Reha Muhtar'ın 'cenazeme gelmesin' dediği eski eşi içini döktü

Gazeteci Reha Muhtar, yaşadığı kalp rahatsızlığının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Muhtar'ın vefatının ardından vasiyetinde eski eşi Deniz Uğur için kullandığı "Cenazeme gelmesin" ifadeleri gündem olurken, Uğur ise eski eşinin ölümü hakkında ilk kez Seren Serengil'e içini döktü.

Gazeteci Reha Muhtar (66), Muğla'nın Bodrum ilçesinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

28 Mayıs'ta fenalaşarak hastaneye kaldırılan ve kalp yetmezliği nedeniyle ilçedeki özel bir hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi gören Muhtar'ın hayatını kaybetmesinin ardından Muhtar'ın eski açıklamaları da yeniden gündem oldu. 



ESKİ EŞİ İÇİN "CENAZEME GELMESİN" DEMİŞTİ

Bir döneme damga vuran televizyon sunucusu ve gazeteci Muhtar, geçtiğimiz yıllarda çocuklarının velayeti için eski eşi Deniz Uğur ile büyük bir hukuk mücadelesine girmiş, verdiği röportajda "Vasiyetimdir, bir gün öldüğümde cenazeme gelmesin" ifadeleriyle Uğur'a sitem etmişti. 

Şarkıcı ve oyuncu Seren Serengil, Muhtar'ın ölümünün ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Deniz Uğur'un vefat sonrası kullandığı ifadelere yer verdi. 

Serengil, Muhtar'ın son yıllarda bozalan sağlık durumunu kabul etmediği ve tedavi olmayı reddettiğini belirterek şu şekilde konuştu:

"Benim hayatıma girdiği noktada maalesef hem mental hem de bedensel sağlığını yavaş yavaş kaybetmeye başladığı bir süreçti. En büyük savaşı belki de kendisiyleydi. Hastalığını kabul etmek istemedi, doktora gitmeyi çoğu zaman reddetti. Kendi doğrularıyla yaşadı, kendi kurallarıyla mücadele etti ve yine kendi bildiği gibi gitti. Hayatta en çok çocuklarını sevdi, sonra da Beşiktaş’ı. Onun gözlerinde çocukları her şeyden önce gelirdi. Sağlığının bozulduğu dönemlerde çocuklara bakamayacak duruma geldiğinde; bunu ona söyleyen, ben dahil herkese verdiği tepkilerle çevresindekileri üzse de, kimse durumunu bildiğinden ona kalpten kızamadı"



"ALLAH ONU AFFETSİN"

Ben de zaman zaman onun kızgınlığından nasibimi alanlardan biriydim. Bazen beni de azarladı, bazen kırdı. Durumunu, sağlığının bozukluğunu ve karakteristik yapısını çok iyi bildiğimden hiçbir zaman alınmadım. Çocukların sağlığı ve yararı onun için de her şeyden önemliydi, o yüzden beni zamanla anlayacaktı biliyorum. Bugün Deniz ağlayarak beni aradı, karşılıklı telefonda ağlaştık. "Ne adamdı, hepimize neler yapardı, yine ona kızamazdık... Deniz, insan böyle bir durumda güzel günleri, güzellikleri hatırlıyor, Allah onu affetsin" dedi.

Çünkü ölüm, bütün kırgınlıkların önüne geçen bir sessizlik bırakıyor insana. Bugün bir gazeteci değil sadece; bir baba, bir Beşiktaşlı, bir televizyon efsanesi ve hayatımıza iz bırakmış bir insan uğurlanıyor. Allah tüm günahlarını affetsin. Çocuklarına sabır, onu sevenlere güç diliyorum. Ve sana da hakkımı helal ediyorum Reha Muhtar"