Sibirya'daki mezarda bulundu: Türklerin kadim izini taşıyor

Sibirya'nın güneyindeki Hakasya'da bulunan sıra dışı bir çift gümüş takı, yapılan yeni incelemeyle yeniden gündeme geldi. Araştırmacılar, üzerlerinde kanatlı bir kadın figürü bulunan eserlerin Eski Türk inancındaki Umay'ı tasvir ediyor olabileceğini düşünüyor.

Koibaly mezarlığındaki 7 numaralı kurganda bulunan takıların merkezinde, iki yanında kanatlar bulunan kadın biçimli bir figür yer alıyor. Figürün göğüs hizasında iki eliyle bir kap tuttuğu, başının üzerinde ise hale benzeri bir bölüm bulunduğu görülüyor. Bu özellikler nedeniyle figürün, eski Türk inancında kadınları, çocukları, anneliği ve doğurganlığı koruduğuna inanılan Umay'ı tasvir ediyor olabileceği değerlendiriliyor. Ancak araştırmacılar bu bağlantının henüz kesinleşmediğini belirtiyor.

ASLINDA KÜPE OLARAK YAPILMAMIŞ

Yeni araştırmanın en dikkat çekici sonucu ise takıların başlangıçta küpe olmadığı. Yapım izlerini inceleyen araştırmacılar, eserlerin hayatı boyunca en az üç farklı ustanın elinden geçtiğini belirledi.

İlk usta, yaklaşık yüzde 98 oranında gümüş içeren alaşımdan birbirine çok benzeyen iki süs hazırladı. İnsan figürünün çevresindeki kuş benzeri biçimler ince metal teller ve filigran işçiliğiyle süslendi. Yapım kalitesi, bunları hazırlayan kişinin oldukça deneyimli bir kuyumcu olduğunu gösteriyor.

Daha sonra başka bir usta takılara küçük küresel parçalar, halkalar ve kulağa takılmasını sağlayan kancalar ekledi. Böylece başka bir amaç için yapılmış iki süs, sonradan küpeye dönüştürüldü.

KIRILINCA TAMİR EDİLMİŞ

Küpelerdeki aşınma izleri uzun süre kullanıldıklarını gösteriyor. Hatta küpelerden birinin kanat bölümünün zamanla kırıldığı belirlendi. Ancak sahibi değerli takıyı atmak yerine tamir ettirdi. Üçüncü bir usta kırılan bölüme delikler açarak parçaları telle birbirine bağladı.

Araştırmacılar bu kaba tamirin bile önemli bir ipucu olduğunu düşünüyor. Takılar modası geçmiş veya zarar görmüş olmalarına rağmen kullanılmaya devam edilmiş olabilir. Bu nedenle eserlerin nesilden nesile aktarılan ve maddi değerinin ötesinde anlam taşıyan aile yadigârları olabileceği değerlendiriliyor.

Takıların bulunduğu mezar daha önce yağmalandığı için iskeletin büyük bölümü kayıp. Buna rağmen mezarda at kemikleri, üzengiler ve koşum parçaları bulunurken erkek savaşçılarla daha güçlü biçimde ilişkilendirilen ok uçları ve bazı silah parçalarının bulunmaması, mezarın yüksek statülü bir kadına ait olabileceği görüşünü güçlendiriyor.

Araştırmacılar şimdi eserlerin yapım tekniğini Çin, Orta Asya, Batı Asya ve Orta Doğu'daki takılarla karşılaştırmayı planlıyor. Böylece hem bu sıra dışı takıların nerede üretildiği hem de üzerlerindeki kanatlı kadın figürünün gerçekten Umay'ı temsil edip etmediği konusunda yeni ipuçlarına ulaşılması hedefleniyor.