Tek bir harp bile görmeden devasa bir devlet kurdular

Arkeolojik çalışmalar, Amerika kıtasının en eski şehir devleti Caral’da milattan önce 3000'den itibaren bin yıl boyunca hiç silah kullanılmadığını ve çatışma yaşanmadığını ortaya koydu. Peki, nasıl devlet kurdular?

Amerika kıtasındaki medeniyet tarihini bin yıl daha geriye çeken antik kent Caral’a ait yeni bulgular, insanlık tarihinin gelişim süreçlerine dair bilinen ezberleri değiştiriyor. Peru’daki Supe Vadisi’nde yer alan ve günümüzden yaklaşık 5 bin yıl önce kurulan bu yerleşim yerinde yürütülen arkeolojik çalışmalar, toplumun bin yılı aşkın bir süre boyunca hiç silah kullanmadan ve savaşa başvurmadan devasa bir şehir devleti kurmayı başardığını ortaya koydu.

AMERİKA KITASININ İLK KARMAŞIK ŞEHİR DEVLETİ

İlk olarak 1905 yılında keşfedilen ancak başlangıçta yakın tarihe ait olduğu tahmin edilen sit alanında yapılan karbon testleri, kentin milattan önce 3000 yıllarında inşa edildiğini kanıtladı. Altın çağı antik Mısır dönemiyle aynı zamana denk gelen Caral, İnka, Maya ve Aztek gibi savaşçı imparatorlukların sahneye çıkmasından binlerce yıl önce Amerika kıtasının ilk karmaşık şehir devleti olarak kayıtlara geçti.

NE SAVUNMA DUVARI NE SİLAH İZİNE RASTLANDI

Yaklaşık 3 bin kişinin yaşadığı tahmin edilen kentte, 18 metre yüksekliğindeki Piramide Mayor da dahil olmak üzere 32 anıtsal yapı yer alıyor. Arkeologların gerçekleştirdiği kazılarda, kent çevresinde herhangi bir askeri tahkimat, sur veya savunma duvarı bulunmadığı gibi, toplumun birbirine karşı ya da dış tehditlere karşı silah kullandığına dair hiçbir kanıta rastlanmadı.

GÜCÜN KAYNAĞI TİCARET

Araştırmalar, Caral toplumunun varlığını korumak ve gücünü pekiştirmek için askeri güç yerine ticari bağları kullandığını gösteriyor. Kent sakinlerinin Büyük Okyanus kıyıları, And Dağları ve Amazon yağmur ormanları arasındaki coğrafyada geniş bir ticaret ağı kurduğu belirlendi.

Çatışma ve savunma mekanizmalarına enerji harcamayan medeniyetin, kaynaklarını sanat ve kültüre yönlendirdiği tespit edildi. Kentte yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan büyük bir amfitiyatro, müziğin toplumsal yaşamdaki yerini belgeledi. Bu alanda pelikan ve kondor kemiklerinden yapılmış onlarca flüt ile geyik ve lama iskeletlerinden şekillendirilmiş kornetler (üflemeli çalgılar) bulundu. Bu enstrümanların ham maddeleri, kentte farklı coğrafi bölgelerle yapılan ticaretin kültürel boyutunu da göz önüne seriyor.