Süper Lig'in iki devi ihanet kavgasına tutuştu

Trabzonspor-Galatasaray maçının sonundaki kavga saha dışına da taştı. Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk ve Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas'tan karşılıklı zehir zemberek açıklamalar geldi.

Trendyol Süper Lig'in 28. haftasında Trabzonspor evinde Galatasaray'ı 2-1 mağlup ederken son düdüğün ardından saha bir anda karıştı. Oyuncular arasında kısa süreli ateşli bir tartışma yaşanırken olaylar saha dışına da taşındı.

"ÇİRKİNLİK, KARA PROPAGANDA"

Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, karşılaşmanın ardından Bordo-Mavili kulübün yönetimine tepki gösterdi. Öztürk, şu ifadeleri kullandı:

"Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem milliyetçiliğiyle gönlümüzde yer almıştır. Biz 2-3 gündür bir Trabzon yönetiminin anlamsız başlattığı kara propagandayla karşı karşıyayız! Maçtan önce Orhan Kaynak için pankartla çıktık. Allah rahmet eylesin. Trabzonspor ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması düşünülemez.

Aylar önce alınmış futbolcuyla ilgili, kendileriyle alakası olmayan oyuncuyla kara propaganda yaptılar. Bugün tamamen yönetimin provokasyonuyla, baştan sona Uğurcan provoke edildi!

Çirkinlik, Trabzonspor Yönetimi'ne yakışmadı. Bizi bir kişi karşılamadı, bir kişi uğurlamadı! Yazıklar olsun! Aldıkları puanlara seviniyorlarsa, sevinsinler! Geldiğimizden beri küfür ediyorlar! Maç bitti statta kimse yok hala küfür ediliyor! Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun! Küfürleri ses kısmadan verdi!"

"İHANETE SUSUP EL UZATACAK DEĞİLİZ"

Trabzonspor cephesinden cevabı veren isim de Asbaşkan Zeyyat Kafkas oldu. Kafkas'ın açıklamaları ise şöyle:

"Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Galatasaray ikinci başkanı Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir.

Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir.

Bu bizim kültürümüzdür.

Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez.

Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür.

Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır.

Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır.

Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır.

Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır.

Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır.

Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir.

Biz hiçbir kulübü düşman olarak görmeyiz.

Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir.

İhaneti; ‘transfer politikası’, kurnazlığı; ‘yöneticilik’, organize temasları da; ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz!

Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır.

Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir."