“Riskli bina” raporu ittifakı böldü! MHP'li vekilden AKP’liye sert sözler: İtibarsızlaştırma peşindesin

MHP'li Semih Işıkver’in yüklenicisi olduğu İl Sağlık Müdürlüğü binasının “riskli yapı” raporuyla boşaltılması, AKP ve MHP arasında gerilimi tırmandırdı. Işıkver, raporun yanlış olduğunu savunarak AKP’li Erol Keleş’i hedef aldı.

Işıkver, “Her konuşmanda gaf yapıyorsun, doğrudan cevap vermiyorsun ama bize iftira atıyorsun. Senin mücadele edeceğin başka kimse yok mu? Rakibin biz miyiz?” Yüz yüze bakmasak mahkemeye vereceğim noktaya geldim. Raporu yanlış yaptırmışsın, taşınmayı yanlış yaptırmışsın. İl sağlık müdürünü de yanına alarak bu binayı devreden çıkarıp bizi itibarsızlaştırmaya çalışıyorsun. Bina hasarlıysa ben yeniden yapacağım; peki sen istifa edecek misin?” diyerek tepki gösterdi.

Elazığ’da İl Sağlık Müdürlüğü binasının “riskli yapı” olduğu gerekçesiyle boşaltılması, Cumhur İttifakı’nın iki ortağını karşı karşıya getirdi. MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, yüklenicisi olduğu binaya ilişkin hazırlanan performans analizine sert tepki gösterirken, AKP Elazığ Milletvekili Erol Keleş’i süreci “organize etmekle” suçladı.

SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ BOŞALTILMIŞTI

2012 yılında inşa edilen Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü binası, Erzincan Üniversitesi tarafından hazırlanan performans analizinde “zemin taşıma gücünün mevcut bina için yetersiz olduğu” ve “istenilen sismik performans seviyesine ulaşmadığı” gerekçesiyle riskli yapı olarak değerlendirildi. Raporda, binanın güçlendirmeye uygun olmadığı da ifade edildi. Bu gelişmenin ardından müdürlüğün Rızaiye Devlet Hastanesi (eski askeri hastane) binasına taşınmasına karar verildi. Ancak alınan karar, kentte siyasi gerilimi artırdı.

RAPOR TARTIŞMASI BÜYÜYOR

Kanal23 televizyonunda konuşan MHP’li Işıkver, binada yüklenici hatası bulunmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Sağlık İl Müdürlüğü binasını ben yaptım. Bu binanın sanki yüklenici hatasından dolayı bir kusuru varmış da bu sebeple boşaltılmış gibi uzun süredir devam eden bir tartışma var. Ancak burada yüklenici hatası yok. Daha önce arsa satışındaki hadise de olduğu gibi bir talihsizlik olarak değerlendirip rencide olmaması adına cevap vermediğim bir Erol Keleş gerçeği var. Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili ve bizim ittifak yaptığımız, her gün yüz yüze baktığımız, 30 yıllık dostluğumuz olan bir isim. Yanlış da yapsa görmezden geldiğim bir dostumdu. Ama ‘bu bina hasarlıdır, ben demiyorum devlet diyor’ ifadesini kullandı. Bu konular uzamasın diye daha önce konuşmadım. Devletimiz 2007 deprem yönetmeliğinin ardından 2018’de yeni bir yönetmelik çıkardı. Bu yönetmelikle standartlar ciddi şekilde değişti. Metrekarede kullanılan demir miktarı arttı, beton sınıfı yükseltildi. Bu nedenle 2018’den önce yapılmış kamu binalarının performans analizinin yapılması istendi. Bu doğru bir uygulamadır, çünkü depremle yaşayan bir ülkeyiz. Ancak bu kapsamda yapılan analizde ‘zemin taşıma gücünün yetersiz olduğu’ ve ‘sismik performansın yeterli olmadığı’ ifade edilerek bina riskli ilan edildi. Güçlendirmeye de uygun olmadığı söylendi.”

“BİNADA SIVA ÇATLAĞINDAN BAŞKA SORUN YOK”

Işıkver, raporun gerçeği yansıtmadığını savunarak şu sözleri dile getirdi:

“3-4 aydır bu rapor vardı, herhangi bir işlem yapılmamıştı. 23 Nisan’da deprem gerekçe gösterilerek Sağlık Bakanı bu binanın boşaltılmasına ikna edildi. Aynı gün arayıp ‘yaptığınız yanlıştır’ dedim. Binada sıva ve boya çatlağından başka hiçbir şey yok. Sayın valiye de söyledim; ‘Eğer bu bina bizim hatamızdan dolayı hasar gördüyse cebimizden yaparız. Ama bu uygulama doğru değil’ dedim.”

“20 BİN KONUT YAPTIM, TEK ŞİKÂYET YOK”

Kendi mesleki geçmişine de değinen Işıkver, şu ifadeleri kullandı:

“Ben 11 deprem şehrinde yaklaşık 100’e yakın özellikli bina yaptım. 20 bin konut, 50’ye yakın hastane, 20’ye yakın köprü inşa ettim. Bir tanesinde bile sorun çıkmadı. Topluma zarar verecek bir iş yapmadık. Ama bir anda kendi şehrimizde sanki kusurlu iş yapmışız gibi bir algı oluşturuluyor. Erol Keleş ‘benim her şeyden haberim var’ diyor. Eğer haberin varsa bilerek ve isteyerek bana iftira atıyorsun. Eğer bu bina gerçekten hasarlıysa devlet neden gereğini yapmıyor? Neden benim yakamdan tutmuyor? Ama sen ‘çamur at izi kalsın’ mantığıyla hareket ediyorsun. Bina hasarlıysa ben yeniden yaparım. Peki o zaman sen çıkıp özür dileyecek misin?”

“MAHKEMEYE VERECEK NOKTAYA GELDİM”

Tepkisini daha da sertleştiren Işıkver, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsanlar makama oturduğunda değişiyor. Basın önünde konuştuğu için ben de cevap vermek zorundayım. Her konuşmanda gaf yapıyorsun, doğrudan cevap vermiyorsun ama bize iftira atıyorsun. Bizim haysiyetimizle oynuyorsun. Bu şehirde büyük bir profil kalmadı. 22-23 yıllık AK Parti iktidarında şehir ilk defa bu kadar sahipsiz kaldı. Birbirimize zarar vermek için uğraşıyoruz. Senin mücadele edeceğin başka kimse yok mu? Rakibin biz miyiz?”

“Yüz yüze bakmasak mahkemeye vereceğim noktaya geldim. Raporu yanlış yaptırmışsın, taşınmayı yanlış yaptırmışsın. İl sağlık müdürünü de yanına alarak bu binayı devreden çıkarıp bizi itibarsızlaştırmaya çalışıyorsun. Bina hasarlıysa ben yeniden yapacağım; peki sen istifa edecek misin?”