Sessiz tarlada altın ararken çok daha değerli bir hazine buldu
Tarlada elinde metal dedektörü ile gezen ve maddi değeri yüksek bir şeyler bulmayı umut eden adam hayatının şokunu yaşadı. Dedektör ötmeye başladığında altın ya da değerli başka bir metal bulduğunu sanıyordu. Fakat ortaya çıkan şey bundan çok daha değerliydi.
İngiltere’nin sakin kırsalı Güney Somerset’te, sıradan bir tarlada yürüyen amatör bir define avcısının metal dedektöründen gelen o keskin ses, sadece bir adamın hayatını değiştirmekle kalmadı; Roma İmparatorluğu'nun gizemli tarihine ışık tutan devasa bir keşfi başlattı.
Yaklaşık 10 yıldır aynı bölgede bıkmadan arama yapan Kevin Minto isimli eski bir asker ve kamyon şoförü, toprağın altında yüzyıllardır bozulmadan bekleyen, tam 48 gram ağırlığında som altın bir Roma yüzüğü buldu. Bilim dünyasında büyük heyecan yaratan bu tarihi eser, tarihçilerin Roma Britanyası'ndaki zenginlik, güç ve kaos dengelerine dair bildiklerini tamamen sorgulatıyor.
BRONZ VE GÜÜMÜŞ ÇAĞINDA ALTIN MUCİZESİ
Arkeoloji dünyasında bu keşfi bu kadar benzersiz ve "imkansız" kılan şey, yüzüğün yapıldığı malzeme ve üzerindeki kusursuz işçilik. Roma dönemi Britanyası'nda takılar genellikle bronz veya gümüşten üretilirdi; altına rastlamak neredeyse imkansıza yakındı.
Şimdilerde "Ilminster Yüzüğü" olarak adlandırılan bu nadide eserin üzerinde, mavi ve gri renkli değerli bir taşa kazınmış büyüleyici bir figür yer alıyor: Zafer Tanrıçası Victoria, iki atlı bir savaş arabasını sürerken tasvir edilmiş. Yüzüğün ihtişamı, o dönem Somerset kırsalında yaşayan bazı insanların tahmin edilenin çok ötesinde bir servete ve güce sahip olduğunu açıkça kanıtlıyor.
İSYAN, KAOS VE TOPRAĞA GÖMÜLEN SERVET
Yüzük, tarlada tek başına bulunmadı. Yanında yaklaşık 300 adet Roma sikkesinden oluşan devasa bir hazine de vardı. Uzmanlar, bu değerli eşyaların MS 297 yılından kısa bir süre sonra toprağa gömüldüğünü tahmin ediyor. Bu tarih, Britanya’nın Roma egemenliğine başkaldırdığı, ancak imparatorluk orduları tarafından kanlı ve şiddetli bir şekilde geri alındığı meşhur Carausius İsyanı dönemine denk geliyor.
Tarihçilere göre, imparatorluğun en çalkantılı ve tehlikeli dönemlerinden birinde yaşayan çok zengin bir asilzade, yaklaşan yağma ve savaş tehlikesinden servetini koruyabilmek için bu paha biçilemez yüzüğü ve paraları aceleyle toprağa gömdü. Ancak muhtemelen savaşta hayatını kaybettiği için, gömdüğü hazineyi geri almaya hiçbir zaman gelemedi.
Hayatının keşfine imza atan Kevin Minto, o tarihi anı anlatırken şu ifadeleri kullanıyor:
"Bütün gün kazmaktan o kadar yorgundum ki, yüzüğü ilk gördüğümde ne olduğunu ve önemini tam olarak kavrayamadım. Her şey çok bunaltıcıydı. Ancak o gece eve dönüp sessizce oturduğumda durumun ciddiyetini ve tarihin akışını değiştirecek bir şey bulduğumu anlayabildim."
HAZİNE YASASI ÇALIŞINCA HAYATI KURTULDU
Birleşik Krallık’ta yürürlükte olan sıkı Hazine Yasası kapsamında, buluntunun tescillenmesi ve incelenmesi tam sekiz yıl sürdü. Sürecin sonunda tarihi hazine, Güney Batı Miras Vakfı tarafından satın alınarak koruma altına alındı.
Vakfın ödediği büyük ödül, defineci Kevin Minto ile arazi sahibi arasında adil bir şekilde paylaştırıldı. Bu sayede eski asker ve kamyon şoförü Minto, tüm ev kredisini (ipotek borcunu) kapatmayı başardı. Hayatı tamamen değişen Minto, artık geçim derdi olmadan çalışma saatlerini azalttığını ve hayatın tadını çıkardığını belirtiyor.
Ulusal öneme sahip bu görkemli altın yüzük, Somerset Müzesi’nin daimi koleksiyonunun bir parçası olacak. Ancak müzede sergilenmeden önce, çocuklara tarihi sevdirmek adına bölgedeki yerel ilkokullarda özel gösterimlerle çocuklarla buluşturulacak.