Sorumlular hala görevde

Tam bir yıl önce Türkiye’yi yasa boğan bir facia yaşadı. 36’sı çocuk 78 can o kara gecede bu dünyadan göçtü. Ölenlerin yakınları, az da olsa teselli bulabilmek için adaletin bir an önce tecelli etmesini bekliyor.

Adalet sağlansın istiyoruz

Oğlu Ömür Kotan’ı kaybeden Zeynep Kotan, bir yıldır adalet arayışını sürdürüyor. Kamu görevlilerinin yargılanmasında sürecin yavaş ilerlemesinden şikayetçi olan Kotan, şunları söyledi:

“Turizm Bakanlığı’ndan 9 kişi ile ilgili soruşturma izni çıkarıldı, ifadeleri alındı. Adli tedbir olarak sadece yurt dışı yasağı uygulandı ama bu kişiler hâlâ görevlerine devam ediyorlar. Dolayısıyla bizim kaygılarımız var delil karartmayla ilgili. Bir an önce görevlerinden alınmaları hatta tutuklu yargılanmalarını istiyoruz.”

SÜREÇ ÇOK YAVAŞ

Kotan, şöyle devam etti:

“Daha yolumuz çok uzun. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, valiliklerle ilgili süreç devam ediyor. Ama süreç çok yavaş işliyor. Biz bunların artık biran önce hızlanmasını, iddianamelerin hazırlanmasını ve suçlu olan herkesin cezasını almasını bekliyoruz.”

Gerekli cezaları almadılar

Erhan Tüzgiray’ın ablası Ebru Tüzgiray, yaşadıkları sürecin çok zor ve kötü geçtiğini ifade etti. Ebru Tüzgiray, “Ben hâlâ suçluların cezalarını almadıklarını düşünüyorum. Bırakın hafifletmeyi ya da bir affa gidilmesini, daha da fazla ceza almaları gerekiyordu. Ayrıca hâlâ dışarda olan başka suçlular da var. Onların da ceza almalarını istiyoruz, bence bu yeterli değil” dedi.

‘SONUNA KADAR’

“İnsan hayatı bu kadar ucuz değil” diyen Ebru Tüzgiray, şöyle devam etti:

“Sesini duyuramayan aileler olsaydık inanın şu anda hiç bunları konuşmuyor olacaktık. Unutulup gidecekti. Tüm kamu görevlileri ceza almalı. En ufak bir cümleye kadar bu işte parmağı olan herkes ceza almalı. Biz sonuna kadar; 5 yıl da sürse, 10 yıl da sürse bu işin arkasında durmaya niyetimiz var.”

Minik değil kocaman yürekler

Düzce’de ilkokul öğrencileri, Grand Kartal Otel’de çıkan yangında hayatını kaybeden çocukların hatırasını yaptıkları etkinlikte yaşattı. Azmimilli İlkokulu öğrencileri, öğretmenleri ve ailelerinin desteğiyle çalışma başlattı. Öğrenciler, yangında ölen çocukların “yarım kalan hayatları”nı simgeleyen portre tamamlama çalışması yaptı, isimlerinin yazılı olduğu kuş evleri hazırladı. Öğrencilerin çalışmalarından okul koridorunda kısa süreli sergi oluşturulurken, hazırlanan yaklaşık 100 kuş evi de yangının bugün ağaçlara asılacak. Çalışma yaparken duygusal anlar yaşayan öğrenciler, ölen arkadaşları için “Onlar kalbimizde yaşıyor” dedi.

Savcılığın başvurusu aileleri bir kez daha yaraladı: Onlar suçlu, indirim olmaz

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın aralarında otelin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras ile otel müdürü Zeki Yılmaz’ın cezalarında indirim istemesi ölenlerin yakınlarının tepkisiyle karşılandı.

ZATEN İSPATLANDI

Gerekçeli kararın çok açık olduğunu belirten acılı aileler, “Bu kişilerin birinci dereceden suçlu olduğu gerek iddianameyle gerek yapılan duruşmalarda zaten ispatlanmış durumda” ifadelerini kullandılar.

ÇOK ACITICI DURUM

Savcılığın kararı istinafat taşımasını “çok acıtıcı bir durum” olarak niteleyen ölenlerin yakınları, şöyle konuştu:

“Bu otelin yönetim kurulu üyeleri birinci dereceden sorumludur. Her şeyden haberleri olan birinci derecede sorumlu kişilerdir. Kararda olduğu gibi olası kastla cezalarını alacaklardır.”

Liyakati yazmıştı liyakatsizlik onu hayattan kopardı

Yazarımız Nedim Türkmen, 4 Haziran 2020 tarihli yazısında, kamu kurumlarında kayırmacılığı ve mülakat adaletsizliğini şöyle eleştirmişti

Son zamanlarda ‘liyakat’ sözcüğünü çok kullanır olduk. Personel alımlarında, tüm atamalarda, kamuda, özel sektörde hep bir liyakat sözü dolaşıp duruyor. Genellikle ‘yönetimde liyakat esas alınmalıdır’ biçiminde kulağımıza çalınan bu sözcüğün ne anlama geldiğini gerçekten biliyor muyuz? Bir kişi, bir işe nasıl yakışır, hangi nedenlerle uygun ve layık olur? Bir kişinin liyakatini, yani görevini derece layık olduğunu nasıl değerlendirebiliriz?
Liyakatı sağlayan temel ögelerin arasında eğitim, deneyim, bilgi, beceri, performans, kurum kültürüne uyum ve iletişim bulunuyor.

KAĞIT ÜSTÜNDE KALDI

Anayasa’nın 70 inci maddesi ve 657 sayılı devlet memurları kanunun üçüncü maddesinin ülke bürokrasisinin karakterini belirleyen liyakat ilkesi uygulanacağına ilişkin düzenlemelerine rağmen bu durumun istenilen ölçüde uygulamaya geçirilmediği, kamu personeli atamalarında siyasal ayrım kayırmacılığın liyakat düzenini hakimiyet kurduğu görülmektedir.
Sorunları bulunan merkezi sınav sistemine alternatif olarak sunulan sözlü sınavlar ve mülakatlar da farklı usulsüzlük riskleri barındırmaktadır. Mülakatı yapan kişilerin aldığı insan kaynakları yönetimin kararlarını çoğunlukla nesnellikten uzaktır.

Siyasi etkilere açık olan sözlü sınav ve mülakata daha fazla ağırlık verilmesi, adayların ideolojik kaygılarla evlenmelerinin veya seçmelerine olanak tanımaktadır.
Yazılı sınavda 99 puan alan adayın mülakat sonucu işe alınmayıp, 55 puan alandan adayın sınavlarda başarılı olmasını bile kanıksayacak örnekleri yaşamaya devam ediyoruz.
Merkezi sınav uygulamasının kötüye kullanılması ve süreçte karşılaşılan sıkıntılar, mülakatlar ve sözlü sınavların nesnellikten uzak oluşu, memurların partizanlaşması ve sonucunda oluşan siyasi kutuplaşma, yönetilemeyen bir ülke yaratmıştır.

BAKANLAR MI DEĞİŞİYOR?

Anayasa değişikliği ile iki yıl önce başkanlık sistemine geçildi. Yeni sistemin ilk Bakanlar Kurulu, bir bakanın görevden alınması dışında 2 yılını tamamlamak üzere. Yeni sistemle bakanların milletvekili olması gerekmiyor. Yapı olarak teknokrat hükümeti benzeri bir yapı oluşması beklenirken, bizde tam tersi oldu.

Otel sahibi Turizm Bakanı, hastane sahibi Sağlık Bakanı, özel okul sahibi Milli Eğitim Bakanı yapıldı. Devleti hiç tanımayan ve atandıkları bakanlıklarla ilgili Türkiye’de neyi ne kadar bildiklerinden emin olmadığımız birçok kişi bakan olarak görevlendirildi.
Yazımın önceki bölümde açıkladığım gibi; bürokraside dikkate alınmayan liyakat, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin iyi işlemesi için çok dikkatli seçilmesi gereken bakanların seçiminde de dikkate alınmayınca çok güçlü bir başkan çok zayıf bir Bakanlar Kurulu ve zayıf bürokrasi, ‘devletin sorunlarını çözme yeteneğinin ortadan kalkmasına’ ve henüz 2 yılını bile doldurmamış başkanlık sisteminin şiddetli bir şekilde tartışılmasına zemin hazırladı.
Bürokraside liyakat dikkat etmezseniz Aralık 2019’da çıkan ve hemen uygulamaya başlanan vergi kanunlarını uygulama genel tebliğlerini Mayıs 2020 sonunda yayımlarsınız. Yine bakan seçiminde liyakata dikkat etmezseniz, saman ithalatını ‘Paramız var ki alıyoruz’ şeklinde savunan bir orman bakanınız olur.

Tüzgiray ailesine duygusal anma

Kartalkaya’daki faciada hayatını kaybeden diş hekimleri 41 yaşındaki Yasemen ve 48 yaşındaki Erhan Tüzgiray çifti ile çocukları 11 yaşındaki Defne ve 8 yaşındaki Demir Ankara’da törenle anıldı. Duygusal anlar yaşanan anma programında, Yasemen ve Erhan Tüzgiray’ın düğün fotoğrafları ile çocuklarıyla fotoğraf ve videolarının yer aldığı bir video izletildi. Görüntüler sırasında, Tüzgiray ailesinin yakınları ve arkadaşları göz yaşlarını tutamadı.

İlginizi çekebilir