SON DAKİKA: Erdoğan'dan yeni anayasa çıkışı: Henüz bir takvim ortaya çıkmış değil

SON DAKİKA... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Etiyopya ziyaretinin ardından uçakta yaptığı açıklamada "Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz" dedi. CHP'yi de hedef alan Erdoğan "Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar..." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Türkiye'ye dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Açıklamasında anayasa değişikliği konusuna da değinen Erdoğan "Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz" dedi.

Erdoğan'ın gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar ise şu şekilde:

"SDG" denilen yapı ile Suriye yönetimi arasında varılan uzlaşma "Terörsüz Türkiye" sürecinde önemli bir handikapın aşıldığını gösteriyor. Komisyon safahatı tamamlandı. Artık sırada Adalet ve İçişleri Bakanlığının dahil olacağı yasal düzenlemeler ve uygulamalar var gibi gözüküyor. Bundan sonra sürecin hızlanacağını söyleyebilir miyiz? Türkiye'ye neler görecek bundan sonrası için?

"Terörsüz Türkiye" hedefimize doğru, dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerliyoruz. Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye'ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten emin adımlarla Suriye'de yola devam ediyor. Ayrıca terörle mücadelenin sadece güvenlik meselesi olmadığını sık sık da vurguladım. Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz. Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır.

"TÜRKİYE OLARAK İRAN'A YÖNELİK ASKERİ MÜDAHALEYE KARŞI OLDUĞUMUZU BÜTÜN MUHATAPLARIMIZA İLETTİK"

İran konusunda Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını biliyoruz. Siz de yoğun temaslar yürütüyorsunuz. Sayın Dışişleri Bakanımız da aynı şekilde… Bugün de Cenevre'de bazı görüşmeler vardı. Oradan çıkan açıklamaları da sanırım takip etmişsinizdir. Sizce İran meselesi savaşa mı, barışa mı daha yakın? Nasıl görüyorsunuz son durumu?

İran ile ABD arasındaki sorunlar, diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz. Her iki ülke bu noktada. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün aynı zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz bunları konuştuk. Biz duvar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız. İran'ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran'a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz.

ANAYASA KONUSUNDA TAKVİM NET DEĞİL

Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'e yönelik nefret söylemi, toplum değerlerinin Anayasal güvence altına alınması ihtiyacını bir kere daha gözler önüne serdi. Sizin bu noktadaki fikrinizi zaten evvelden beri hepimiz biliyoruz. Çok net soruyorum Sayın Cumhurbaşkanım. Yeni Anayasaya ilişkin bir takvim, bir öngörü, bize söyleyebileceğiniz bir zaman dilimi var mı?

Yani bizim özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi'deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Yani onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi 'uçağın kanatlarına takıldı' filan diyorlardı ya… Şimdi Zeynep hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi'den otobüslere doldular ve o gün bizim Grup Toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir'de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız. Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz.

"CHP'YE MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ"

CHP'nin bugüne kadar bir tehdit, şantaj ve hakaret diliyle siyaset yaptığına defalarca tanık olmuştuk. Ama şu an gelinen noktada CHP Genel Başkanı kendi partisinin belediye başkanına da küfretti. Hemen arkasından da CHP milletvekilleri Gazi Meclisimizde bakanların yemin törenine saldırı girişiminde bulundu. Ana muhalefetin siyaseti taşımaya çalıştığı bu noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP'de siyaset yapan bir politikacıysanız, Genel Merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda, küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın. Sabırlı olacaksın. Vakti saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Ama CHP'ye de meydanı bırakmayacağız.

"KILIÇDAROĞLU DÖNEMİ BU DÖNEMDEN ÇOK FARKLI"

Sayın Cumhurbaşkanım, iktidarda olduğunuz 24 yılda üç CHP genel başkanı gördünüz ve aynı dönemde siyaset yaptınız. İlk ikisine yönelik zaman zaman çok sert eleştirileriniz de oldu ama son günlerde Silivri'yle irtibatı yoğunlaşan Özgür Özel'e karşı tavrınız bir hayli değişti. Hem eleştirileriniz çok sertleşti hem de "umudumu kestim" gibi bir tespit yaptınız. Bu ne anlama geliyor, size göre geçmişte CHP'de olmayan bugün ne oluyor?

Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi aslında çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP'yi kuşatmış durumda. Böyle bir gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız. Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan bir şeydir. Ama onların böyle bir derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor. Sayın Genel Başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz.