Sabahları motoru ısıtmak için beklerken 2 kez düşünün

Kış sabahlarının değişmez ritüeli olan "motorun ısınmasını bekleme" alışkanlığı, modern otomobil teknolojisinde gerekli değil. Uzmanlar, dakikalarca rölantide beklemenin motorunuzu korumadığını aksine ona zarar verdiğini açıkladı.

Eski nesil karbüratörlü araçlarda, yakıtın buharlaşması ve motorun stop etmemesi için ısınma süresi hayati önem taşıyor. Ancak günümüzün elektronik yakıt enjeksiyonlu sistemlerinde (EFI) durum tamamen farklı. Uzman otomotiv mühendislerine göre, modern bir motoru çalıştırdıktan sonra rölantide uzun süre bekletmek, mekanik parçalar üzerinde "soğuk aşınma" etkisini uzatıyor.

ARAÇ DURDUĞU YERDE DAHA YAVAŞ ISINIR

Motorun en hassas olduğu an, yağın henüz tüm kanallara yayılmadığı ilk çalışma saniyeleridir ama sanılanın aksine, araç durduğu yerde çok yavaş ısınır. Motorun yük altında olmadan çalışması, yanma odasındaki sıcaklığın düşük kalmasına neden olur. Bu durum, silindir duvarlarına püskürtülen yakıtın tam yanmamasına ve koruyucu yağ tabakasını seyrelterek metalin metale sürtünmesine yol açar. Yani motoru ısıtayım derken, aslında silindir yataklarınızın ömründen çalıyorsunuz.

"30 SANİYE" KURALINA DİKKAT EDİN

Bir uzman gözüyle en sağlıklı çalıştırma prosedürü şu üç adımdan oluşur: Aracı çalıştırdıktan sonra yağın turboya ve en üst noktalara ulaşması için sadece 30 ile 60 saniye arası bekleyin. Aracı düşük devirde sürmeye başlayın. Hareket halindeki bir araç, rölantide bekleyen bir araca göre hem şanzımanı hem de motoru çok daha homojen ve hızlı bir şekilde ısıtır. Motor sıcaklık göstergesi ideal seviyeye gelene kadar ani hızlanmalardan ve yüksek devirlerden kaçının.

ÇEVRESEL VE EKONOMİK KAYIP

Sadece mekanik değil, ekonomik açıdan da rölanti bir kayıp noktasıdır. Boşta çalışan bir motor, "0 kilometre" yol kat ederek en düşük yakıt verimliliğini sergiler. Ayrıca yanmamış yakıtın egzoz sisteminden atılması, katalitik konvertörün ve partikül filtresinin çok daha çabuk dolmasına ve pahalı arızalara sebebiyet verir.