Roma, Bizans, Osmanlı... Operasyonda 8 bin 582 tarihi eser ele geçirildi
İstanbul Sancaktepe'de jandarma ekipleri tarafından bir araca düzenlenen operasyonda Bizans, Roma ve Osmanlı dönemlerine ait olduğu değerlendirilen toplam 8 bin 582 adet tarihi eser ele geçirildi. Operasyonda gözaltına alınan 4 kişiden 1'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Sancaktepe'de tarihi eser kaçakçılığı yaptığı tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında tarihi eser kaçakçılığı yaptığı tespit edilen 4 şüpheli, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlar İle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Fatih Mahallesi'nde park halindeki 34 BDR 15 plakalı araca düzenlenen ortak operasyonla gözaltına alındı. Operasyon sırasında aracın içinde bulunan Atilla Köleoğlu, Ali Köleoğlu, Adnan Karabüber ve Ali Sekmen suçüstü yakalandı.
OPERASYONDA 8 BİN 582 TARİHİ ESER ELE GEÇİRİLDİ
Operasyon kapsamında ekipleri tarafından araçta yapılan aramalarda 8 bin 582 adet tarihi eser ele geçirildi. Yapılan incelemelerde Bizans, Orta Çağ, Avrupa, Roma İmparatorluğu ve İslami döneme ait sikkeler, 44 adet bronz döküm geyik, karaca ve keçi başı figürler (1 adedi köpek), 25 adet bronz, demir, bakır alaşımlı insan figürleri, mini büstler, asker figürleri ve liturjik figürler, 17 adet bronz, kurşun ve demir pandatifler, figür siluetleri, insan hayvan figürleri, 23 adet pandantfiler, parmak parçası (heykelden parça), haç kolye, litürjik ve alegorik formlarda muhtelif figürler, 57 adet bronz ve bakır muhtelif hayvan figürleri, 118 adet bazıları kırık olan gümüş, bakır ve bronz yarı değerli taşlı aplikli, mühür yüzükleri ve kadın erkek yüzükleri, 235 adet muhtelif cins renkli, desenli, ortası delik taş ve cam imali boncuk çeşitleri, pişmiş toprak mavi sırlı boncuklardan bir grubunun tespit halinde ipe dizili olduğu, (insan figürlü formlardan 1 adedinin plastik döküm olduğu ve yeni üretilmiş malzemeden olduğu) belirlenen eserlere el konuldu. Ön ekspertiz raporunda, objelerden sadece birinin taklit olduğu, geri kalan 8 bin 581 parçanın ise 2863 sayılı yasa kapsamında korunması gereken arkeolojik ve etnografik eser olduğu belirlendi.
'GÖL KENARINDA ÇUVAL İÇİNDE BİR ŞEY BULDUM'
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede şüphelilerin ifadelerine yer verildi. Şüphelilerden Atilla Köleoğlu, "Göl kenarında çuval içinde bir şey buldum. Ne olduğunu anlamadım. Aldım eve götürdüm. Ne olduğunu anlamak için oğlumun evine getirdim. Sonra oğluma söyledim. Bunların ne olduğunu öğrenelim dedi. Bilirkişi birinin bunların bize ne olduğunu söylemesi için anlaştık. Dün oğlumun evinin orada buluştuk. Buraya Ali Sekmen ve Adnan Karabüber isimli kişiler geldi. Ben bu kişileri tanımam. O sırada jandarmalar baskın yaptı. Ben bunların tarihi eser olduğunu bilmiyordum. Bilseydim yetkililere teslim ederdim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ne olduğunu anlamak için oğlumun evine getirdim, bilirkişi bekliyorduk" dedi.
'BENİM BU İŞTE BULUNMAMIN SEBEBİ MERAKTIR'
Şüpheli Adnan Karabüber savcılıktaki ifadesinde , "Ben Ali Sekmen isimli kişiyi Antalya'dan cami imamı olması sebebiyle tanırım. Kendisi emekli oldu. Bildiğim kadarıyla inşaat işi yapar. Ali ve Atilla Köleoğlu isimli kişileri tanımam. Ali Köleoğlu beni yaklaşık 3 gün önce arayarak 'Adnan abi benim elimde bir şeyler var, ne yapacağımı bilmiyorum, bana yardımcı olur musun' dedi. Bende beni neden arıyorsun demedim. Bir bakalım dedim ve dün buluşmak için anlaştık. Dün Ali Sekmen ile buluşup bu eşyalara bakıp Antalya'ya geri dönecektik. Ali bunları bilmez, anlamaz, tamamen beni tanıdığı için buradadır. Anlaştığımız saatte Atilla ve Ali Köleoğlu, ben ve Ali Sekmen Sancaktepe'de bir pastaneye gittik. Birol diye bir kişi geldi. Birol'u ben davet ettim. Amacım Ali'lerin bulduğu eşyaya Birol'un bakmasıydı. Birol ile Atilla arabaya gidip tarihi eserlere bakarken jandarma geldi ve bizi aldılar. Benim bu işte bulunmamın sebebi meraktır. Ben tarihi eser kaçakçılığı yapmam. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Serbest bırakılmamı talep ediyorum" ifadelerini kullandı.
‘BU EŞYALARI BEN YOKKEN EVİME BIRAKMIŞ’
Şüpheli Ali Köleoğlu ifadesinde, "Atilla Köleoğlu benim babamdır. Adnan Karabüber ve Ali Sekmen isimli kişileri tanımam. Ben uluslararası TIR şoförlüğü yapıyorum. Bu hafta geldim. Babam bana yaklaşık 1 ay önce balığa gittiğini, balıkta madeni para ve yüzük bulduğunu söyledi. Bu eşyaları ben yokken evime bırakmış. Daha sonra bunları birilerine sorduralım dedi. Adnan Karabüber beni aradı. Bana yarın buluşacağız, dedi. Bende tamam dedim. Benden konum istedi. Bende evimin bulunduğu yere yakın bir yerin konumunu attım. Sonra oradaki pastanede buluştuk. Pastaneye Adnan, Ali, Birol diye bir kişi ve babam Atilla geldi. Babam ve Birol arabanın yanına gittiklerinde jandarmalar geldi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.
‘BENİM TARİHİ ESERLERDEN, KAÇAKÇILIKTAN HABERİM YOKTUR’
Şüpheli Ali Sekmen ise, "Ben emekli imamım. Ayrıca inşaat işi yaparım. Ben Antalya Akseki merkezde, Antalya'nın çeşitli yerlerinde inşaat işi yaparım. Ben Atilla ve Ali Köleoğlu isimli kişileri tanımam. Yaklaşık 10-12 gündür İstanbul'da kentsel dönüşüm işi arıyorum. Bu esnada Adnan ile görüştüm. Bana Antalya'dan İstanbul'a geleceğini söyledi. Sonra işi bitince birlikte döneceğimizi söyledi. Bende kabul ettim. Dün Adnan ile Marmaray durağının orada buluştum. Bana bir işi olduğunu birileri ile oturacağını söyledi. Olay sebebiyle isimlerini öğrendiğim Atilla ve Ali Köleoğlu isimli şahıslarla buluştuk. Bir pastaneye gittik. Sonra Atila ve Birol diye bir kişi arabanın yanına gittiler. Bir şeyler konuştular. Ben Adnan abiye gidiyor muyuz dedim, bana 'birazdan gideceğiz' dedi. Bu esnada jandarmalar gelip bizleri yakaladılar. Benim tarihi eserlerden, kaçakçılıktan haberim yoktur. Üzerime atılı hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.
5 YILA KADAR HAPİS TALEP EDİLDİ
Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan iddianamede, ele geçirilen objelerin miktarı ve niteliği göz önüne alındığında 'ticari amaç' güdüldüğünün açık olduğu vurgulandı. Şüphelilerin 'Kültür varlığı ticaretine aykırılık' suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapis talep edildi.