Seine (Sen) nehrinin, Paris 2024 Olimpiyatları'nda yüzme müsabakalarında kullanılması uzun süre tartışılmıştı.
Hatta geçtiğimiz günlerde Fransa Spor Bakanı, 100 yılı aşkın süredir yüzmenin yasak olmasına rağmen güvenli olduğunu kanıtlamak için Seine Nehri'ne dalmıştı.
Aslında suyun kirliliği nedeniyle Paris'in ortasından geçen dünyaca ünlü bu nehirde yüzmek bir asırdan uzun bir süredir yasak.
Oysa, bu korkuları giderebilmek adına bu yıl Olimpiyatlara ev sahipliği yapacak Fransa'nın başkenti Paris'te, Seine Nehri'nin temizlenmesi için 1,4 milyar euro harcanmış ve atık suların nehre akmaması için dev bir yeraltı havuzu inşa edilmişti.
Ancak tüm çabalara rağmen geçtiğimiz haftalarda yapılan testlerde suyun insanlar için güvenli olmadığı tespit edildi.
Seine, nehri anlaşılan sadece Olimpiyatların açılış töreninde kullanılacağıyla kalacak?
Çünkü, birleşik kanalizasyon sistemine sahip olan yani yağmur suları ile atık suların birlikte aktığı Paris’in ortasından geçen Seine gibi bir nehri arıtmak, üzerindeki köprülerden ve kıyısından yüzlerce insanın gelip geçtiği, nehir trafiğinin işlediği Seine nehrine kirli suların karışmamasını sağlamak o kadar kolay değil.
Oysa Seyhan öyle mi?
Torosların tertemiz kar ve kaynak suları önce Çatalan’da sonra da Seyhan’da birikiyor.
Ve bu iki gölde de kirletici unsurlar, Seine ile kıyaslanmayacak kadar az.
Hele basit bir kaç önlem daha alınırsa Seyhan Nehri’nin Adana merkezi bölümünde sıfır kirlilik yaratılabilir.
Selahattin çolak ve Aytaç Durak zamanında yapılan yatırımlarla Seyhan Nehri’ne atık suların karışmaması sağlanmıştı.
Şimdilik gölde biriken ve sulama kanallarından akan sular pırıl pırıl.
Kirlilik son derece az ve yüzmeye uygun.
Zaten Adanalılar da yıllardır bu kanallarda yüzer.
Adana’da göl, nehir ve özellikle de sulama kanalları ne şampiyon yüzücülerin çıkmasına vesile oldu.
Adana bir zamanlar yüzme sporunda Türkiye’nin markasıydı.
Ayhan Karataş, Erdal Acet, Faruk Morkal, Behçet Kurtiç, Ersin Aydın, Nesrin Aslan ve daha isimlerini burada sayamadığımız onlarca şampiyon yüzücü yetiştirdi.
Efsanevi kaptan Muharrem Gülergin yönetimindeki Adana Demirspor sutopu takımı 19 yıl üst üste Türkiye şampiyonu olarak “Yenilmez armada” unvanını aldı.
Bunlar hep Seyhan’ın ve onun yan ürünü olan sulama kanalları sayesindeydi.
Şimdilerde de Seyhan nehrinin ve gölün, festivallerde kullanıldığına şahit olduk.
Güzel de oldu.
Fakat niye daha da ileri seviyede kullanılmasın ki?
Her yıl onlarca çocuk ya da genç Seyhan nehrinde ya da sulama kanallarında serinlemek isterken boğuluyor.
Halbuki sulama kanallarını halkla barıştırın, sık sık, kanalların kenarına, bu kanal suyu ile dolan güvenli havuzlar yapın, çocuklarımız burada serinlesin diyoruz ama aldıran yok.
Bakın elin adamı pis Seine nehrinde neredeyse olimpiyat yüzme yarışları yapmayı planlıyordu.
Biz, elimizde tertemiz kar suları ile dolu bir gölümüz, nehrimiz varken onu kullanamıyoruz.
Yurt dışına gidip gelen arkadaşlarımız Seyhan nehri gibi nehirlerin oralarda çok güzel plajlarla dolu olduğunu ve insanların özgürce yüzdüğünü söylüyor.
Biz, daha iyisine sahip olduğumuz halde neden yapamıyoruz?
Bence, Adana’da toplumsal bir konsensüs oluşturulmalı ve Adana Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, DSİ birlikte hareket ederek Seyhan Baraj Gölü kıyılarını ve suluma kanallarını yaşayan, yüzülen mekanlara çevrilmeli.
Un var, şeker var, yağ var.
Neden helva yapmayalım ki?..