Tanrı rolünü oynamak için 200 milyon dolar harcadılar: Sonu felaketle bitti

Açlık, oksijensizlik ve birbirini öldürmek isteyen bilim insanları... 90'larda Arizona çölüne inşa edilen yapay dünyada 'Tanrı rolünü oynamak' isteyen 8 kişinin hayatı nasıl bir kabusa döndü?

İnsanlığın Dünya’yı terk edip uzayda koloniler kurma hayali, 1990’ların başında tarihin en sıra dışı, en pahalı ve en tehlikeli deneylerinden birine dönüştü.

Arizona çöllerinin ortasında, fütüristik bir cam fanusun altında sıfırdan yapay bir dünya yaratmak için tam 200 milyon dolar harcandı. Projenin adı "Biyosfer 2" idi, amaç basitti ama kibri yüksekti:

İnsan yapımı kusursuz bir ekosistem kurarak adeta "Tanrı rolünü oynamak." Ancak 8 bilim insanının 2 yıl boyunca dış dünyadan tamamen izole şekilde yaşadığı bu devasa uzay kolonisi simülasyonu, neredeyse içerideki herkesin ölümüyle ve akıl sağlığını yitirmesiyle sonuçlanacak bir felakete dönüşüyordu.

Cam fanusun altında küçük bir Dünya yarattılar

Proje için hiçbir masraftan kaçınılmadı. Dev cam piramidin altına bir yağmur ormanı, 850 metrekarelik mini bir okyanus, yapay bir mangrov bataklığı, bir savan ve tarım arazileri inşa edildi. İçeriye 3 bin 800 bitki ve hayvan türü yerleştirildi. Seçilen 4 erkek ve 4 kadın bilim insanı, 1991 yılında üzerlerindeki özel üniformalarla, tıpkı bir Mars kolonisindeymiş gibi dış dünyayla bağlarını tamamen kopararak bu yapay ekosistemin içine kilitlendi. Her şey ilk birkaç ay kusursuz görünüyordu; ta ki doğa, insanların bu kibrine kendi kurallarıyla yanıt verene kadar.

Oksijen hızla tükendi, "mini Dünya" çökmeye başladı

Kısa süre sonra yapay dünyadaki dengeler dehşet verici bir şekilde bozuldu. Topraktaki mikroorganizmalar beklenenden çok daha hızlı çoğalarak içerideki oksijeni adeta emmeye başladı.

Havada oksijen seviyesi o kadar kritik bir noktaya düştü ki (yaklaşık %14), bilim insanları deniz seviyesinden 5 bin metre yükseklikteki bir dağın tepesindeymiş gibi nefes alamaz hale geldi; sürekli uyku hali, yorgunluk ve solunum güçlüğü yaşamaya başladılar.

Dahası, ekosistem tamamen delirdi: Evcil hamamböcekleri ve karıncalar milyarlarca çoğalarak tüm tarım alanlarını istila etti, bitkileri tozlaştıracak arılar öldü ve ağaçlar yapay rüzgar olmadığı için kendi ağırlıklarını taşıyamayıp kırılmaya başladı.

Açlık ve oksijensizlik deliliği tetikledi

Fiziksel çöküşün ardındaki en büyük dram ise psikolojik olandı. Açlık sınırına gelen ve beyinleri oksijensizlikten sağlıklı düşünemeyen sekiz bilim insanı, kendi aralarında iki düşman gruba ayrıldı. İçerideki sosyal yaşam tam bir kabusa döndü; birbirleriyle konuşmayı kestiler, yemek çalma kavgaları başladı ve kolonideki psikolojik şiddet delilik seviyesine ulaştı. Deneyin başarısız sayılmaması için gizlice içeri oksijen tankları sokuldu ve gizemli uzay kolonisi dışarıdan yapılan bu hayati müdahalelerle neredeyse ölümün eşiğinden döndü.

2 yılın sonunda kapılar açıldığında, içeriden çıkan bilim insanları tamamen zayıflamış, bitkin ve birbirlerine düşman olmuştu.

"Biyosfer 2", insanoğlunun teknolojiyle doğayı kusursuzca taklit edebileceği inancına indirilmiş 200 milyon dolarlık tarihi bir tokat olarak bilim tarihindeki yerini aldı.