Sömürü düzenine "Dur" diyen lider! Ülkesinde bir ilki gerçekleştirdi

Batı Afrika ülkesi Burkina Faso, altın üretimindeki katma değeri ülke içinde tutmak amacıyla ilk ulusal altın rafinerisini hizmete açtı. Başkent Ouagadougou’da faaliyete geçen ve yaklaşık 19 milyon dolara mal olduğu belirtilen tesisin ilk aşamada yıllık 164 ton altın işleme kapasitesine sahip olduğu açıklandı.

Burkina Faso yönetimi, ülkede çıkarılan altının ham madde olarak yurt dışına gönderilmesi yerine işlenerek daha yüksek katma değer oluşturmasını hedefliyor.

Başkent Ouagadougou’da düzenlenen törenle açılan ulusal rafinerinin, ülkenin madencilik sektöründe önemli bir adım olması bekleniyor. Devlet Başkanı İbrahim Traore, törende yaptığı açıklamada Burkina Faso’nun doğal kaynaklarını kendi topraklarında işlemeye yönelik politikasını vurguladı.

İLK ETAPTA 164 TON KAPASİTE

Yaklaşık 19 milyon dolar yatırımla kurulan tesisin başlangıçta yılda 164 ton altın rafine edebilecek kapasiteye sahip olduğu belirtildi.

Yönetim, rafinerinin kapasitesini ilerleyen dönemde yıllık 515 tona çıkarmayı planlıyor. Bu hedefin gerçekleşmesi halinde tesisin yalnızca Burkina Faso’nun değil, Batı Afrika’daki diğer ülkelerin altınlarının işlenmesinde de kullanılması amaçlanıyor.

EKONOMİDE DAHA FAZLA KATMA DEĞER HEDEFİ

Burkina Faso, altın üretiminde Afrika'nın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Yönetimin yeni rafineriyle temel hedeflerinden biri, ülkeden çıkarılan değerli madenlerin işlenmesiyle oluşan ekonomik değerin daha büyük bölümünü ülke içinde tutmak.

Traore yönetimi, doğal kaynakların ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlaması gerektiğini savunuyor. Rafinerinin de bu politikanın önemli adımlarından biri olduğu ifade ediliyor.

İbrahim Traore’nin 2022’de iktidara gelmesinin ardından Burkina Faso ile Fransa arasındaki ilişkiler ciddi biçimde gerildi. Fransız askerlerinin ülkeden çekilmesinin ardından yönetim, ekonomik ve siyasi bağımsızlığı güçlendirmeye yönelik politikalar izledi.

Altın rafinerisinin açılması da yönetimin doğal kaynakların işlenmesi ve ekonomik değerinin ülke içinde tutulmasına yönelik politikalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.