Tapuda yeni dönem başladı: Ev alan da satan da artık bunu yapmak zorunda

2026 yılıyla birlikte konut satışlarında tapuda gerçek bedel beyanı zorunlu hâle geldi. Şubat ayında devreye girecek e-Devlet yetkilendirme sistemiyle birlikte yetkisiz emlakçılık, sahte ilan ve kaparo dolandırıcılığına karşı kapsamlı bir denetim süreci başlayacak. Yeni uygulama, tapu masraflarını artırırken alıcı ve satıcı için hukuki riskleri de ortadan kaldıracak.

Gayrimenkul sektöründe uzun yıllardır tartışma konusu olan tapuda düşük bedel gösterme uygulaması sona erdi.

2026 itibarıyla satışı yapılan tüm konutlarda gerçek satış bedelinin tapuya beyan edilmesi zorunlu hâle gelirken, tapu harçları da bu tutar üzerinden hesaplanmaya başlandı.

Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre, şubat ayında hayata geçecek e-Devlet yetkilendirme sistemiyle birlikte konut satış süreci daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuşacak.

TAPU HARÇLARI GERÇEK BEDELDEN HESAPLANIYOR

Yeni düzenlemeyle birlikte tapu harcı, satış bedelinin yüzde 4’ü olarak gerçek değer üzerinden alınıyor.

Daha önce belediyelerde kayıtlı rayiç bedeller üzerinden yapılan işlemler sona ererken, tapu masraflarında belirgin bir artış yaşandı. Bunun yanı sıra tapu dairelerinde her işlem için 6 bin 681 TL döner sermaye ücreti alınmaya devam ediliyor.

E-DEVLET'TEN YETKİ ALMADAN İLAN YOK

Şubat ayında devreye girecek uygulama ile birlikte, konutunu satılığa çıkaran mülk sahiplerinin emlakçılara e-Devlet üzerinden resmi yetki vermesi zorunlu olacak. Yetki belgesi bulunmayan emlakçılar, ilan sitelerinde satılık ilan giremeyecek ve pazarlama faaliyetinde bulunamayacak.

ESKİ ALIŞKANLIKLAR CİDDİ RİSKLER TAŞIYOR

İstanbul Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren Adrese Gayrimenkul’ün Yöneticisi Selçuk Hiçdurmaz, tapuda düşük bedel gösterme alışkanlığının ciddi riskler barındırdığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Uzun yıllardır tapuda düşük bedel gösterme alışkanlığı, kısa vadede alıcı ve satıcıya cazip gibi görünse de orta ve uzun vadede ciddi vergi ve hukuki riskler barındırıyor. Gerçek satış bedeli ile tapu beyanı arasındaki fark, ileride yapılacak bir denetimde hem alıcıyı hem satıcıyı zor durumda bırakabiliyor. Ayrıca bu durum, ülke genelinde konut fiyat istatistiklerinin sağlıklı oluşmasını da engelliyor. Şeffaf tapu beyanı, sadece vergi meselesi değil; piyasanın doğru okunabilmesi için de kritik bir unsur.”

YETKİSİZ İLANLAR VE FİYAT KİRLİLİĞİ BİTECEK

Yetkisiz ilanların piyasada ciddi bir güven sorunu oluşturduğunu belirten Hiçdurmaz, aynı konutun farklı fiyatlarla ilan edilmesinin alıcıyı yanıltırken satıcıyı da zarara uğrattığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Taşınmaz sahibinden yetki almadan verilen ilanlar hem fiyat kirliliğine hem de ciddi bir bilgi kargaşasına yol açıyor. Aynı konutun farklı fiyatlarla, farklı kişiler tarafından ilan sitelerinde yer alması, alıcıyı güvensizliğe sürüklerken satıcının da mülkünü doğru değerinden uzaklaştırabiliyor. Yetki belgesi zorunluluğu aslında piyasayı kilitlemek için değil, tam tersine düzenlemek ve şeffaflaştırmak için hayata geçiriliyor.”

SAHTE İLAN VE KAPARO DOLANDIRICILIĞINA KARŞI DİJİTAL DENETİM

Elektronik ortamda ilan doğrulama sistemi sayesinde tapu kayıtları ile satılık ilanlar entegre edilecek. Bu sayede kayıt dışı emlakçılık, sahte ilanlar ve kaparo dolandırıcılığı gibi sorunların önüne geçilmesi hedefleniyor.

TAPU MASRAFLARI DA İLÇE İLÇE NETLEŞTİ

Yeni uygulamayla birlikte İstanbul’un en hareketli ilçelerinde tapu masrafları da belirginleşti.

Endeksa verilerine göre Aralık 2025 itibarıyla 2+1 dairelerin ortalama satış bedelleri üzerinden hesaplanan tapu harçları, Sarıyer ve Kadıköy gibi ilçelerde yüz binlerce lirayı buluyor.

Uzmanlar, artan bedeller nedeniyle tapu harcının alıcı ve satıcı arasında yüzde 2–yüzde 2 şeklinde paylaşılmasının daha yaygın hâle gelebileceğine dikkat çekiyor.

Yeni sistemle birlikte konut satışlarında şeffaflık artarken, hem alıcı hem de satıcı açısından daha güvenli bir piyasa yapısının oluşturulması hedefleniyor.