Resmi rapor yayımlandı: Tüm sular zehirli çıktı

Zehirli kimyasalların yıllar içinde birikmesiyle hazırlanan resmi raporda, İngiltere genelindeki tüm yüzey sularının kirlenmiş olduğu ortaya çıktı.

İngiltere'de yayımlanan yeni resmi veriler, ülkenin su kaynaklarında yaşanan kirliliğin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. theguardian'da yer alan Çevre Ajansı'nın altı yılda bir gerçekleştirdiği kapsamlı değerlendirmeye göre, ülkedeki tüm yüzey suları zehirli kimyasallarla kirlenmiş durumda. Yapılan incelemelerde nehir, göl ve haliçlerin hiçbirinin "iyi kimyasal durum" kriterini karşılayamadığı belirlendi.

Sadece yüzde 14,3'ü iyi ekolojik durumda

Çevre Ajansı'nın değerlendirmesine göre İngiltere'deki yüzey sularının yalnızca yüzde 14,3'ü iyi ekolojik statüye sahip. Araştırma kapsamında su kaynakları; yaban hayatı, su kalitesi, fiziksel yaşam alanı ve kimyasal içerik açısından ayrıntılı şekilde incelendi.

Uzmanlar özellikle "kalıcı kimyasallar" olarak bilinen PFAS grubu maddeler, mikroplastikler ve diğer zararlı kirleticilerin seviyelerini analiz etti. Ölçümlerde belirlenen sınır değerlerin aşılması nedeniyle ülkedeki hiçbir yüzey suyu "iyi kimyasal durumda" kabul edilmedi.

En büyük tehdit kalıcı kimyasallar

Çevre Ajansı, olumsuz sonucun başlıca nedeninin çevrede uzun yıllar bozulmadan kalabilen kimyasallar olduğunu açıkladı. Bunlar arasında cıva, kanser riskiyle ilişkilendirilen PFOS adlı PFAS türevi ve geçmişte alev geciktirici olarak kullanılan PBDE maddeleri öne çıkıyor.

Bu kirleticiler doğada kolayca parçalanmadığı için yıllar boyunca birikmeye devam ediyor ve hem ekosistem hem de insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturuyor.

Hedef 2027 ama gerçek tablo çok farklı

Mevcut çevre düzenlemelerine göre tüm su kütlelerinin 2027 yılı sonuna kadar iyi kimyasal ve ekolojik duruma ulaşması hedefleniyor. Ancak bazı kirleticiler için bu süre 2030'lu yıllara uzatılmış durumda.

Buna rağmen Çevre Ajansı'nın tahminleri, İngiltere'deki su kaynaklarının kimyasal açıdan "iyi duruma" ulaşmasının ancak 2063 yılında mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bunun nedeni, kalıcı kirleticilerin doğadan temizlenmesinin onlarca yıl sürmesi.

Greenpeace: Kriz endişe verici boyutta

Greenpeace İngiltere'nin siyasi işler sorumlusu Ami McCarthy, ortaya çıkan tabloyu "endişe verici" olarak nitelendirdi. McCarthy, hükümetin zehirli kimyasalları kaynağında durduracak daha sert önlemler alması gerektiğini belirtti.

Çevre örgütleri, Birleşik Krallık hükümetini özellikle PFAS kimyasallarına yönelik düzenlemelerde Avrupa'daki birçok ülkenin gerisinde kalmakla eleştiriyor. Ayrıca İngiltere'nin diş dolgularında cıva kullanımını yasaklamayan az sayıdaki ülkeden biri olması da eleştirilerin odağında yer alıyor.

Uzmanlar, güçlü bir nörotoksin olan cıvanın düşük seviyelerde bile sinir sistemi, bağışıklık sistemi, böbrekler, akciğerler ve sindirim sistemi üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Tarımsal kirlilik de büyüyor

Çevre Ajansı, nehirleri, yer altı sularını ve içme suyu havzalarını etkileyen kirleticilerin kaynaklarını belirlemek için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Greenpeace ise yalnızca su şirketlerinin değil, tarım sektörünün de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguluyor. Kuruluşa göre gübre ve pestisit kullanımından kaynaklanan tarımsal kirlilik, bugün İngiltere nehirlerindeki çevresel tahribatın en büyük nedenlerinden biri haline gelmiş durumda. Çevre örgütü, hükümetin çiftçilere doğa dostu üretim yöntemleri konusunda daha fazla destek vermesi çağrısında bulundu.

Köklü bir değişime ihtiyacı var

Yaban hayatı, su kalitesi ve fiziksel yaşam alanı gibi çeşitli standartlara göre yapılan değerlendirme, İngiltere'nin yüzey sularının yalnızca %14,3'ünün iyi ekolojik duruma ulaştığını, bu oranın 2019'daki %16,3'ten düştüğünü gösterdi. Bununla birlikte, Çevre Ajansı (EA), analitik yöntemlerini güncellediği için iki veri setinin doğrudan karşılaştırılabilir olmadığını belirtti.

Çevre Bakanı Angela Eagle, sonuçların "su sektöründe köklü bir değişime duyulan ihtiyacın altını çizdiğini" söyledi.

Nehirler üzerine kampanya yürüten River Action grubunun genel müdürü, ardı ardına gelen hükümetlerin vaatlerine rağmen, İngiltere nehirlerinin "Avrupa'nın en kirli nehirleri arasında yer aldığını, kirletici, kâr odaklı su şirketlerinden gelen atık sular ve endüstriyel ölçekli tarım, özellikle de fast-food zincirleri ve süpermarketler için on milyonlarca kuş yetiştiren yoğun kümes hayvanı çiftliklerinden gelen tavuk gübresi akıntısı nedeniyle zehirlendiğini" söyledi.