Son dakika... Özel'den Akın Gürlek'e 'mal varlığı' çağrısı

Son dakika haberi... Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, Bahçeli'nin "boş senet iddiası hezeyandır" sözlerine belgeyle karşılık verdi. İçişleri Bakanı Akın Gürlek'e seslen Özel, mal varlığını açıklaması için çağrıda bulundu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel'den Bahçeli'ye boş senet yanıtı geldi. Depremzedelere imzalatılan 'Afet Borçlandırma Senedi'ni gösteren Özel, MHP liderine "Hezeyan varsa; ortağına inanıp, gidip bir depremzedeye sormayan şahsınızın siyasetinin adıdır" dedi. Akın Gürlek'in mal varlığına da değinen CHP lideri İçişleri Bakanına çağrı yaptı.

Özel'in konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde oldu...

AKIN GÜRLEK'E ÇAĞRI

Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasına ilişkin değerlendirmelerini de sürdüren Özel, Gürlek'in imzasının da olduğu yargılamalar üzerinden örnekler verdi.

Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden DEM Partili Sırrı Süreyya Önder'in yargılandığı bir davaya değinen Özel, "Akın Gürlek'in olduğu davalarda birçok hak ihlali oldu. Akın Gürlek hiçbir zaman başsavcı olmadı dün siyasiydi bugün de siyasi" dedi.

'HODRİ MEYDAN SÜRENİZ BİR HAFTADIR'

Özel, Akın Gürlek'e mal varlığını açıklama çağrısını da yineledi. Özel Güelek' seslenerek; "Akın beyin mal varlığını bildirmesini bekliyorum. Bende var. 16 taşınmazdan 12'ye düştüler. Eğer basın karşısında açıklamazsa ben ada ada site site daire daire açıklayacağım. Bunları tane tane açıklarsın 'şu maaşlarımı şu şekilde biriktirerek aldım' diye açıklamazsa ben onları nasıl aldığını da açıklayacağım.

"BAHÇELİ'YE VERİLECEK ÇOK SERT CEVAPLAR VAR"

"Bugün Sayın Devlet Bahçeli deprem bölgesiyle ilgili -ki ne iyi bir iş yapmışız, bütün grup hep beraber gittik deprem bölgesinde büyük bir çalışma yaptık ve neyi ortaya çıkardık?- faizsiz verilmesi gereken deprem konutlarının bazılarından faiz almaya niyetlendiklerini, deprem bölgesindeki yapılan dükkanlardan faiz almaya niyetlendiklerini, evlerle ilgili de boş senetlere imza attırdıklarını... Biz bunu söyledik, biz bunu söyledik. Neden söyledik? Hatay milletvekillerimiz dedi ki: 'Koşun gelin, millete boş senete imza attırıyorlar.' Malatya, Kahramanmaraş, Gaziantep milletvekillerimiz dedi ki: 'Doğru, senete imza atmayana anahtarını vermiyorlar.'

Biz altı günde 55 çalışma yaptık. Konteyner kentleri gezdik. Evi alanı, alamayanı dinledik. Boş seneti gördük ve dedik ki: 'Boş senete imza attırmak tefeci işidir bunu yapmayın, faizi çizene anahtar vermiyorsunuz; faiz almayacağınızı açıklayın ve boş senetleri yırtın atın.' O kadar çok yalan attılar, o kadar çok kendi televizyon kanallarında lafı yuvarladılar ki üzülerek takip ettim Sayın Bahçeli bugün 'Konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatıyorlar demek yalnızca bühtan değil siyasi namusla çelişen bir hezeyandır' demiş."

'O SENETLERİ SİZE YIRTTIRACAĞIM'

"Sayın Bahçeli'den özür beklemiyorum. Murat Kurum Bahçeli'yi arayıp 'sizi bu hale getirdim diyerek özür dilesin.' O boş senetlerin hepsini ya size yırttıracağım ya da iktidar olup ben yırtacağım..." çıkışı yapan Özel şu ifadeleri kullandı:

İliç'teki hukuk mücadelesi sürüyor. Bugün mahkeme var Erzincan'da. Genel Başkan Yardımcımız, Parti Meclisi üyelerimiz, milletvekillerimiz oradalar; o hukuk mücadelesine Erzincan Adliyesi'nde destek veriyorlar. Buradan AK Parti'nin kara düzeni, yani Akbelen'de madenciyi sincaba tercih eden kara düzen, bugün İliç'te yaşananların baş sorumlusudur. Hatırlayın; Murat Kurum, o dönemin bakanı, sonra İstanbul'a gidip orada AK Parti'nin adayı olmuştu ve Ekrem İmamoğlu tarafından 1 milyon 150 binin üzerinde bir farkla mağlup edilmiş; İstanbullu 'Yahu İliç'e ne yaptığını gördüm, ne işin var senin İstanbul'da, çek elini İstanbul'dan' deyip Murat Kurum'u defetmişti.

'BURADA İFTİRA VARSA MURAT KURUM'DADIR'

Sayın Bahçeli, bununla ilgili çok siyaset içinde verilecek çok sert cevaplar var; bir kelime demeyeceğim, bir kelime demeyeceğim. Alın bunu, alın bunu: 'Afet Borçlandırma Senedi.' Madde 1 Tanımlar, Madde 2 Borç Tutarı: 'Bankaya toplam nokta nokta TL, yalnız bu kadar borçlandığımı... Borçlunun beyanı: Nokta nokta oranında akdi faiz ödemeyi, bankaya olan borcun nokta nokta yıl vadeli olduğunu kabul ederim.' İmzası atılmadan anahtar verilmiyor. Burada bühtan varsa Murat Kurum’dadır. Burada iftira varsa Murat Kurum’dadır. Hezeyan varsa da 'ittifak ortağım' diye onlara inanan, bir tane depremzedeye gidip de sormayan şahsınızın siyasetinin adıdır. Buyurun."

"İLİÇ'İN KANI MURAT KURUM'UN ELİNDEDİR"

"O Murat Kurum, o Murat Kurum, İliç faciasındaki sorumluluğunu hep inkar etti. Ve bakın, bakın şimdi Murat Kurum'un 'Benim sorumluluğum yok, kapasiteyi ben arttırmadım, benimle ne alakası var' dediği... İkinci kapasite artışı faciayı getiren... İkinci kapasite artışı ve flotasyon tesisi projesiyle ilgili olarak hazırlanan ÇED raporu, ÇED yönetmeliği kapsamında kabul edilmiştir. Makamlarınızca uygun görülmesi halinde söz konusu projeye ait 'ÇED Olumlu' kararının verilmesi hususunu takdir ve tensiplerinize arz ederim. Altında imza: Olur... Murat Kurum. İliç'in kanı Murat Kurum'un elindedir. AK Parti'nin kara düzeninin elinde İliç'in kanı vardır arkadaşlar"

'İLK ANLAŞMA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NE GERİ DÖNÜLME ANLAŞMASI OLACAK'

- "Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden beri ilk kez yenildi ve büyük bir zafer kazandık. Bugün halkın oyunda da tüm yapılan anketlerde takip ediyorsunuz desteğini daha da arttıran Türkiye'nin birinci partisinin genel başkanı olarak buradayım. Ve buradan söz olsun, tarihe geçsin ki bir kez daha ifade edeyim: 17 Şubat 2026 günü bir kez daha sözümüzü yeniliyoruz. Bu kürsülere, o zaman salon başka olacak, bu kürsülere Türkiye Cumhuriyeti'nin iktidar partisinin genel başkanı olarak yine çıkacağım ve o gün göreceksiniz ki bu meclise sevk ettiğimiz ilk anlaşma İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülme anlaşması olacak. Söz veriyoruz Türkiye'deki tüm kadınlara, tüm kadınlara."

ATAŞEHİR'E DAVET ETTİ

"Yoğun bir çalışma haftasının ardından hep birlikte Meclisimizin çatısı altındayız. Tarihin en yüksek katılımları ile Muğla eylemlerimizi yaptık. Yarın akşam Ataşehir'de, İstanbul'da 39 ilçenin 39. eyleminde hep birlikte olacağız. İstanbulluları Ataşehir'i katkı sağlamaya davet ediyorum."

Akbelenlilerle kucaklaştık. Milyonlarca zeytin ağacının katledileceği maden ruhsatlarının verildiği Akbelen'deydik. Yandaş kanalları izleyenler, iktidarın sesi olmuş muhalefeti, köylüyü duymayan TRT'yi izleyenler, sanabilirler ki Akbelen'de birileri bağırıyor, çağrıyor. Bilmiyor olabilirler. Akbelen'de dedeler, nineler direniyorlar, sebebi dünyanın en güzel coğrafyasına verilen maden ruhsatı ve onun genişletilmesi. Milyonlarca ağacın yeniden kesilmesi. Anayasa Mahkemesi üyelerinin sessiz kalmamasını ümit ediyoruz.

'ERDOĞAN'I ŞİKAYET EDİYORUM'

Bu şirketin acelesi mi, yok, daha çok Tayyip Bey'in acelesi. Acele kamulaştırma yetkisi var. Bu yetki Kıbrıs Barış Harekatı'nda kullanılabilecek bir yetki. Bu istisna yetkiyi yandaş şirket ağaçları kessin diye kullandı. Erdoğan bu yetkiyi bir şirket AYM kararı çıkmadan bütün ağaçları kessin diye kullandı. Buradan milletimize Recep Tayyip Erdoğan'ı şikayet ediyorum. AYM'ye de geciktiğiniz her gün, kesilen ağaçlar, talan edilen doğa demektir. Lütfen elinizi çabuk tutun diyorum"

AYRINTILAR GELİYOR...