Şiddet eğilimi olan çocuklarda en sık görülen 6 belirti
Uzmanlar, çocuklarda görülen şiddet eğiliminin erken dönemde tespit edilmesinin, ileride oluşabilecek daha ciddi davranış bozukluklarının engellenmesi açısından hayati önem taşıdığını bildirdi.
Şiddete meyil, çocuklarda genellikle küçük ancak tekrarlayan sinyallerle kendini gösteriyor. Ebeveynlerin "masum" olarak nitelendirdiği veya görmezden geldiği bazı davranışların, aslında gelişmekte olan bir öfke kontrol sorununa işaret ettiği saptandı. Araştırmalar, davranışların eyleme dökülmeden önce zihinsel süreçlerde başladığını kanıtladı.
KÜÇÜK YAŞTA BAŞLAYAN FİZİKSEL TEPKİLER
Çocuğun öfke anında vurma, itme veya ısırma gibi eylemleri alışkanlık haline getirmesi, dikkat edilmesi gereken ilk sinyal olarak açıklandı. Uzmanlar, bu minik saldırganlık eylemlerinin görmezden gelinmesinin ileriye dönük daha büyük sorunlara zemin hazırladığını kaydetti.
EMPATİ EKSİKLİĞİ VE DUYARSIZLIK
Karşısındaki kişinin fiziksel veya duygusal acısına kayıtsız kalma, özür dilememe ve yapılan şiddeti "haklı" çıkarma çabası, önemli bir uyarı işareti kabul edildi. Empati kuramayan çocukların, uyguladıkları şiddetin sonuçlarını kavrayamadığı belirlendi.
ÖFKE KONTROLÜNDE YAŞANAN ZAYIFLIK
Basit hayal kırıklıklarında dahi eşyaları fırlatma ve aşırı bağırma gibi kontrol dışı tepkiler, duygusal yönetimin zayıflığını ortaya koydu. Bu durumun, çocuğun hayal kırıklığıyla başa çıkma becerisinin gelişmediğini gösterdiği bildirildi.
KENDİSİNDEN GÜÇSÜZLERE YÖNELEN DAVRANIŞLAR
Özellikle kendisinden yaşça küçük çocuklara veya hayvanlara karşı zarar verme eğilimi, şiddetin yön bulmaya başladığı en tehlikeli evrelerden biri olarak tanımlandı. Bu davranışın, otorite kurma çabasının şiddetle birleştiği bir nokta olduğu vurgulandı.
ŞİDDETİ NORMALLEŞTİREN DİL KULLANIMI
Günlük konuşma dilinde "döverim" veya "vururum" gibi ifadelerin sıkça kullanılması, şiddetin bir çözüm yöntemi olarak içselleştirildiğini gösterdi. Dilde kabul gören bu saldırgan ifadelerin, kısa süre içinde fiziksel eyleme dönüştüğü saptandı.
AŞIRI İÇE KAPANMA VE BASTIRILMIŞ ÖFKE
Her şiddet eğiliminin dışa vurulmadığı, aşırı içe kapanma ve sosyal geri çekilme durumlarının da tehlike arz ettiği kaydedildi. Duygularını paylaşmayan çocuklarda biriken bastırılmış öfkenin, zaman içinde kontrolsüz ve şiddetli patlamalara yol açtığı kanıtlandı.