Özgür Özel TOMA'nın üstüne çıkıp Kılıçdaroğlu'na seslendi
CHP lideri Özgür Özel, CHP Genel Merkezi'ne yönelik polis müdahalesinin ardından parti binasından ayrılarak Meclis'e doğru yürüyüş başlattı. Yürüyüş esnasında bir TOMA aracının üzerine çıkan Özel, kalabalığı selamladı. Burada isim vermeden Kılıçdaroğlu'na seslenen Özel, "Bir makam odası geride kaldı, meraklısına bıraktık. Ama bir diğeri Meclis'te. Bundan sonra CHP'nin genel merkezi, TBMM'deki grup odasıdır" dedi. Özel, yürüyüş sonunda Meclis önünde kalabalığa sesleniyor...
Sabahın erken saatlerinden itibaren Ankara'da yükselen tansiyon, CHP Genel Merkezi'ne yapılan polis müdahalesiyle zirveye çıktı.
Yoğun biber gazı eşliğinde parti binasına girildi, kapılar kırıldı. Müdahale esnasında parti binasında bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kendisine ulaştırılan tahliye tebligatını yırttı.
Parti binasının bahçesinde kameralar karşısına geçen Özel, "İktidarın zavallı aparatlarına söylüyorum, CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Meclis'e yürüyoruz. Bundan sonra durmak yok. Kaybedenler geride kalsın" ifadelerini kullandı.
'HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAPTI'
Özgür Özel'in açıklamalarından öne çıkan satırlar şöyle:
Mücadele arkadaşlarım ve ben yakışanı yapmaya çalışıyoruz. Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle, teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum.
Ekrem Başkan da değişim için için buradan yola çıkan, partinin her bir neferi de kendine yakışanı yapıyor, birileri de kendisine yakışanı yapıyor.
Bugün sabahın 7'sinde biz onlara en kısa süre kurultay ilan edin bu sorun bitsin demişken, sabahın 7'sinde arkalarına Ankara'da ne kadar kriminal tip varsa, onları takıp baba ocağının kapısına dayananlar da kendisine yakışanı yaptı, 80 yaşında, 16 yaşında direnenler de kendisine yakışanı yaptı.
Biz bugün de kendimize yakışanı yaptık. Devletin polisini baba ocağına yığanlara, polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun.
'MECLİS'E YÜRÜYORUZ'
Biz zaten bu seçimi kazanmayı bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık, sokakta yaptık meydanda yaptık. İktidarın zavallı aparatlarına söylüyorum, CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Benimle iktidara yürümeye var mısınız?
Meclis'e yürüyoruz. Bundan sonra durmak yok. Kaybedenler geride kalsın."
ÖZEL, TOMA'YA ÇIKTI
Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özgür Özel, "Siyasi partilerin başarı için binalara değil; kararlılığa ihtiyacı var. Bir makam odası geride kaldı, meraklısına bıraktık. Ama bir diğeri Meclis'te. Bundan sonra CHP'nin gerçek genel merkezi, TBMM'deki grup odasıdır. 81 tane de tüm il başkanlıklarımız genel merkezimizdir" açıklamasını yaptı.
Özel, şöyle devam etti:
"Bundan sonra sokaktayız, sahadayız. Mücadeleyi biz oturarak kazanmadık. Bu parti 47 yıl sonra sokakta olduğu için, meydanda olduğu için, mücadele ettiği için kazandı. Şimdi o şekilde kazandı."
ÖZEL MECLİS ÖNÜNDE KONUŞUYOR
İşte bu yüzden, 28 Mayıs 2023 günü o seçimi kazanamadığımızda; hepimiz artık bir şeylerin sonuna geldi dediğimizde, gözler yerdeyken, başlar öndeyken, kimse kimseyle konuşacak halde değilken, “Görev yine bize düşer.” dedik.
Cumhuriyetin gençlerine, Cumhuriyetin kadınlarına, her yaştan Cumhuriyetin mağdurlarına görev düşer dedik.
“Değişim” dedik, yola çıktık. Söz verdik:
“Bir daha yenilmeyeceğiz.” dedik.
“Kaybetmeyeceğiz.” dedik.
“Işıkları erkenden kapatmayacağız.” dedik.
Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü.
Millet bu samimiyete görev verdi.
“Gelin,” dedi.
“Geçin partinin başına.”
“Biz size güveniyoruz.” dedi.
Öyle zor bir işi başardık ki hep beraber…
Öyle zor bir işi…
“Asla olmaz.” dediler.
“Atatürk gelse bu delegeyle seçim kazanamaz.” dediler.
Cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne herhangi bir partide, baştaki genel başkan seçimle değişmedi, değişemez dediler.
“Delege baştan bağlı, kararlı; gözü bağlı, kulağı tıkalı.” dediler.
“Duyuramazsın, anlatamazsın, sen bu işi başaramazsın.” dediler.
Dedim ki:
“Bizim delegeyi; onu tıraş eden berberi, aynı apartmanda yaşayan 18 yaşındaki gencecik komşusu, tarlayı birlikte suladığı sınır komşusu, mezun ettiği öğrencisi, mezun olduğu öğretmeni ikna edecek. Ankara’ya gelirken onlarla konuşun da gelin.” dedim.
Öyle yaptılar.
Geldiler.
Salondaki yerlerini aldılar.
Siz…
Kiminiz salondaydınız.
Kiminiz zemindeydiniz.
Kiminiz tribünlerdeydiniz.
Kiminiz kapının önündeydiniz.
Kiminiz de dua ile ekranın başındaydınız."