The Telegraph'tan çarpıcı rapor: Volkswagen yıkıma giden yolda

Avrupa’nın en büyük otomobil üreticisi ve Alman sanayisinin simge ismi Volkswagen (VW), derinleşen krizden çıkmak için tarihi kararlar alıyor. The Telegraph'ın analizine göre; model sayısını yarıya indirmeyi ve 100 bin kişiyi işten çıkarmayı planlayan şirket, yapısal sorunlar ve küresel baskılar nedeniyle geri dönülemez bir çöküşün eşiğinde.

Alman sanayi gücünün küresel sembolü Volkswagen, tarihinin en büyük varoluşsal kriziyle karşı karşıya.

İngiliz The Telegraph gazetesinde yer alan kapsamlı analize göre, şirket yönetimi maliyetleri düşürmek ve operasyonları sürdürülebilir kılmak adına model sayısını radikal bir şekilde azaltma kararı aldı.

Sendikaların onay vermesi halinde 100 bin çalışanın işine son verilmesini öngören bu sert hamlelere rağmen, gazetenin analizinde mevcut adımların "çok küçük ve çok geç" olduğu vurgulanıyor.

Borsada son beş yılda yüzde 66 değer kaybeden ve piyasa değeri 40 milyar euronun altına gerileyen dev holding için artık tek gerçekçi kurtuluş yolunun şirketin tamamen parçalanması olduğu ifade ediliyor.

YÖNETİM KURULUNDA GERGİN ANLAR VE MODEL KESİNTİSİ

The Telegraph’ın aktardığı bilgilere göre, sendikaların büyük istihdam kesintilerine sert şekilde karşı çıktığı gergin yönetim kurulu toplantısının ardından, VW Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Blume, şirketin mali dengelerini korumak adına model sayısını aciren yarı yarıya indirmekten başka çaresi kalmadığını duyurdu. Ancak bu kesintiye rağmen, ilerleyen süreçte daha fazla iş gücü kaybının kaçınılmaz olduğu vurgulanıyor.

Halihazırda bünyesinde 130’dan fazla model barındıran şirkette, sayı yarıya indirilse bile kalan 60-70 modelin gerektirdiği kaynak ve zamanın mevcut bütçeyle karşılanmasının zor olduğu belirtiliyor.

TESLA VE ÇİNLİ RAKİPLERİN BASKISI SATIŞLARI ERİTTİ

Son çeyrek verilerine göre küresel satışlarında yüzde 9'luk yeni bir düşüş yaşayan Volkswagen, pazardaki hakimiyetini kaybetmeye devam ediyor. The Telegraph analizi, beş yıl önce sektörün zirvesinde yer alan şirketin toplam piyasa değerinin, yeni nesil rakibi Tesla’nın 1,2 trilyon dolarlık devasa değerinin yanında sadece küçük bir parça olarak kaldığına dikkat çekiyor.

Şirketin bu noktaya gelmesindeki en büyük hatalardan biri olarak, Çin pazarına aşırı derecede bel bağlaması gösteriliyor. Çinli ortaklarının teknolojiyi kopyalayarak ölümcül rakiplere dönüşeceğini öngöremeyen VW, son çeyrekte bu ülkedeki teslimatlarında yüzde 30’u aşan bir kayıp yaşadı.

Dahası, BYD gibi Çinli üreticiler artık VW'nin kalesi olan Avrupa iç pazarında da pay kapmaya başladı.

TARİFLER VE ENERJİ POLİTİKALARI SEKTÖRÜ VURDU

Volkswagen’in krize girmesindeki tek etken Asya pazarı değil. ABD'de Donald Trump yönetiminin uyguladığı gümrük vergileri nedeniyle Amerika satışları sert bir şekilde düşen şirket, Avrupa Birliği'ni ABD araçlarına yönelik vergileri zamanında kaldırmaya ikna edememenin faturasını misillemeyle ödedi.

Öte yandan, Alman hükümetinin nükleer santralleri kapatması ve Rus gazına bağımlı kalması sanayide enerji maliyetlerini tırmandırdı.

Friedrich Merz liderliğindeki koalisyon hükümetinin enerji maliyetlerini düşürecek adımları atmaması, sendikaların güçlü olduğu Alman fabrikalarında maliyet yönetimini imkansız hale getiriyor.

AVRUPA BİRLİĞİ'NDEN SEKTÖRE "KENDİ KALESİNE GOL"

Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm kapsamında dayattığı elektrikli araç hedefleri ve benzinli araçları aşamalı olarak kaldırma planı, geleneksel üreticiler için bir darbeye dönüştü.

The Telegraph’a göre AB'nin bu katı düzenlemeleri, geçmişten gelen devasa köklü maliyet yükleri (legacy costs) olmayan tamamen yeni üreticilerin Avrupa pazarına rahatça girmesine yol açtı ve bu durum sanayi tarihinin en büyük "kendi kalesine gol atma" vakalarından biri oldu.

Şirketin mevcut durumu, gazetenin analizinde kırk yıl önce aşırı güçlü sendikalar ve yüksek maliyet tabanı nedeniyle çöken İngiliz British Leyland holdingine benzetiliyor.

TEK ÇIKIŞ YOLU: DEV HOLDİNGİN PARÇALANMASI

The Telegraph’ın yaptığı analize göre, Volkswagen holdinginin tamamen ortadan kalkmasını önleyecek tek radikal çözüm şirketin dört bağımsız birime bölünmesi.

Masadaki plana göre; Çek ve İspanyol kökenli Skoda ile Seat bütçe dostu pazara hitap edecek, ana marka Volkswagen kitlesel orta segmentte yarışacak, Audi premium ligde yer alacak ve bünyesinde Porsche, Lamborghini ile Bentley'i barındıran lüks birimi ise yüksek performans pazarına odaklanacak.

Bu birimlerin kendi kaderlerine bırakılması durumunda hepsinin hayatta kalamayacağı, özellikle Skoda'nın Çinli BYD'nin Avrupa'daki yeni fabrika yatırımlarına karşı ciddi gümrük korumalarına ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.

Audi'nin ABD pazarındaki vergileri aşması, lüks birimin ise Asya ve Körfez ülkelerindeki yerini koruması gerekiyor. Yarım yamalak önlemler için vaktin tükendiği Volkswagen, eğer bu radikal dönüşümü gerçekleştiremezse yakın gelecekte kurtarılması imkansız bir noktaya sürüklenecek.