Şehri serinletmenin yolunu gölün dibinde buldular: Sistem yüzlerce binaya ulaşıyor
Kanada’nın Toronto kentinde yüzlerce binanın serinletilmesi için Ontario Gölü’nün derinliklerindeki doğal soğukluktan yararlanılıyor. Gölün yaklaşık 83 metre altındaki 4 derece civarında kalan su, şehir merkezindeki dev binaların soğutma ihtiyacını azaltan sistemin temelini oluşturuyor.
"Deep Lake Water Cooling" adı verilen sistem; hastanelerden otellere, ofislerden üniversitelere ve veri merkezlerine kadar yaklaşık 200 binanın bulunduğu geniş bir bölgeye hizmet veriyor. Üstelik gölden alınan su yalnızca soğutma amacıyla kullanılmıyor; sistemden geçtikten sonra Toronto’nun içme suyu şebekesine gönderiliyor.
SU 83 METRE DERİNLİKTEN ALINIYOR
Kıyıdan kilometrelerce açığa uzanan büyük borular, Ontario Gölü’nün yaklaşık 83 metre derinliğindeki suyu karaya taşıyor. Güneş ışığının etkisinin oldukça azaldığı bu derinliklerde suyun sıcaklığı yıl boyunca yaklaşık 4 derece civarında kalıyor.
Gölden gelen su doğrudan gökdelenlerin klima tesisatına verilmiyor. Bunun yerine ısı eşanjörlerinden geçirilerek soğukluğu, şehir merkezinde dolaşan ayrı bir su devresine aktarılıyor. Böylece göl suyu ile binaların içerisindeki sistem birbirine karışmadan soğutma sağlanıyor.
Soğutulan su daha sonra yer altındaki yaklaşık 40 kilometrelik boru ağıyla şehir merkezindeki yapılara ulaştırılıyor. Binalardaki ısıyı üzerine alan su tekrar sisteme dönüyor ve yeniden soğutularak aynı döngü devam ettiriliyor.
SOĞUTMADA KULLANILIYOR, SONRA MUSLUKLARA GİDİYOR
Sistemin en dikkat çekici taraflarından biri, Ontario Gölü’nden alınan suyun işlem bittikten sonra boşa bırakılmaması. Gölden gelen su arıtılıyor, soğukluğu binaların soğutulmasında değerlendirildikten sonra Toronto’nun içme suyu sistemine aktarılıyor.
Bu sayede şehir, zaten içme suyu ihtiyacı için gölden aldığı suyun doğal soğukluğundan ayrıca yararlanmış oluyor. Büyük binalarda elektrikle çalışan geleneksel soğutma sistemlerine duyulan ihtiyacın azalması da ciddi miktarda enerji tasarrufu sağlıyor.
Sisteme artan talep nedeniyle gölün derinliklerine uzanan yeni bir su alma hattı daha eklendi. Yaklaşık 3 kilometre uzunluğundaki yeni boruyla soğutma kapasitesinin yüzde 60 artırıldığı ve yaklaşık 40 binaya daha hizmet verebilecek ek kapasite oluşturulduğu açıklandı.
Toronto’daki sistemin enerji tüketimine etkisi de dikkat çekiyor. Enwave’in verilerine göre derin göl suyu kullanımı, geleneksel soğutma yöntemlerine kıyasla elektrik tüketimini önemli ölçüde azaltabiliyor. Özellikle yaz aylarında klima kullanımının zirve yaptığı saatlerde elektrik şebekesinden çekilen gücün düşürülmesi, sistemin kent için sağladığı önemli avantajlardan biri olarak öne çıkıyor.
Sistemin bir başka avantajı da su tüketimini azaltması. Geleneksel büyük bina klimalarında soğutma sırasında önemli miktarda su kullanılabilirken, gölün doğal soğukluğundan yararlanan sistem bu ihtiyacı azaltıyor. Böylece Toronto, özellikle sıcak yaz günlerinde hem elektrik hem de su tüketimini düşürmeyi hedefliyor.