Teğmenler davasında mahkemeler ayrı kararlar kelimesi kelimesine aynı

Kara Harp Okulu’nda 30 Ağustos 1924’de mezuniyet ve sancak devir töreni yapılmıştı. Resmi tören bittikten, Cumhurbaşkanı ve protokol ayrıldıktan sonra 500’e yakın teğmen, 1995 yılından beri “Subay andı” olarak okutulan, 2023’te yönergeden çıkarılan andı okudu. Kılıçlarını çatıp “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” dedi. Olaydan bir hafta sonra Cumhurbaşkanı “O kılıçlar kime çekildi?” dedi ardından soruşturma başlatıldı.

Törene katılan teğmenlerden dönem birincisi teğmen Ebru Eroğlu, teğmenler İzzet Talip Akarsu, Serhat Gündar, Batuhan Gazi Kılıç ve Deniz Demirtaş, Yüksek Disiplin Kurulu’nun 4’e karşı 5 oyuyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edildi. Oylamanın önce 2’ye karşı 7 oyla teğmenlerin ihraç edilmemesi yönünde çıktığı, daha sonra yaptırılan oylamada ise bir oy farkıyla teğmenlerin ihracına karar verildiği de basında sıkça yer aldı.

ATILMAYI GEREKTİRMEZ

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı ve Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Korgeneral Tevfik Algan, Lojistik Başkanı Tuğgeneral Hakan Tutucu, Hakim Albay Hukuk Hizmetleri Başkanı
Murat Gündoğan, Personel Albay Mehmet Akif  Türkyılmaz “teğmenlerin atılmaması” yönünde
oy kullandı. 4 komutan atılmaya niçin karşı olduklarını muhalefet şerhinde şöyle yazdı: 

“Resmi törenin bitiminde söylenen ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ söylemi ile okunan andın içeriği; hukuka aykırılık teşkil etmemektedir. Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranış veya ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiil olarak kabul edilemez. Buna bağlı olarak Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektirir ‘Hizmete engel davranışlarda bulunmak’ disiplinsizliğini de oluşturmaz. Bu nedenle personel hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatinde olduğumuzdan aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmadık.”

SON ANA KADAR UMUTLARINI KORUDULAR

Teğmenlerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne dönmeleri için davalar açıldı. İlk olarak Teğmen Deniz Demirtaş’ın adına açılan dava, 21. İdare Mahkemesi’nde sonuçlandı. Demirtaş, üniformasın giyip yuvası olan Silahlı Kuvvetlere döndü. Ancak, Milli Savunma Bakanlığı, kararı istinafa taşıdı. Henüz istinaftan karar çıkmadı. 

Teğmen Deniz Demirtaş’la ilgili verilen karar TSK’dan çıkarılan diğer 4 teğmenin dönüş umudunu artırdı. Onlar da savunmalarını yaptıkları davanın sonucunu heyecanla beklemeye başladı. İlk karar dönem birincisi Teğmen Ebru Eroğlu adına Ankara 4. İdare Mahkemesi’nde açılan davada karar çıktı.
Eroğlu, bayram günü e-devlet sayfasında kararı öğrendi ve avukatlarına üzücü haberi bildirdi. Ebru Eroğlu’nun dönüş başvurusu reddedilmişti. Karar, 20. İdare Mahkemesi’nde savunma yapan teğmenler İzzet Talip Akarsu ve Serhat Gündar’ın dönüş umudunu azalttı. Ancak, mahkemenin Deniz Demirtaş da olduğu gibi dönüş kararı da verebileceğini öngörüp umutlarını korudular.

KARAR CÜMLELERİ DE AYNI

Ankara 4. İdare Mahkemesi Ebru Eroğlu’nun, 20. İdare Mahkemesi de İzzet Akarsu ile Serhat Gündar’ın geri dönüş davalarını reddetti. İki ayrı mahkeme olmasına rağmen hemen tüm sayfalardaki yazıların aynı olması dikkat çekiyor. Birisinde, mahkemenin az da olsa diğer mahkemeye göre öz Türkçe sözcük kullanmıştı. İki ayrı mahkemenin aynı konuda gerekçelerinin de satır satır aynı olması dikkat çekerken, bu ayrıntı da diğer gerekçelerle istinaf başvurusunda da gündeme gelebilir.

TSK’ya alınmama gerekçesinin iki ayrı mahkemede aynı sözcüklerle belirtilmesi de bu konuda mahkemeler arasında bir temas olabileceği izlenimi yarattı. Mahkemeler “ret” kararı verirken farklı gerekçeler ortaya koymaması da konuyu yakından izleyen hukukçular tarafından ilginç bulundu.

O GÜN OLANLARIN ÖZETİ

Teğmenlerin avukatlarının başvurusunda, “Davanın özeti” Ebru Eroğlu’nun dosyasında şöyle yer aldı: 

“30 Ağustos 2024 tarihinde Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp okulundan teğmen rütbesiyle mezun olan davacı tarafından, ‘Hizmete engel davranışlarda bulunmak’ fiilini işlediğinden bahisle ‘Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası’ ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun 16/01/2025 tarih ve 2025/20 sayılı kararı; hukuka aykırıdır. Tabur komutanının teğmenlere tören sonrası için bahse konu andı okumamaları yönünde sarih bir emir vermemiştir. Verilen açık emir, resmi tören içindir.

Dava konusu disiplin cezasına esas olayın törenden sonra gerçekleştiği dava konusu işlemde azlık oyunda bulunan Yüksek Disiplin Kurulu üyelerince de kabul edildi. Davacının subay andını törende okuma isteğini sadece bir kez resmi olarak talep etti. Diğer talepleri sözlü olarak gayri resmi şekilde yapıldı. Davaya konu olayın önceden planlanması gibi bir durum söz konusu değil.

TANIKLIK İSTEĞİNE CEVAP VERİLMEDİ

Soruşturma raporunun kendilerine verilen örneğinde soruşturma heyetinde bulunan kişilerin isimleri karartıldı. Soruşturma raporunun 32. sayfasından sonrası kendilerine verilmedi. Soruşturmanın genişletilmesi ve tanık dinlenilmesi talepleri davalı idarece yanıtsız bırakıldı. Silahların eşitliği ilkesi ve adil yargılanma hakkı ihlal edildi. Dava konusu işlem tesis edilmeden önce hazırlanan kanaat formları değiştirildi. Karar soyut ifadelerle hazırlandı. ‘Karşıtlık hissi oluşturan’ ifadesi somut olarak ortaya konulamadı.

Dava konusu olayla ilgili olarak ağır suç kapsamında adli ceza verilmediği gibi adli soruşturma da başlatılmadı. Suçun manevi unsuru olan kast unsuru dava konusu olayda bulunmadı, ölçülülük ilkesi ihlal edildi.

BİRİSİNDE “YOKSUN”, BİRİSİNDE “MAHRUM”

Subay andının herhangi bir olumsuzluk içermediği Milli Savunma Bakanlığı tarafından da kabul ediliyor. İçeriğinde hiçbir olumsuzluk barındırmayan ve hâlâ bazı resmi törenlerde okunmaya devam eden subay andının tören sona erdikten sonra okunmasının devletin veya TSK’nın itibarına zarar verebileceği düşünülemez.”

Başvuruda, çıkarmanın iptal edilip “mahrum kalınan parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi” istendi. Serhat Gündar ile İzzet Akarsu adına yapılan başvurularda ise “Yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine hükmedilmesi” belirtildi.

POSTA MASRAFI FARKLI

Yargılama giderleri olarak davacıların her birinden ayrı ayrı toplam 4 bin 206 lira 30 kuruş istendi. Eroğlu’ndan posta ücreti olarak 191 lira alınırken, İzzet Akarsu ve Serhat Gündar’ın posta ücreti 195’er lira tuttu.

İşte, bir iki tarih, dosya numarası değişikliği dışında her şey aynı.

Yazarın Diğer Yazıları