızda. Ama anahtardaki uzaktan çalıştırma fonksiyonunu kullanabilmek için aylık 15 dolar abonelik isteniyor.
Mercedes: EQS’nin arka tekerlekleri mekanik olarak 10 derece dönebiliyor. Ama yazılımla 4,5 dereceye sınırlandırılıyor. Dar sokakta daha rahat dönmek istiyorsanız yıllık 489 euro verip tekerleklerin tam dönüş açısını kiralıyorsunuz. Yetmedi. Otomobilin motoru zaten daha hızlı hızlanabilecek kapasitede. Tam performansı ister misiniz? Yıllık yaklaşık 1.200 dolar.
Tesla: Batarya zaten aracın altında. Parasını araçla beraber ödemişsiniz. Ama bataryanın sağlayabildiği ek menzilin bir bölümü yazılımla kilitlenebiliyor. 60-80 kilometrelik ek menzili açtırmanın bedeli 1.000-1.600 dolar civarında.
Audi: “Functions on Demand” sistemiyle çift bölgeli klima, uzun far asistanı ya da hız sabitleyici gibi bazı özellikleri aylık veya yıllık açabiliyorsunuz. Tatile mi çıkacaksınız? Bir aylığına özellik kiralayın.
Otomobili resmen Netflix’e çevirdiler. Önce satın alıyorsunuz. Sonra abonelik ödüyorsunuz. Sırada reklamlar var.
Ford’un yeni sistemi, araç içindeki mikrofonlarla yolcuların sohbetini takip ederek reklam sunmayı planlıyor. Konuşuyorsanız ekrana görsel reklam, sessizlik varsa hoparlörden sesli reklam... Hatta varış noktanız bir AVM ise gösterilecek reklam sayısının artırılması bile düşünülmüş.
Mesele reklamla da bitmiyor.
General Motors’ın “güvenli sürüş yardımcısı” olarak sunduğu Smart Driver sistemi sürücünün ani frenlerini, hızlanmalarını, gece sürüşlerini ve başka sürüş verilerini topladı. Bu verilerin sigorta şirketlerinin kullandığı veri komisyoncularına aktarıldığı ortaya çıktı. Bazı sürücüler sigorta şirketlerinden ret yedi, bazıları çok daha yüksek poliçe fiyatlarıyla karşılaştı.
Eskiden sigorta şirketi kaza yapıp yapmadığınızı bilirdi. Şimdi arabanız gece kaçta eve döndüğünüzü bile ispiyonlayabiliyor.
İşte RAMageddon’un benim için asıl anlamı burada. İnsanların işe gitmek, çocuklarını okuldan almak, markete ulaşmak için kullandığı otomobil, yürüyen bilgisayara, ayaklı reklam panosuna dönüşmemeli.
Ve bunları yapabilmesi için gereken RAM’in fiyatı da yapay zekâ yüzünden uçuyor.
Otomobil demek özgürlük demektir. Gaza basınca giden, düğmesine basınca kliması açılan dürüst makineler.