Saç telinden 60 bin kat daha ince: Dünyanın en küçük elektrik motoru
Tufts Üniversitesi araştırmacıları tarafından geliştirilen ve Guinness Rekorlar Kitabı'na giren 1 nanometre boyutundaki elektrik motoru laboratuvar ortamında başarılı şekilde hareket ettirildi.
Bilim insanları, geleneksel motor tasarımlarını tamamen bir kenara bırakarak kuantum sınırlarında çalışan dünyanın en küçük elektrik motorunu geliştirdi. Eylül 2011 döneminde imza atılan bu çalışma, bir nanometrelik boyutuyla Guinness Rekorlar Kitabı'ndaki yerini korumaya devam ediyor.
Söz konusu mühendislik ürününün, insan saç telinden tam 60 bin kat daha ince bir yapıya sahip olduğu açıklandı. Geliştirilen bu yeni sistemin, kendisinden önceki 200 nanometrelik rekoru geride bırakarak moleküler boyutta yeni bir standart belirlediği kaydedildi.
MOLEKÜLER MOTORUN ÇALIŞMA SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?
Mıknatıslar veya elektrik bobinleri kullanılmayan bu sistemin temelinde "butil metil sülfür" adlı kimyasal molekül bulunuyor. Bu minik yapının tam ortasında konumlanan kükürt atomu, dönme hareketinin merkezini oluşturarak sistemin kalbini meydana getiriyor.
Molekülün kollarındaki karbon atomu sayılarının asimetrik dengesizliği, motorun dönmesini sağlayan temel itici güç olarak işlev görüyor. Bir tarafta dört karbon atomu yer alırken diğer tarafta yalnızca tek bir karbon atomunun bulunması, yapının sürekli hareket halinde kalmasını sağlıyor.
KONTROL İÇİN NEDEN EKSİ 268 DERECE SICAKLIK GEREKİYOR?
Bu mikroskobik yapıyı hareket ettirmek için geleneksel kablolar yerine taramalı tünelleme mikroskobu kullanılıyor. Cihazın atomik keskinliğe sahip metal iğnesi, molekül üzerine elektronlar fırlatarak düzeneği uzaktan harekete geçiriyor.
Oda sıcaklığında saniyede bir milyondan fazla dönen bu molekülü gözlemlemek imkansız olduğu için deneyler eksi 268 santigrat derecede gerçekleştiriliyor. Mühendisler, ortamı mutlak sıfır noktasına yaklaştırarak dönme hızını saniyede 50 tura indirmeyi başarıyor.
BU TEKNOLOJİ GELECEKTE HANGİ ALANLARDA KULLANILACAK?
Minyatür motor teknolojisinin gelecekte en çok tıp dünyasına yön vermesi ve ilaç dağıtım sistemlerini iyileştirmesi bekleniyor. Bu motorların kılcal tüplerin çeperlerine kaplanarak sıvıların sürtünmesini engelleyeceği ve ilaç akışını hızlandıracağı öngörülüyor.
Moleküler dişlilerin teknoloji donanımlarında da devrim yaratma potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor. Gelecekteki bilgisayarlar ve akıllı telefonların, bu sistemler sayesinde çok daha az enerji tüketen minik devrelere kavuşacağı belirtiliyor.