Telefonları patates kızartmasına tutunca ötmeye başlayacak

Akıllı telefonlar laboratuvara dönüşüyor. Gıdadaki kanser riskini saniyeler içinde tespit eden sensör geliştirildi.

Günümüzde ödeme sistemlerinden sağlık takibine kadar hayatın her alanında merkez rolü üstlenen akıllı telefonlar, artık yediğimiz gıdaların güvenliğini denetleyen taşınabilir birer laboratuvar işlevi görmeye hazırlanıyor.

Imperial College London araştırmacıları tarafından geliştirilen pilsiz ve kağıt inceliğindeki yeni nesil kimyasal sensör, gıdaların içeriğinde bulunan ve kanserle ilişkilendirilen bileşenleri anında tarayabilme özelliğiyle bilim dünyasında büyük heyecan yarattı.
Prestijli bilim dergisi Materials Today Bio’da yayımlanan çalışma, gerekli endüstriyel adaptasyon süreçlerinin ardından teknolojinin yaklaşık üç yıl içinde son kullanıcıyla buluşabileceğini öngörüyor.

NFC ÖZELLİĞİ OLAN HER TELEFONDA KULLANILACAK

Sistem, gündelik hayatta temassız ödemelerde kullanılan NFC (Yakın Alan İletişimi) teknolojisinin sunduğu imkanları biyomühendislik harikası bir tasarımla birleştiriyor. Harici bir pil veya kabloya ihtiyaç duymayan bu inovatif sensör, gücünü doğrudan kendisine yaklaştırılan akıllı telefondan alıyor.

Telefon numunenin üzerine tutulduğunda gerçekleşen enerji aktarımı sayesinde kimyasal analiz saniyeler içinde tamamlanıyor ve sonuçlar anlık olarak mobil uygulama ekranına yansıtılıyor. Bu teknoloji, özellikle yüksek sıcaklıkta işlem gören gıdalarda ortaya çıkan riskli bileşenlerin takibini hem ucuzlatıyor hem de demokratikleştiriyor.

PATATES KIZARTMASI ARAŞTIRMANIN ODAĞINDA

Araştırmanın odağında, özellikle patates kızartması, cips, kahve ve fırınlanmış ürünlerde yüksek sıcaklıkla etkileşime girdiğinde "akrilamid" adlı zararlı bileşiğe dönüşebilen serbest asparajin amino asidi yer alıyor.

Hayvan deneylerinde kanser riskiyle doğrudan ilişkilendirilen akrilamid, dünya genelinde sıkı denetimlere tabi tutulsa da mevcut laboratuvar testlerinin maliyeti ve analiz sürelerinin uzunluğu büyük bir engel teşkil ediyordu. Imperial College London’da Biyomühendislik Profesörü olan Fırat Güder, geliştirdikleri teknolojiyle bu ölçümlerin çok daha düşük maliyetlerle yapılmasını amaçladıklarını vurgularken; araştırmanın ilk yazarı Hong Seok Lee ise sensörün hassasiyetinin profesyonel laboratuvar standartlarıyla eşdeğer olduğunu belirtiyor.

EV MUTFAKLARINDA BİLE KULLANILIYOR

Yaklaşık 1,39 dolarlık üretim maliyetiyle dikkat çeken kağıt tabanlı bu sensör, sadece dev üretim tesislerinde değil, ev mutfaklarında bile kullanılabilecek kadar pratik bir yapı sunuyor.

Akrilamidin kendisini beklemek yerine, onun oluşumuna zemin hazırlayan öncül maddeleri tespit ederek erken uyarı sağlayan sistem; hızlı sonuç, düşük maliyet ve taşınabilirlik avantajlarıyla gıda güvenliğinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bilim insanları, cebimizdeki telefonların birer kimyasal analiz cihazına dönüşeceği bu yakın gelecekte, tüketicilerin ne yediklerini çok daha bilinçli bir şekilde denetleyebileceğini ifade ediyor.