SÖZCÜ yazdı, Çanakkale Köprüsü’ndeki zam krizi çözüldü

1915 Çanakkale Köprüsü’nü işleten Intertoll’ün çalışan maaş artışlarını ertelemesini SÖZCÜ’nün gündeme getirmesinin ardından çalışanların maaşları zamlı yattı. Sorunu CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu da soru önergesiyle Meclis gündemine taşınmıştı.

Kamuoyuna yansıyan haberlerin ve Meclis’e taşınan soru önergesinin ardından 1915 Çanakkale Köprüsü’nü işleten şirket, çalışanların aylardır ertelenen maaş zamlarını yatırmak zorunda kaldı. CHP’li Ulaş Karasu, yaşananların bir “yönetim hatası” değil, sermayeyi kollayan bilinçli bir yaklaşım olduğunu vurguladı.

SÖZCÜ YAZDI, CHP MECLİSE TAŞINDI ÇALIŞANIN SORUNU ÇÖZÜLDÜ

1915 Çanakkale Köprüsü’nü işleten Intertoll şirketinde çalışan personelin maaş artışlarının 2025 yılına rağmen uygulanmaması, çalışanlar arasında tepkiye yol açmıştı. Ücret artışlarının ertelenmesine ilişkin iddialar, SÖZCÜ gazetesinin haberiyle kamuoyuna yansırken, konu CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu tarafından TBMM gündemine taşındı. Karasu’nun Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yönelttiği soru önergesinde, döviz cinsinden garanti verilen projelerde şirket gelirleri güvence altındayken emekçilerin temel haklarının neden geciktirildiği soruldu. Gelişmelerin ardından, Intertoll yönetiminin çalışanların zamlı maaşlarını yatırdığı öğrenildi.

“BU KARAR YÖNETİM HATASI DEĞİL BİLİÇLİ BİR TERCİHTİR”

CHP’li Karasu, döviz garantili kamu-özel işbirliği projelerinde şirket gelirlerinin güvence altına alınmasına karşın emekçilerin maaş artışlarının bekletilmesini şu sözlerle eleştirdi.

“1915 Çanakkale Köprüsü’nde yaşananlar, iktidarın ekonomi anlayışını bir kez daha açıkça ortaya koymuştur. Döviz garantisiyle kasası güvence altına alınan bu projede, emekçinin maaş zammı aylarca bekletilirken, aynı dönemde vatandaşa rekor geçiş ücretleri dayatılmıştır. Bu bir yönetim hatası değil, bilinçli bir tercihtir: sermaye korunmuş, emek görmezden gelinmiştir. Konuyu Meclis gündemine taşıdıktan sonra maaşların yatırılmış olması, haklılığımızın açık göstergesidir. Ancak altını çizmek gerekir ki; hak, lütufla değil mücadeleyle alınmıştır. Eğer bu mesele kamuoyu önünde sorgulanmasaydı, emekçinin alın teri yine ertelenmeye devam edecekti.”

“ÇALIŞANIN SÜREKLİ FEDAKARLIĞA ZORLANMASI KABUL EDİLEMEZ”

‘İktidarın, sorunlar ortaya çıktıktan sonra geri adım atması, kötü yönetimin itirafıdır’ diyen Karasu, “Geçiş ücretlerine zam üstüne zam yapılırken, emekçinin ücretine gelince “tasarruf” deniliyorsa ortada ciddi bir adaletsizlik vardır. Ekonomik krizin faturasını ne köprüden geçen yurttaş ne de orada çalışan emekçi ödemek zorundadır. Döviz garantili projelerle şirketler korunurken, vatandaşın ve çalışanın sürekli fedakârlığa zorlanması kabul edilemez. Cumhuriyet Halk Partisi olarak; emeğin sömürülmesine, kamunun zararına, vatandaşın cebine uzanan bu düzene itiraz etmeye devam edeceğiz. Meclis’te, sahada ve kamuoyu önünde kim haksızlığa uğruyorsa onun yanında, kim kamu kaynaklarını hoyratça kullanıyorsa karşısında olacağız. Türkiye, adaletsizliği yönetim biçimi hâline getiren bu anlayışı hak etmiyor” ifadelerini kullandı.