Tarih, yazanı unutmaz

“Bu deli, baş belası hâkim, başkan seçilmedi. Halkın oylarını kazanmadı. Ben ezici bir yetkiyle kazandım. Ben sadece seçmenlerin benden yapmamı istediği şeyi yapıyorum!” dedi Donald Trump, ben, ben, ben diye tekrarlayarak... Ve kendi imzaladığı başkanlık kararnamesini askıya alan federal yargıca azil sürecini başlattı. Sadece ona mı? Hayır, birçok federal yargıcı da kapsayan bir tasfiye hareketine girişti. Zaten danışmanı Elon Musk da her fırsatta “yargı zulmü” diye bağırıyor, hâkimlerin görevden alınmasını istiyordu. 

★★★

Sonra icraatlarına devam etti... 

Amerikalıların hafızasında bizim Çanakkale’deki “Dur Yolcu” anıtına benzeyen bir figür var. İkinci Dünya Savaşı’nda Pasifik’te Iwo Jima kayalıklarına ABD bayrağını diken altı askerin heykeli... Ve o figürdeki askerlerden biri, Amerikan yerlisi yani Kızılderili kökenli. Ancak Trump’ın emriyle, Amerikan yerlilerinin savaşlardaki başarılarını anlatan Savunma Bakanlığı’na ait internet sayfası bu hafta kaldırıldı. Bir halkın tarihini, savaş meydanındaki varlığını yok saymak... 

Aynı Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale’de yok sayılması gibi, Trump da Kızılderili Amerikalıların savaşta hiç var olmadığını ilan etti. Tarih sadece beyaz Anglo-saksonlara aitti ve gerçekleri değiştirmek onun için bir mesele değildi. 

★★★ 

Trump’ın gidişatı ne kadar da tanıdık geliyor, değil mi? Ömür boyu başkanlık hayali... Bunu dillendirmekten hiç çekinmiyor. “Çin Devlet Başkanı Şi Jinping artık ömür boyu başkan. Harika, değil mi? Belki biz de bir gün bunu deneriz” demişti. Yetmedi, ABD anayasasında başkana iki dönem sınırı getiren değişiklik için “Demokratlar buna 22’nci değişiklik diyor, ben ise ‘utanç verici’ diyorum” diyerek itiraz etti. 

Miting meydanlarında destekçilerine “Bir dört yıl daha, sonra bir dört yıl daha, sonra bir dört yıl daha!” diye seslendiğinde, kimse bunun sadece bir şaka olup olmadığını bilemedi. Çünkü o, 2020 seçimlerini kaybetmesine rağmen koltuğu bırakmamak için yasal ve anayasal boşluklar aradı, yetmedi, Kongre’yi bastırdı. 

“Bizim yönetimimiz sekiz yıl sürecek. Belki 12. Belki daha fazla” diyor. Nasıl olacak o iş? Kimse bilmiyor. Ama Trump’ın bir oyun planı var! 

★★★

Elbette dünya siyaset sahnesinde “ebedi liderlik” hayalleri kuranlar sadece Trump’tan ibaret değil. Kimileri diploma meselesiyle rakiplerini saf dışı bırakır, kimileri seçim sistemini değiştirerek sandıktan “doğru sonucu” çıkarmayı garantiler. Ama gözden kaçırdıkları bir şey var: Bazı ülkeler, otokrata teslim olacak kadar köhne bir demokrasi değil. 

Bekleyip görelim...

BYD, Tesla’yı solladı

Elektrikli araçlarda rekabetin en büyük silahı artık batarya kapasitesi değil, şarj hızı. Çinli otomotiv devi BYD, şarj hızında çığır açacak yeni sistemini duyurdu. 1000 kW gücündeki bu sistem, elektrikli araçları sadece beş dakikada 400 kilometrelik şarj ediyor. Evet, yanlış duymadınız. Bir depo benzin doldurmakla aynı süre... 

TOGG’un ise hâlâ uzun yolculuklara çıkarken en az “30 dakikalık kısa bir mola” vermesi gerekiyor.  

Bu gelişme, BYD’nin piyasa değerini 162 milyar dolara çıkardı. Rakam, Ford, General Motors ve Volkswagen’in toplam piyasa değerinin üzerinde. 

BYD, sadece otomobil üreticisi değil, aynı zamanda batarya teknolojisinde devrim yapmış bir firma. 1995’te batarya üreticisi olarak yola çıkan şirket, 2003’te otomobil işine girerek Çin’in Tesla’sı haline geldi.  

Artık, Tesla’nın mevcut süper şarj istasyonlarının iki katı hızla şarj edebiliyor. BYD şimdi Çin genelinde 4 bin hızlı şarj istasyonu kuracağını duyurdu.  

Tüm bu tablonun bir de kaybedeni var. Tesla hisseleri daha da düşerek yüzde 44 değer kaybetti. Bir zamanlar teknoloji dünyasının altın çocuğu olan Elon Musk, otonom sürüş vaatlerini yerine getiremeyen, Trump’çı bir deli olarak görülmeye başlandı. Baksanıza arabaları bile kundaklanıyor...

Yazarın Diğer Yazıları